Web mySiyaset
ANASAYFA  

TBMM >HÜKÜMETLER VE PROGRAMLARI > 31. HÜKÜMET

31.HÜKÜMET
 

SÜLEYMAN DEMİREL
ISPARTA - 1924, Yahya - İTÜ İnşaat Fakültesi - İngilizce - İnşaat Yüksek Mühendisi - DSİ Genel Müdürü - II, III, IV, V, XVIII ve XIX uncu Dönem Isparta Milletvekili (16.5.1993 Tarihinde Cumhurbaşkanı Seçilmiş Olduğundan Milletvekilliği Sona ermiştir) - Adalet Partisi ve Doğru Yol Partisi Genel Başkanı - Dışarıdan Devlet Bakanı ve Başbakan Yrd., Başbakan, Cumhurbaşkanı. Evli..
 

S. HÜSAMETTİN ATABEYLİ
İSTANBUL - 1922, Abdülgani - İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi - Hukuk - Erzincan Belediye Başkanı, Serbest Avukat - 1, 2, 3, 4 üncü Dönem Erzincan Milletvekili - Devlet Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

MEHMET TURAN BİLGİN
İSTANBUL - 1920, İ. Nazmi - Lise - Fransızca - Gazetecilik - Doğu Gazetesi Sahibi ve Başyazarı - 1, 2, 3 üncü Dönem Erzurum Milletvekili - Devlet Bakanı - Evli, 4 Çocuk.
Ölümü : 4.11.1988
 

GÜRHAN TİTREK
BEYPAZARI - 1927, Ahmet - İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi - Hukuk - Serbest Avukat, Çankırı Belediye Başkanı - C. S. Çankırı Üyesi (2.6.1968 - 12.9.1980) - Devlet, Ticaret Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

REFET SEZGİN
BİTLİS - 1925, Mirza - İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi- Fransızca - Hukuk - Savcı ve Hâkim, Serbest Avukat - 1, 2, 3, 4 üncü Dönek Çanakkale Milletvekili - C. S. Çanakkale Üyesi (14.10.1979 - 12.9.1980) - Devlet, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı - Evli, 4 Çocuk.
Ölümü : 12.11.1992
 

İSMET SEZGİN
AYDIN - 1928, Abdullah - Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu - Fransızca - İktisat, Şehircilik - Aydın İnşaat Ticaret San. A.Ş. Müdürü, Aydın Belediye Başkanı - 1, 2, 3, 4, 5 ve XIX uncu Dönem Aydın Milletvekili - Genlik ve Spor, Maliye, İçişleri Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

AHMET İHSAN BİRİNCİOĞLU
AKÇAABAT - 1923, Osman - İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi - Hukuk - Serbest Avukat, PTT Yönetim Kurulu Üyesi - 2 ve 3 üncü Dönem Trabzon Milletvekili - C.S. Trabzon Üyesi (12.10.1975-12.9.1980) - Gümrük ve Tekel, Milli Savunma Bakanı - Evli, 3 Çocuk.
 

YUSUF ZİYA ÖNDER
ZARA - 1914, Mehmet Muhlis - Siyasal Bilgiler Fakültesi - Az Fransızca - İdare - Kaymakam, Burdur Valisi, Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi - C. S. Sivas Üyesi (15.10.1961 - 2.6.1968)- 3 üncü Dönem Sivas Milletvekili - Adalet Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
Ölümü : 22.4.1984
 

AHMET TOPALOĞLU
KADİRLİ - 1914, Mustafa - Siyasal Bilgiler Okulu - Fransızca - İdare - Kaymakam, İstanbul Emniyet Müdür Muavini, Hatay Valisi - X uncu Dönem Seyhan, 1, 2, 3, 4, 5 inci Dönem Adana Milletvekili - İçişleri, Gümrük ve Tekel, Milli Savunma Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
Ölümü : 12.4.1981
 

HALDUN MENTEŞEOĞLU
KÖYCEĞİZ - 1916, Osman - İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi - Orta Fransızca - İdare - Kaymakam, Vali, Mülkiye Müfettişi - C. S. Muğla Üyesi (15.10.1961 - 12.9.1980) - İmar ve İskân, İçişleri Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
Ölümü : 7.7.1988
 

İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL
İSTANBUL - 1908, Mehmet Sabri - İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi - Fransızca, İngilizce, Rusça - Hukuk, İdare - Kaymakam, Emniyet Genel Müdür Muavini, Vali - C. S. Bursa Üyesi (15.10.1961 - 12.9.1980) - Çalışma, Dışişleri Bakanı - Cumhuriyet Senatosu Başkanı - Evli, 1 Çocuk.
 

ALİ MESUT EREZ
KÜTAHYA - 1922, Salih - Siyasal Bilgiler Fakültesi - Fransızca - Maliye - Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü - 2 ve 3 üncü Dönem Kütahya Milletvekili - Tarım, Maliye, Sanayi ve Teknoloji Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

ORHAN OĞUZ
ESKİŞEHİR - 1923, Hakkı - İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu, Paris Üni. Doktora - Fransızca, İngilizce, FArsça - İktisat ve Eğitim - İktisat Prof. Dr., Eskişehir İTİA Başkanı - 3 ve 4 üncü Dönem Eskişehir Milletvekili - Milli Eğitim Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

M. HAYRETTİN NAKİPOĞLU
KAYSERİ - 1922, Ahmet - Siyasal Bilgiler Fakültesi, Hukuk Fakültesi - Almanca, Az İngilizce - İdare - Kaymakam, Vali, Emniyet Genel Müdürü - 3 ve 4 üncü Dönem Kayseri Milletvekili - İmar ve İskân Bakanı - Evli, 1 Çocuk.
 

