|
27. ORTAK DIŞİŞLERİ VE GÜVENLİK POLİTİKASI
İkinci
Dünya Savası’nın getirdigi agır yıkım karsısında Avrupa devletleri
alt-politika olarak kabul edilen ekonomi alanında yakınlasma yoluna
giderek Avrupa Birligi’nin temellerini atmıslardır. Güvenlik ve dıs
politika gibi üst-politika alanları ise ilk asamada Topluluk çerçevesi
dısında bırakılarak Batı Avrupa Birligi (BAB) gibi uluslararası
antlasmalarla düzenlenmeye çalısılmıstır.
Öte
yandan NATO semsiyesi altında yer alan Batı Avrupa ülkeleri güvenlik
alanında giderek daha az yatırım yapma ihtiyacı duymuslardır. Berlin
duvarının yıkılması ve çift kutuplu dünya düzeninin bozulması ile birlikte
degisen güvenlik paradigmaları ortak bir güvenlik politikası
olusturulmasını zorunlu kılmıstır. Aynı sekilde, zaman içinde AT üyeleri
ekonomik olarak bütünlestikçe iç Pazar’ın sağlıklı bir sekilde isleyisini
saglamak için içisleri ve dısisleri alanlarında da düzenli ve kurumsal
karar verme mekanizmaları olusturma zorunlulugu dogmustur. Ancak, Avrupa
devletleri Topluluk içerisinde kullanılan uluslarüstü kurumsal yapıyı
dısisleri ve güvenlik politikası alanlarına uygulamak istememislerdir.
Bu
nedenle, Avrupa Birligi’nin Ortak Dısisleri ve Güvenlik Politikası (ODGP)
diger dosyaların bir çoguna kıyasla farklılıklar arz etmektedir. Bilindigi
üzere Avrupa Birligi üç sütunlu bir yapıdır. Bu yapı içerisinde birinci
sütunu teskil eden, Avrupa Toplulugu karar verme mekanizması uluslarüstü
bir yapıya sahiptir. 1992 yılında Hollanda’nın Maastricht kentinde
imzalanan Avrupa Birligi’ni Kuran Antlasma ile Topluluk sütununun yanına
hükümetlerarası karar verme mekanizmaları ile isleyen iki sütun daha
eklenmistir. ODGP bu üç sütunlu yapının ikinci ayagını olusturmaktadır.
1999 yılında yürürlüge giren Amsterdam Antlasması ile ODGP’ye sınırlı da
olsa askeri kapasite kazandırılmasını amaçlayan Avrupa Güvenlik ve Savunma
Politikası’nda (AGSP) ciddi atılımlar baslamıstır. Aralık 2001 Laeken
Zirvesi’nde Birligin bazı kriz yönetimi görevleri resmi olarak tanınmıstır.
Ortak Dısisleri ve Güvenlik Politikası ile ilgili olarak karar alınması
esnasında Konsey oybirligi ile karar vermek durumundadır. Bu durum
pratikte her ülkenin veto hakkına sahip olması anlamına gelmektedir. |