|
1. MALLARIN SERBEST DOLASIMI
Avrupa
Toplulugu’nu Kuran Antlasma’nın (Roma Antlasması) 28 ila 30. maddeleri,
üye ülkelerin, ticarete engel koymalarını ve sürdürmelerini yasaklayan
“malların serbest dolasımı ilkesi”ne iliskindir.
AB’nin
ekonomik entegrasyon sürecinin basından beri güvence altına alınan dört
temel serbesti malların, kisilerin, hizmetlerin ve sermayenin serbest
dolasımı- içinde malların serbest dolasımı agırlıklı bir öneme sahiptir.
AB entegrasyon sürecinin temel hedefi olan 0ç Pazar olusumu malların
serbest dolasımı ile baslamıs, diger serbestiler onu takiben, ya da onu
sonuçlandırmak amacıyla uygulamaya koyulmustur.
Malların serbest dolasımının tam olarak saglanabilmesi için gümrük
vergisi, es etkili vergiler ile miktar kısıtlamalarının kaldırılmasının
yanı sıra ticarete konu olan ürünlere iliskin teknik niteliklerin Birlik
genelinde kabul edilecek kurallar ile belirlenmesi gerekmektedir. Söz
konusu kurallar, “uyumlastırılmıs” ve “uyumlastırılmamıs” alan olarak
ikiye ayrılmaktadır.
Uyumlastırılmamıs alan konusunda uygulanan ilkeye göre, herhangi bir ürün
bir Birlik ülkesinde yasal olarak satılıyorsa diger ülkelerde de herhangi
bir engelle karsılasmadan satılabilmelidir. Diger bir ifadeyle, uyum
yöntemi olarak mevzuatın karsılıklı tanınması izlenmektedir.
Uyumlastırılmıs alana iliskin olarak ise, “Klasik Yaklasım” adı verilen
bir yöntem ile, piyasaya sürülecek ürünlere iliskin çok ayrıntılı
tanımlamaların yanı sıra tüm üye ülkelerin kabul etmesi gereken tip onayı
da belirlenmistir. Ancak daha sonra, teknik mevzuatın daha temel kuralları
içermesi, teknik detayların ise standartlarda yer alması fikri
benimsenmistir. Bu amaçla “Yeni Yaklasım” olarak benimsenen bir sisteme
gidilmis, sistemin etkili bir sekilde isleyisi için ise “Küresel Yaklasım”
denilen ürünün test ve belgelendirme sistemi düzenlenmistir. Temelde,
kendi kendine belgelendirme ve uyumlastırılmıs standartlara uygunluk
ilkesine dayanan yeni yaklasım, uygunluk degerlendirmesi, akreditasyon,
standardizasyon ve piyasa gözetimi kurumlarını kapsamaktadır. Dolayısıyla,
bu yaklasımın gerektirdigi yatay idari yapılar, önemli degisiklik
gerektirmektedir. Ancak, Yeni yaklasım direktiflerinin yanı sıra, ilaçlar,
gıda ve motorlu araçlar gibi ürün gruplarına iliskin bazı klasik yaklasım
direktifleri de halen yürürlükte bulunmaktadır.
0ç
Pazar’ın dogru bir sekilde islemesi, bu alandaki AB müktesebatının katılım
ile birlikte uygulanmasına baglıdır. Bu nedenle, AB, aday ülkelerin bu
baslık altındaki mevzuatı en geç katılım tarihinde etkili bir sekilde
uygulamalarını beklemektedir. Bunun için, aday ülkelerin bu alandaki AB
mevzuatının ulusal hukuka aktarımına ek olarak, söz konusu mevzuatın
uygulanması için gerekli olan idari kapasiteyi olusturmaları da
gerekmektedir. Bir çok durumda, bu, ulusal mevzuatın ve idari yapının
kapsamlı reformu anlamına gelmektedir. AB, bu nedenle, bu baslıgın
müzakereleri asamasında, idari kapasiteye iliskin ciddi taahhütler talep
etmektedir. |