TURGUT YAŞAR GÜLEZ
BOLU - 1925, İsmail Hakkı - Ankara Üni. Fen Fakültesi, ABD Teksas Üni. - İngilizce, Fransızca, Az İspanyolca - Petrol Yüksek Mühendisi - İTÜ ve ODTÜ Öğretim Görevlisi, TPAO Genel Müdürü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müşaviri - C. S. Boyu Üyesi (2.6.1968 - 5.6.1977) XVII inci Dönem Bolu Milletvekili - Bayındırlık Bakanı - Evli.
 

VEDAT ALİ ÖZKAN
DEVREK - 1923, İshak - İstanbul Üni. Tıp Fakültesi - İngilizce - KKB Mütehassısı - Kayseri Devlet Hastanesi Baştabibi - 1, 2 ve 3 üncü Dönem Kayseri Milletvekili - Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı - Evli, 3 Çocuk.
Ölümü : 3.12.1977
 

NAHİT MENTEŞE
MİLAS - 1932, Mehmet Salih - İstanbul Üni.Hukuk Fakültesi - Fransızca - Hukuk - Serbest Avukat - 2, 3, 4, 5 ve XIX uncu Dönem Aydın Milletvekili - Gümrük ve Tekel, Ulaştırma, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Turizm ve Tanıtma, Milli Eğitim Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

MEHMET İLHAMİ ERTEM
EDİRNE - 1918, Sabri - Siyasal Bilgiler Fak. - Fransızca - İdare - Kaymakan, Vali, Mülkiye Müfettişi - 1, 2, 3, 4 ve 5 inci Dönem Edirne Milletvekili - Milli Eğitim, Tarım Bakanı - Evli, 3 Çocuk.
Ölümü : 4.4.1978
 

TURHAN KAPANLI
KADIKÖY - 1916, Mehmet Mekki - Ankara Üni. Hukuk Fakültesi - İdare ve Hukuk - Savcı ve Hâkim, Burdur ve Adana Valisi - C. S. Sakarya Üyesi (15.10. 1961 - 5.6.1966), C. S. Ankara Üyesi (5.6.1966 - 12.9.1980) - C. S. Başkanvekili - Tarım, Köy İşleri, Orman, Sosyal Güvenlik ve Milli Savunma Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
Ölümü : 20.11.1980
 

SEYFİ ÖZTÜRK
ESKİŞEHİR - 1927, Abdullah - Ankara Üni. Hukuk Fakültesi - Fransızca - Hukuk - Serbest Avukat - K. M. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Temsilcisi (6.1.1961 - 15.10.1961) - 1, 2, 3, 4 ve 5 inci Dönem Eskişehir Milletvekili - Köyişleri, Ulaştırma, Çalışma, Devlet Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

AHMET DALLI
ÜSKÜDAR - 1907, Server - Lise ve Hususi - İngilizce - Bankacılık - T. İş Bankası Umum Müdürü - 2 nci Dönem Ankara, 3 üncü Dönem Bursa Milletvekili - Ticaret Bakanı - Bekâr.
Ölümü : 22.5.1971
 

GÜRHAN TİTREK
BEYPAZARI - 1927, Ahmet - İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi - Hukuk - Serbest Avukat, Çankırı Belediye Başkanı - C. S. Çankırı Üyesi (2.6.1968 - 12.9.1980) - Devlet, Ticaret Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

GÜRHAN TİTREK
BEYPAZARI - 1927, Ahmet - İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi - Hukuk - Serbest Avukat, Çankırı Belediye Başkanı - C. S. Çankırı Üyesi (2.6.1968 - 12.9.1980) - Devlet, Ticaret Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

MEHMET SELAHATTİN KILIÇ
OSMANİYE - 1921, Hasan Basri - İTÜ İnş. Fak., Washington İktisadî Kalkınma Ens. - İngilizce, Fransızca - İnş .Yük. Müh., Su İşleri ve Planlama - DSİ Etüd ve Plan D. Bşk. - 2 nci Dönem Samsun, 3, 4, 5, XVIII ve XIX uncu Dönem Adana Milletvekili - Köyişleri, Sanayi, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Bayındırlık Bakanı - Evli, 4 Çocuk.
 

SABİT OSMAN AVCI
ARTVİN - 1921, Rüştü - Orman Fakültesi - Orta Fransızca - Orman Yüksek Müh. - Mersin Orman Başmüdürü - 1, 2, 3, 4 üncü Dönem Artvin, 5 inci Dönem İstanbul Milletvekili - Köy İşleri, Orman, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı - Millet Meclisi Başkanı - Evli, 2 Çocuk.
 

NECMETTİN CEVHERİ
URFA - 1930, Ömer - Ankara Üni. Hukuk Fakültesi - Fransızca - Hukuk - Serbest Avukat, Çiftçi - 2, 3, 4, 5 inci Dönem Urfa, XIX uncu Dönem Şanlıurfa Milletvekili - Turizm ve Tanıtma, Adalet, Tarım ve Köyişleri, Devlet Bakanı - Evli, 2 Çocuk.
 

