|
8. BALIKÇILIK
Avrupa
Birligi’nin kurulus yıllarında balıkçılık sektörü, tarım sektörü ile
birlikte ele alınmıs ve böylece gıda arzının güvence altına alınması
amaçlanmıstır. Ancak zaman içinde balıkçılıgın tek basına ele alınması
gerektigi anlayısı yerlesmis ve Birlik, Avrupa’da, bu konuda gerekli
isbirligini ve ortaklık anlayısını saglamıstır. !ssizlik ve fırsat
yetersizliginden rahatsızlık duyulan bölgelerde ekonomik kalkınmanın
tesvik edilmesi gibi kaygılar da Ortak Balıkçılık Politikası’nın
gelistirilmesinde etkili olmustur. Balıkçılık alanındaki ilk ortak
uygulamalar, balıkçılık alanlarına girisin, pazar ve altyapıyla ilgili
konuların düzenlenmesi amacıyla 1970’li yılların baslarında hayata
geçirilmis ve üye ülke balıkçılarının avlanma alanlarına esit haklarda
girebilmeleri saglanmıstır. Üye ülkelerin, balıkçılık yönetiminin kendi
tasarruflarındaki sularda en iyi sekilde yerlesmesi ve uluslararası
anlasmalara göre haklarının korunması için ortak bir politika etrafında
toplanmaları kararlastırılmıs ve 1983 yılında AB’nin Ortak Balıkçılık
Politikası (OBP) olusturulmustur. AB’nin Balıkçılık Politikası sayesinde
balıkçılık, biyolojik, ekonomik ve sosyal yönleriyle bilimsel olarak ele
alınmakta, böylelikle bir yandan çevre korumasına, diger yandan da
Avrupa’nın ekonomik ve sosyal gelisimine katkıda bulunulmaktadır.
Balıkçılıga iliskin AB mevzuatı temelde, balıkçılık sanayinin gelecegini
garanti altına alacak ve balık stoklarını koruyacak sekilde düzenlenmistir.
Yasal önlemlerin ihmal edilmesi ile asırı avlanma, ticari stoklara zarar
verebilmekte ve sonuçta tüm sektörün tahrip olmasına yol açabilmektedir.
Bu nedenle, etkili bir balıkçılık yönetimi için mevzuatın uygulanması
hayati rol oynamaktadır. AB üyesi ülkeler, kendi nüfuzları altındaki
topraklar ve kara sularında Ortak Balıkçılık Politikası önlemlerinin
eksiksiz olarak uygulanmasından sorumludur.
Bu
ülkeler, aynı zamanda, kendi bayraklarını tasıyan gemilerin, bulundukları
bölgelerin yürürlükteki yasal düzenlemelerine uygun davranmasını da
garanti etmek zorundadır. Bu durum, gözetleme ve denetlemeyi de içeren ve
hareket alanı, dogrudan muhafaza önlemlerinden yapısal politikalara,
pazarlamadan nakliye ve satısa kadar genisletilmis bir hizmet agının
olusturulmasını gerektirmektedir. Bu kapsamda Birlik düzeyinde bir
denetleme mekanizması bulunmaktadır. Bu mekanizma, Ortak Balıkçılık
Politikası’na iliskin kuralların tüm üye ülkelerde esit, adil ve etkili
bir seklide uygulanmasını saglamaktadır. Bu mekanizma aynı zamanda,
uluslararası sularda ve üçüncü ülke sularında avlanan ve AB üyesi
ülkelerin bayragını tasıyan gemiler adına ilgili AB ülkelerinin bu
düzenlemeleri tam olarak uygulayıp uygulamadıklarını kontrol etmektedir.
Topluluk mevzuatına uyumda yerine getirilmesi gereken yatay unsurlar
dikkate alınacak olursa, altı çizilecek önemli bir unsur, balıkçılık
baslıgı altındaki AB tüzüklerinin ulusal hukuka aktarılmasına gerek
olmaksızın üye ülkeleri dogrudan baglayıcı etkiye sahip olmasıdır. Bu
nedenle Birlige üye olmak isteyen ülkelerden öncelikli olarak talep
edilen, mevzuatın ve Topluluk politikasının uygulanabilmesini saglayacak
idari yapılanmayla islevsel mekanizmanın olusturulmasıdır. AB’ye aday
ülkelerin Ortak Balıkçılık Politikası’nı yönetebilmek için merkezi bir
idari mekanizmaya ihtiyacı vardır. AB balıkçılık mevzuatı söz konusu idari
mekanizma için herhangi bir organizasyon modeli öngörmemektedir. Ancak
özellikle pazar politikası, kaynak muhafazası, filo kaydı, denetim ve
kontrol gibi alanlarda yapılması gerekenler, izlenmesi gereken yöntem ve
kullanılması gereken araçlar bakımından müktesebat detaylı düzenlemeler
getirmistir. |