|
4. SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI
Sermayenin serbest dolasımı, malların, kisilerin ve hizmetlerin serbest
dolasımı ile birlikte Avrupa Toplulugu’nun üzerine insa edildigi temel
prensiplerden birini olusturmaktadır. Avrupa Toplulugu’nu kuran
Antlasma’nın 56. maddesi, üye devletler arasında ve üye devletler ile
üçüncü ülkeler arasında sermaye hareketleri ve ödemelere yönelik
kısıtlamaların hepsini yasaklamaktadır. Ancak, bu yasaklamaya hem “Sermaye
ve Ödemeler” baslıgı altındaki ilgili maddelerde hem de AT Antlasması’nın
diger bölümlerinde bazı istisnalar getirilmistir. Bu çerçevede ulusal
hukukta veya Topluluk Hukuku’nda 31 Aralık 1993 tarihinde mevcut olan
üçüncü ülkelere yönelik bazı kısıtlamaların korunmasına (57. madde); keyfi
bir ayrımcılık veya gizli sınırlama anlamına gelmemek kaydıyla ikametgah
veya sermaye yatırım yeri farklılık gösteren yatırımcılar arasında ayrım
yapılmasına, sermaye hareketlerinin beyan usullerinin düzenlenmesine, kamu
düzeni veya kamu güvenligi nedenleriyle üye devletlerin önlemler almasına
(58. madde); üçüncü ülke menseli veya üçüncü ülkelere yönelik sermaye
hareketlerinin Ekonomik ve Parasal Birligin isleyisinde ciddi güçlükler
dogurması halinde korunma önlemleri alınmasına (59. madde), bu çerçevede
ciddi bir ödemeler dengesi krizi ile karsı karsıya olan bir üye devletin
üçüncü ülkelere yönelik kota kısıtlamalarını tekrar koymasına veya
koruyucu önlem almasına (119-120. maddeler); üçüncü ülke menseli veya
üçüncü ülkelere yönelik sermaye hareketlerinin güvenlik veya dıs politika
gerekçesiyle Topluluk veya bir üye devlet tarafından kısıtlanmasına (60.
madde) imkan tanınmaktadır.
“Sermaye ve Ödemeler” baslıgı altında belirtilen ve daha çok sermaye
hareketlerine yönelik olan istisnalar dısında, Antlasma genel hükümlerden
kaynaklanan ve üye devletlerin tümünü etkileyen daha genis istisnalar
içermektedir.
Bu
çerçevede üye devletlerin daha elverisli oldugunu düsündükleri durumlarda
kamu mülkiyetini sürdürmelerine izin verilmekte (295. madde); üye
ülkelerin, ulusal güvenlikleri tehlikeye düstügünde sermaye hareketleriyle
ilgili yükümlülüklerinden vazgeçmelerine imkan tanınmaktadır (296. madde).
Antlasma maddeleri dısında, Avrupa Toplulugu Adalet Divanı, çesitli
kararları vasıtasıyla “genel çıkar” kavramını gelistirmis; genel çıkarın
korunması gerektigi durumlarda, üye ülkelere sermeye hareketlerini
düzenleyenler de dahil olmak üzere Antlasma yükümlülüklerinden vazgeçme
yetkisinin verildigini kabul etmistir.
Üye
devletler, yukarıda deginilen bazı istisnalar dısında, kendi aralarındaki
ve üye devletler ile üçüncü ülkeler arasındaki sermayenin dolasımına
iliskin ulusal mevzuatlarındaki tüm kısıtlamaları kaldırmak; sınır ötesi
kredi sermaye transferleri ve ödeme sistemlerinin düzgün isleyisini
saglamak için gerekli teknik ve yasal düzenlemeleri yapmak ve kara para
aklama ile mücadele etmekle yükümlüdürler. Bu çerçevede, üye devletlerin,
Antlasma maddelerinin yanı sıra bu konuları düzenleyen ikincil mevzuata da
uyum saglamaları gerekmektedir.1 Ancak yeni üye ülkelerin bu alandaki
düzenlemelere uyum saglamaları amacıyla geçis düzenlemeleri
öngörülebilmektedir.
1
Ödemeler ve Menkul Kıymet Takas İslemlerinde İslemlerin Kesin Hüküm ifade
Etmesi Hakkında 98/26/EC sayılı ve 19 Mayıs 1998 tarihli Avrupa
Parlamentosu ve Konsey Direktifi; Sınır ötesi Kredi Transferine iliskin
97/5/EC sayılı ve 27 Ocak 1997 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey
Direktifi; Mali Sistemin Kara Para Aklama Amacıyla Kullanılmasının
Engellenmesine iliskin 91/308/EEC sayılı Konsey direktifinde degisiklik
yapan 4 Aralık 2001 tarihli ve 2001/97/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve
Konsey Direktifi. |