HÜSEYİN ÖZALP
VAKFIKEBİR - 1923, Ali - İstanbul Üni. Orman Fakültesi - Orman Yüksek Mühendisi - 1, 3, 4, XVIII ve XIX uncu Dönem Samsun Milletvekili - M. M. Başkanlık Divanı İdare Amiri - Orman, Ulaştırma Bakanı.

II. Demirel Hükümeti Programı

Sayın Başkan, Yüce Meclisin Değerli Üyeleri,

1969 seçimleri neticesinde aziz milletimiz tarafından iktidar emaneti tevdi edilen Adalet Partisinin Genel Başkanı olarak Başbakanlık görevi, Sayın Cumhurbaşkanımızca tekrar uhdeme tevcih buyurulmuş ve yeni Hükümet kurulmuştur.

Büyük Meclisin Programımıza güven oyu vermesiyle başlayacak ve yüksek itimadınızın esirgenmediği müddetçe devam edecek olan hizmet ve gayretlerimizi ne şekilde yürüteceğimizin izahına geçmeden önce; siyasi hayatımızın bugünkü safhası ve geçen devreleri ile ilgili olup açıklığa kavuşmasının faydalı gördüğümüz bazı konular üzerindeki görüş ve düşüncelerimizin arzına müsaade buyurulmasını rica edeceğim.

Sayın Milletvekilleri,

Yeni bir çalışma devresine girmiş bulunuyoruz. Geride kalan dört yılın muhasebesi, son seçimlerde bütün siyasi partiler tarafından, ayrı ayrı açılardan yapılmıştır. Bu münakaşaları tazelemekte fayda yoktur.

Gerçek şudur ki, 4 yıl öncesine nisbetle daha büyük bir Türkiye ile karşı karşıyayız.

Bu neticeye varmak kolay olmamıştır.

1965 - 1969 devresi çetin siyasi şartlar altında geçmiştir.

1024 ve 1961 Anayasalarının getirdiği devlet nizamı ile yasama ve icra fonksiyonlarının birbirlerinden çok farklı oluşu; yepyeni durumlar yaratmıştır. Demokratik camiada Türkiye’ye müstesna bir mevki sağlamaya yardımcı olan ve yeni nizamla sağlanan geniş hak ve hürriyetler, zaman zaman ölçüsüz bir şekilde kullanılmıştır. Türkiye’de gerek fikir, gerek hareket bakımından anarşik bir hava yaratılmasının heveslileri, bu ortamdan aşırı derecede faydalanabilmişlerdir. Şimdiye kadar memleketimizin alışmadığımız ve yadırgadığımız olayları ortaya çıkabilmiştir. Bu ortam, zaman zaman ideolojik maksatlarla da istismar olunabilmiştir.

Bu ağır şartlara, aynı zamanda zararlı cereyanları ve olayları önlemekle görevli mercilerimizin ve yeni müesseselerimizin, memleketin değişmiş siyasi iklimine intibakındaki müşkülata rağmen olağanüstü usullere başvurulmadan, Parlamento ve Hükümet krizlerine fırsat bırakılmadan, Türk demokrasisinin işleyişinde herhangi bir duraklamaya ve sarsıntıya maruz kalınmadan bu devreye gelmiş; aynı zamanda içerde istikrar, dışarda itibar sağlamış bulunuyoruz.

Geçen devrenin olumsuz şartları yanında cesaret verici gelişmeler de vardır. Eşit haklardan herkesin en geniş şekilde yararlanabilmesi iç barışın sağlam temeller üzerine kurulabilmesi, yakın geçmişin tortularının ortadan kaldırılabilmesi, bu dönemin belli başlı vasıfları olmuştur.

Türk demokrasisi bu devrede çok değerli denemeler geçirmiştir.

Şurası muhakkaktır ki, Türkiye ile beraber meseleleri de büyümektedir. Gittikçe daha büyüyecektir. Önemli olan cihet; milletin sinesinde şuurlaşan yepyeni ihtiyaçların iktidarı ile muhalefeti ile hepimize büyük görev ve ödevler ağır sorumluluklar yüklediğidir.

Bu güçlükleri yenebilmek için asgari bazı müşterekler etrafında toplanmaya mecbur olduğumuza inanıyoruz. Nasıl bir Türkiye istediğimiz hakkında bütün zihinlerde bir mutabakata varmak ihtiyacındayız.

Sayın Milletvekilleri,

Anayasamız; gerek ayrı ayrı, toplumla birlikte, her yurdaşımız özgür, varlıklı ve mutlu kılacak hakları ve hürriyetleri, baş hedef olarak ele almış ve bunlarla ilgili hükümleri kesinlikle belirtmiştir.

Bu amaçların gerçekleştirilmesi için Anayasanın kurduğu idare şekli; milli demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Bu vasıflardan birini diğerinden üstün görmeden ve hiç birini zedelemeden devlet nizamının ahenkli ve dengeli olarak işletilmesi, icranın baş görevidir. Kamu yararı, genel ahlak kamu düzeni, sosyal adalet ve milli güvenlik gibi devlet ve milletin beka ve selameti ile ilgili sebeplerle ve kanun yoluyla bile olsa, hak ve hürriyetlerin özüne dokunulmıyacağının ve iktisadi sosyal ve kültürel kalkınmanın ancak demokratik yollarla gerçekleştirilebileceğinin Anayasamızda açıkça belirtilmiş olması; bu kesin inancımızın sağlam dayanağıdır.

Hükümetimiz bu anlayış içinde; Anayasamızın getirdiği geniş hak ve hürriyetlerin şaşmaz savunucusu ve sabırlı uygulayıcısı olmakta devam edecektir. Bu taahhüdümüzün imtihandan geçmiş teminatı; hak ve hürriyetleri tam olarak korumak için geçen dört yıl zarfında gösterdiğimiz titiz itinanın millet vicdanında yarattığı rahatlık ve huzurda yatmaktadır.

Ancak şu cihet de unutulmamalıdır ki hak ve hürriyetler; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin de belirttikleri gibi, devlet ve hukuk düzenini yok etmek ya da hak ve hürriyetleri tahrip eylemek için kullanılamazlar.

Hürriyet refah ve saadet içinde yaşayan bir Türkiye yapmak hedefi; gerçek demokrasilerin reddettiği denenmiş baskı metodlarına, vatandaşın milli hislerini veya dini inançlarını zedeleyen davranışlara, milleti her ne sebeple olursa olsun birbirinden ayırt edici, bölücü tutumlara ve halkın bütününü gözönüne almayan niyet ve tasarruflara başvurmak yoluyla gerçekleştirilemez. Biz Anayasamızın kendi yarattığı temel nizam dışında hiç bir doktrine bağlı ve razı olmadığının kesin inancı içindeyiz.

Bu görüşlerimiz; seçimlerde bütün açıklığı ile kamu oyumuzun bilgisine sunulmuş milletin karar ve tasvibi alınmıştır.

Artık rejim ve seçim tartışmalarını kendi alanına terkedip geriye atarak istikrar ve hürriyet içinde refah yoluna yönelmek için millet ve memleket hizmetinde yerlerimizi almanın zamanı gelmiştir.

Sayın Milletvekilleri,

Biz 1969 seçimleri neticelerinin siyasi hayatımızda olumlu gelişmeler kaydedildiğine bir işaret sayılacağı kanısındayız. Demokratik rejimimiz, genel taktire mazhar olacak şekilde güç kazanmıştır.

Türk milleti bu seçimlerde siyasi partilerin memleket idaresinde yöneldiği istikametler karşısında hakemlik yapmıştır. Bu seçimlerin siyasi hayatımıza getirdiği istikrarlı ortamı iyi kullanmak, ana meselelerde değişik partiler arasındaki ayrılıkların hallini seçim meydanlarına bırakmak, aynı açıdan baktığımız konuları hızla milletin hizmetine koymak memleket meseleleriyle ilgili diğer görüş farklarımızı da hepimize açık olan bu hür ve serbest kürsüde iyi niyetle çözmeye çalışmak; şu Yüce Meclis'in çatısı altında birlikte sorumluluk yüklenmiş olan bütün siyasi partiler için milli bir görev halini almıştır. Hangi kanattan gelirse gelsin, Türkiye'nin çeşitli problemlerini çözebilecek, milleti refaha kavuşturacak ve temel nizamı aksatmıyacak her türlü çare ve tedbiri; milli idarenin yegane tecelligahı olan bu kürsüde görüşülüp tartışarak gerçekleştirme ve bu suretle millet teveccühüne layık olma yolları hepimiz için açık olarak önümüzde bulunmaktadır.

Bu çilekeş memleketi, artık gecikmiş bir hakkı haline gelen huzur ve refaha en kısa zamanda kavuşturmak için gerçekleştirilmesi gereken büyük ve güçlü hizmetler bizi beklemektedir. Bu hizmetler, Yüce Meclisimizde halen liyakatla temsil edilmekte olan Sayın Muhalefet Partilerinin devrinde tamamlanabilirse bunun şerefi bu çalışmaları sevk ve idareye büyük Türk Milletince memur edilen iktidarımızınkinden elbette ki daha az olmayacaktır.Millet ve memleket için mutlu ve büyük eserlerle dolu geçmesini temenni ettiğimiz aynı zamanda çok çetin şartların bizi beklemekte olduğuna kaani bulunduğumuz 1969 -1973 çalışma devresine, Hükümetimizin bu anlayış içinde girmekte olduğunu Yüce Heyetimize arz ve temin eylemekten müstesna bir zevk duymaktayım.

Sayın Milletvekilleri,

Hükümetimiz iktidarla muhalefetin aynı bünyenin unsurları olduğuna inanmış bir zihniyete sahiptir. Muhalefeti yok farzedemiyeceğimize onun haklarını kendimizinki kadar savunmakla mükellef olduğumuza nasıl inanıyorsak muhalefetin de son sözün kendisinde olmadığının takdiri içinde bulunduğuna o nisbette kaani olmak ihtiyacındayız. Geçen dört yıl zarfında gerek muhalefetle gerek demokratik rejimin diğer müesseseleriyle iktidar arasındaki diyaloğun daima açık ve serbest kalması hususunda gösterdiğimiz dikkat; bu zihniyeti samimi olarak tatbikata inikas ettirdiğimizin kesin bir delilidir. Geçen devre içinde basının sosyal kuruluşların, sendikaların, hülasa her türlü müesseselerin; fikir ve tenkitlerini mazide hiç bir zaman görülmemiş bir hürriyet ve serbesti içinde izhar edebilmeleri daima mümkün olmuştur. Zaman zaman görülen ve icranın meşru hak ve tasarruflarını veya kamu düzenini zedeleyen sınır taşmaları veya itraf hakaretleri; bir yandan mevzuatımızdaki boşluklardan öte yandan aşırı şiddet yollarına başvurmaktan kaçınılmasından ileri gelmiştir. Aynı zamanda demokrasilerde, geleneklerin de kanunlar kadar önemli olduğu ve hatalı davranışların ıslahı hususunda zamanın müessir bir unsur bulunduğu kanaatine de, tatbikatta sabırla yer verdik. Devletin gücünü her vesile ile göstermek hevesine kapılıp daha derin hoşnutsuzluklar yaratmak yerine nerede lazımsa bu gücü orada kullanmak yolunu seçtik. Filhakika gerek hak tecavüzleri önlemekle görevli mercilerin gerek haklarını kullanırken bilerek veya bilmiyerek hatalı hareket edenlerin; zamanla tecrübe kazandıkları ve taşkınlıkların azaldığı görülmektedir. Ancak hak ve hürriyetlere yönelecek tecavüzlere karşı hükümeti gerektiği şekilde müessir kılacak bazı kanuni tedbirlerin alınmasına da ihtiyaç duyulduğunu bu vesile ile belirtmekte fayda görmekteyiz.

Sayın Milletvekilleri,

Hükümetimiz din ve vicdan hürriyetini bütün vatandaşlarımızın doğuştan var olan kutsal ve medeni hakları olarak görür. Bu haklar, Anayasamızın teminatı altındadır.

Hürriyetlerin en geniş şekilde korkusuz endişesiz, kanun dairesinde serbestçe kullanılmasının sağlandığı bugünkü ortamda, vatandaşlarımızın din ve vicdan hürriyetinden de bütünü ile ve tam bir açıklık ile istifade etmeleri mümkün kılınmıştır.

Anayasamızın teminatı altında bulunan din ve vicdan hürriyeti, hiç bir şekilde tehlike sebebi olarak gösterilemiyeceği gibi, laiklik prensibi, vatandaşın dini ihtiyaçlarının karşılanmasında bir baskı vasıtası değil bir teminat olarak görülmelidir.

Her sahada kalkınma halinde bulunan memleketimizde, maddi alkınmanın yanı sıra manevi inanç ihtiyacını karşılayacak modern hayatın icaplarına uygun iyi eğitim görmüş din adamlarının yetiştirilmesine devam olunacaktır.

Din görevlilerinin ifa ettikleri vazifenin değer ve önemi nazara alınarak hayat şartlarının düzeltilmesi için gereken tedbirlerin alınmasına devam olunacaktır. Bu arada vekil imam - hatiplerin bugünkü durumları islâh edilerek adil bir ücret almaları sağlanacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

1969 Türkiyesini, yakın mazideki Türkiye ile dahi kıyas etmeye imkân kalmamıştır. Büyük Milletimiz kısır iç çekişmeler faydasız tartışmalar yerine verimli bir hizmetler devri açılmasının özlemi içine girmiştir.

Memleketimizin bir kısmı asırlık ihmallerden bir kısmı sosyal yapımızdan gelen köklü dertlerini, seçim devrelerine sığacak imkânlar çerçevesinde geride bırakmanın gerek Hükümetimizin gerek bizden sonra gelecek iktidarların en önemli görevi ve baş sorumluluğu haline gelmiş olduğunun tam idraki içindeyiz. Hükümetimiz önümüzdeki çalışma devresine bu inançlarla girmektedir.

Günlük hayatında tümüyle Türk milletini çevreleyen meselelere acil bir çözüm yolu getirmek ve günden güne büyüyen gelişen genişleyen Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamak temel hedefimiz olmakta devam edecektir.

Sayın Milletvekilleri,

Biz seçim sisteminin islah edilmesi lüzumuna inanıyoruz.

Büyük bir kısmı bakımından iktidar değişikliği ile ilgili olmayan seçimlerin çok sık yapılması seçmen vatandaşa seçimlere karşı bıkkınlık eğilimi doğurmaktadır.Bu eğilimin giderilmesinde demokrasimizin istikbali bakımından toplumun hayati menfaatleri vardır. Bu amaçla seçimlerin birbiri ardına çok sık yapılmasını önleyecek tedbirlere ihtiyaç olduğu düşüncesindeyiz.

Seçimlerin, yargı organlarının ve hâkimlerden kurulu Yüksek Seçim Kurulunun genel yönetim ve denetimi altında yapılmasını zaruri görmekle beraber seçim mevzuatındaki hükümlerin seçmen oyu ile seçilmemiş kimselerin seçmenin şuurlu iradesi dışında seçilmiş farzolunmasına değil fakat seçmen iradesinin fesatsız tezahür edebilmesini sağlamaya matuf olması lâzımgeldiğine inanmaktayız.

Bu maksatları temin edecek mevzuat değişiklerinin Anayasa tadillerini gerektiği hallerde iktidarla muhalefet arasında bir iş birliğinin demokrasimizin gelişmesine ve memleket menfaatlerine yararlı olacağı kanaatindeyiz.

Esasen Seçim Beyannamesinde Anayasa değişikliği ile ilgili olarak ifade ettiğimiz ıslahatı gerçekleştirebilmemiz ancak diğer partilerin iltihakı ile gerekli çoğunluğu sağladığımız takdirde mümkün olacaktır.

Devletin müessir hale getirme yolundaki tedbirlerin önemli bir cephesini, Hükümetin müessir işlemesini sağlayacak tedbirlerde görmekteyiz. Şüphe yoktur ki Parlamentonun üstünlüğü prensibi tabii olmakla beraber modern devletin faaliyetlerinde Hükümet ve idare olarak yürütme organı gerek kanunların uygulanması ve gerek kamu hizmetlerinin görülmesi bakımından en mühim unsuru teşkil eder.

Devletle vatandaş arasındaki temas ve münasebetlerin büyük kısmı, Hükümet ve idarenin çalışma ve hizmet sahaları içinde cereyan eder. Vatandaşın Devletten beklediği hizmetlerde şikayet konuları Hükümetin karar ve muamelelerinde gerekli sür'at ve istenilen isabet ve müessiriyetin sağlanması ile ortadan kalkacaktır. Yüzbinlerce kamu görevlisinin çeşitli teşkilât içinde merkezi ve mahalli idarelerde kamu ve müesseselerinde yürüttükleri hizmet yurdun her yerinde ve günün her saatinde vatandaşlar tarafından devamlı olarak değerlendirilmekte ve en küçük bir aksaklık bile bütün Devlet ve Hükümet mekanizmasını sorumlu tutan tepkilere sebep olmaktadır.Bu bakımdan birbirine bağlı çok çeşitli teşkilatın vatandaşa en mükemmel şekilde hizmet davası etrafında ahenkli ve müessir bir çalışma

nizamına girmesini zaruri görüyoruz.

Yürütme organının müessir hale getirilmesi bir taraftan onun bünye ve işleyişinin islahı meselesidir. Diğer taraftan yargı organı ile yürütme organı arasındaki münasebetlerin yürütme tasarruflarını tesirsiz duruma düşürmeyecek bir ölçü içinde düzenlenmesi meselesidir.

İcranın müessiriyetini artırmak maksadiyle yapılacak islahatın hedefi merkezi hükümet teşkilatının ve mahalli idarelerin kanunları uygulama ve kamu hizmetlerini yürütmede zamandan insan gücünden ve paradan tasarruf sağlayacak ve daha iyi hizmet edecek surette yeniden teşkilâtlanması ve çalışma usullerinin bu maksatlara göre rasyonelleştirilmesidir.

Bu mülahalazarın ışığı altında, idaredeki islahatın yönelmesi gereken hedeflerini şöylece özetlemek mümkündür.

1. Kanunların uygulanmasında vatandaş işlerinin görülmesinde yetki ve görevlerin Bakanlar Kurulunda toplanması yerine karar yetkileri iş bölümü esasına göre ilgili Bakanlıklara bırakılacaktır.

2. Hizmetlerin vatandaşın ayağına götürülmesi bakımından işlerin merkezde toplanması yerine illerde hatta ilçelerde Devlet teşkilatının vatandaş ihtiyacı ile temas sathı üzerinde neticelendirilmesine çalışılacaktır.

3. Bakanların yetkileri altında bulunan teşkilatın idaresinde başlıca amir durumundaki yüksek dereceli memurları seçmek hususunda takdir yetkileri Anayasanın icabına uygun olarak kabul edilecek. Bakanın müsteşar ve genel müdür gibi doğrudan doğruya kendi sorumluluğu ile alakalı görevlerde çalışanları değiştirebilmek yetkisini bu derecelerdeki memurların müktesep maaş haklarını mahfuz tutma esası ile bağdaştıran bir tatbikata gidilecektir. Danıştay kararlarıyla bugün memurun muayyen memuriyette kalma teminatı haline getirilen subjektif hakları sadece müktesep hakların korunmasına inhizar edecektir.

4. Lüzumsuz yazışmalara mahal vermeyecek usuller tatbik edilecek kanunlarda açıkça tasrih edilmiş tahditler olmadıkça vatandaş haklarını keyfi şekilde daraltıcı bir takdir yetkisi hiçbir idare kademe için kabul edilmeyecektir.

5. Kanuna aykırılığı yetkili mercilerin kararıyle sabit olmuş konularda hataların düzeltilmesinden kaçınılmayacak vatandaşları mutlaka mahkemeye başvurmadıkça hakkını alamıyacak yollara sürüklemeyi marifet sayan zihniyete son verilecektir.

6. Memurların mesleki bilgi ve ahlaki vasıflarını takviye ve teşvik edecek Devlet idaresinin bilgi ve fazilet disiplini içinde kamu hizmetlerini daha tesirli seviyeye çıkaracak yetiştirme mükafat ve müeyyideler sistemleri konulacaktır.

7. Yurt içinde ve yurt dışında temsil birliği sağlanacak valilerin kaymakamların ve büyük elçilerin hizmetlerin görülmesinde genel koordinasyonu sağlayacak ve Devletin gözü kulağı olacak şekilde yeterli yetkilerle teçhisi cihetine gidilecektir.

8. Kalkınma Planının hazırlanmasında ve uygulanmasında mahalli idarelere düşecek görevleri karşılayacak şekilde mahalli idareler yetki, sorumluluk ve kaynaklarla teçhiz edilecektir.

9. Plan uygulamasında edinilen tecrübeler göz önünde tutularak, planlı kalkınmanın Devlet bünyesine uygunluğunu sağlayacak tedbirler alınacaktır. Böylece idari bünye ve mevzuat planlı kalkınmanın icaplarına cevap verir hale getirilecektir.

10. Başbakanlığa bağlı üniteler yeniden düzenlenecektir.

11. Bakanlık kuruluşları yeniden düzenlenecektir. Bu düzenlemede Türkiye'nin gelecek yıllardaki ihtiyaçları göz önünde tutulacak hizmet tekerrürleri yetki tedahülleri ve bunların doğurduğu israf önlenecektir.

12. Bakanlar kurulunun yetki ve görevleri yeniden düzenlenecektir.

13. Finansman kuruluşlarının görev yetki ve sorumlulukları yeniden düzenlenecektir.

14. Kamu iktisadi teşebbüslerinin daha rasyonel çalışır hale getirilmesi için girişilen yeniden düzenleme çalışmalarına devam olunacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

İktisadiœ durumlarının ve hayat şartlarının islahı gereken gruplar arasında sayıları büyük bir yekün tutan kamu personeli ile ilgili meseleler elbetteki acil bir ehemmiyet arzetmektedir.

İktisadi devlet teşekkülleri mahalli idareler ve belediyeler personeli de dahil olmak üzere devlet hizmetinde çalışan bütün personelin hayat şartlarını islah için memleketimizin kaynaklarının elverdiği nisbette gerekli tedbirler alınacaktır.

Bu arada asgari geçim seviyesinin altında ücret alan memur ve hizmetliler maaş ve ücretleri ilk merhalede asgari geçim seviyesine çıkarılacaktır.

Asgari geçim seviyesinin üstünde maaş alan memur ve hizmetlilerin de gördükleri hizmete göre hayat şartlarını islah edici tedbirlere baş vurulacaktır.

Bilumum kamu personelinin huzur içerisinde çalışabilmeleri için, bir taraftan asgari hayat şartlarına intibakları yapılırken, diğer taraftan da adil bir ücret dengesi sağlanacaktır. Ayrıca bütün memur ve hizmetlilerin sosyal güvenlik şartlarının artırılması için gerekli tedbirler alınacaktır.

Devlet Personel Kanununun mali hükümleri, yukarıda belirtilen esaslar

dahilinde ıslah edilecektir.

Kamu hizmetlerinden emekli olanların ve bunların dul ve yetimlerinin hayat şartlarını düzeltici mahiyetteki tedbirlere devam edilecektir. Bu arada devlet memurlarının aile efradının ve emekli dul ve yetim aylığı alanların tedavilerinin devletçe sağlanması konusu ele alınacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

Planlı kalkınma ve refah devletini kurma kalkınma politikamızın temelini teşkil eden başlıca yol olmaya devam edecektir. Planlamayı yüksek bir hayat seviyesine ulaşmada ihtiyaçları ve imkânları artan medeni ve ileri bir toplumu yürütmede rasyonel bir politika izlemenin başlıca aracı olarak kabul ediyoruz. Böyle bir toplumun kalkınma hamlesini daha da yoğunlaştırmak için iktisadi bilgileri toplamayı geliştirmek istatistiklerimizi ve kalkınma politikamıza rehberlik eden ilmi malzemeyi arttırmak ve zenginleştirmek için sarfedilen çabalara hız vereceğiz.

Planı iktisat politikasına devlet müdahalesini ve kontrolunu artıran bir vasıta değil fakat kalkınma potansiyelimizi ilmi metodlarla tam olarak değerlendirmede zaruri bir yol telakki eden siyasi ve iktisadi felsefemize uygun şekilde yürütmeye devam edeceğiz. İktisadi planlamayı hür ve demokratik ülkelerin ileri verimli ve piyasa ekonomisine uygun bir politika vasıtası kabul ederek özel teşebbüs için yol gösterici destekleyici ve teşvik edici bir yönde geliştireceğiz.

İktisadi kalkınmamızın başlıca potansiyelini gücü hızla ve devamlı şekilde artan vatandaş kütlesinde yani özel sektörde görmekte ve buna önemli katkıda bulunan kamu sektörü ile dış alemden gelecek kaynakları ihmal edilmesi mümkün olmayan unsurlar olarak mütalaa etmekteyiz. Bu sebeple önümüzdeki dönemde de karma ekonominin bu bünyesinden yararlanarak üç kanaldan gelen kaynakları en yüksek kalkınma hızı temin edecek şekilde ahenk ve verim içinde kullanmaya devam edeceğiz.

Bu arada, iç imkânlarımıza ek bir kaynak olarak yabancı sermayeyi yurt kalkınmasına yararlı olduğu ölçüde teşvike devam edeceğiz. Böylece kalkınmamız için bütün iç ve dış imkânları azami şekilde harekete geçirerek yabancı sermaye ile birlikte yeni teknolojilerden sevk ve idare metot ve tecrübelerinden yurdumuzun faydalanmasını sağlayacağız.

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler iktisadi kalkınma ve sosyal gelişmelerin sağlanmasında en müesir bir vasıtadır.

Çağımızda teknolojik yenilik ve gelişmelerin meydana getirdiği verimlilik istihsalin ana unsurlarından biri olmuştur. Teknolojik gelişmelerin temelinde bilimsel çalışma ve araştırma vardır.

Memleketimizde yüksek öğrenim kurumları kamu kuruluşları ile bir takım iktisadi devlet teşekkülleri bünyesinde araştırmalar yapılmaktadır. Fakat bu müesseselerde genellikle araştırmanın önemi yeterince anlaşılmamış çalışmalar arasında gerekli işbirliği sağlanamamış araştırmaların organize edilmesi birarada yönetilmesi ve özendirilmesi için gerekli ortam henüz yaratılamamıştır.

Bu ortamın yaratılması ve gerekli işbirliği ve organizasyonun kurulması suretiyle çalışmalardan daha verimli sonuçlar alınması sağlanacaktır.

Bugün gelişmiş memleketler ile gelişmekte olan memleketler arasındaki en büyük mesafe teknolojidir. Teknoloji açığı kapatılmadıkça gelişmiş memleket haline gelmek mümkün değildir.

Bir taraftan kendi ilim ve araştırma müesseselerimizin memleket şartlarına uygun usulleri ve metodları geliştirmeleri teşvik edilecek diğer taraftan ileri memleketlerden teknoloji ve sevki idarenin en son buluşlarının alınmasına devam olunacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

Siyasi istikrar yanında vatandaşın her türlü emniyetini gezi ve çalışma hürriyetini teminat altında bulundurmanın lüzum ve ehemmiyeti izahtan varestedir. Adaletin süratli ve adil ölçülerle tevziine duyulan ihtiyaçla birlikte vatandaşın can ve mal güvenliğinin de sağlanması için gereklitedbirlerin alınması lüzumunun devlet müessesesine ruh ve hayat veren unsurların başında geldiğine inanıyoruz. Asayişin korunması Hükümetimizin bütün dikkatini üzerinde teksifettiği bir konu olmakta devam edecektir.

Bir çok memleketlerde görülen toplum hadiselerinin yurdumuzda da tesirini gösterdiği zaman zaman gösteri yürüyüş ve grev haklarının kanun sınırlarını aşarak kullanıldığı bir takım işgal hareketlerine tevessül olunduğu bir vakıadır. Esefle söyleyelim ki bu hadiselere karışan maksatlı tahriklere de rastlanmıştır. Ancak hakların kötü kullanılmasına ve bu yüzden başkalarının zarar görmesine göz yumulması hiç bir zaman mümkün olamaz. Hükümetimiz tecavüzler kimden ve nereden gelirse gelsin bunları kanun yoluyla karşılamaya kararlıdır. Bu maksadı teminen yetkili zabıta kuvvetleri vasıtasıyla kanunlar daima hâkim kılınacak vatandaşlarımızın güven içinde ve korkusuz yaşama haklarının zedelenmesine fırsat ve imkân bırakılmayacak, emniyet kuvvetlerinin sayısı ihtiyaca cevap verecek şekilde artırılacak, cihazları ikmal olunacak, gerektiği şekilde eğitimleri sağlanacak ve bu konu ile ilgili kanuni, idari bütün tedbirler tamamlanacaktır.

Suçluların takibi ve cezalandırılması yanında, suçların önlenmesi görevini de müessir şekilde yerine getirecek bir seviyede, emniyet ve jandarma teşkilatını takviye ve teçhiz etmek kararındayız.

Üzücü ve zararlı bir hal alan trafik kazalarını önleyebilmek için, bir taraftan seyrüsefer şartlarına artık cevap veremez hale gelen ulaştırma sistemlerinin kapasitesinin arttırılmasına devam olunacak, diğer taraftan bu teşkilatı bilgi teknik ve gerekli araçlarla teçhiz ederek kazaların önüne geçilmesi çareleri aranacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

Demokratik rejimin beşiği olan en ileri batı ülkelerinde bile, memleketin geleceğini devralmak için nöbet bekleyen gençliğin, yetiştirilmesi hususunda devlet nizamının korunmasından ve bekasından sorumlu olan Hükümetin, vazife dışı bırakılmayacağı fikri her zaman olduğu gibi bugün de değerini

muhafaza etmektedir. Siyasi İktidarların vazifesi üniversite bütçelerine tahsisat sağlamaktan ibaret değildir. Rejimi ne olursa olsun hiç bir memleket istikbalin ümidini teşkil eden çocuklarının, kendi devletinin dayandığı ilkelere karşı ve tek taraflı bir telkin altında yetiştirilmesine müsaade etmemektedir.

Hükümet olarak biz; Anayasamızın üniversiteleri muhtar kılma esasının, onları devletin ve aynı temel ilkeleri dışına da çıkaracak bir kapsam taşıdığı manasına alınamayacağına inanıyoruz. Üniversitelerimizi günümüzün ihtiyaçlarına uygun bir duruma getirebilmek için eğitim usullerinde gerekli ıslahatın yapılması öğretim kadrosunda yeni bir zihniyetin yer alması lazımdır.

Üniversite muhtariyeti münhasıran müesseseye verilmiş bir haktır. Bu anlayışlardır ki, Hükümetimiz üniversitelerin muhtariyeti prensibini zedelemeden bir "Üniversiteler arası Yüksek Kurul" teşkilini lüzumlu görmektedir. Bu kurul çoğunluğu üniversiteler tarafından seçilmiş fakat içinde yetkili Hükümet uzuvları da bulunan bir organ olacak her çeşit ıslahat, tedbirlerini ele alacak, Hükümetle üniversiteler arasında işbirliği kuracak ve eğitim, araştırma yayın ve danışma gibi faaliyetlerinde Anayasanın temel ilkeleri dışına çıkılmamasını sağlayacaktır. Anayasanın tadili ile alakalı olan bu teşebbüsümüzde diğer siyasi partilerden gördüğümüz ilgi ölçüsünde başarılı olmaya çalışacağız.

Hükümetimiz Türkiye'de eğitimle ilgili olarak çeşitli meselelerin var olduğuna inanmaktadır. Her Türk gencine istidadına göre eğitim imkânı sağlamak yeni müesseseler kurmak zorundayız. Genel olarak eğitimin memleketimizin ihtiyaçlarına uygun ve amaçlarına çevrik bir nitelik kazanması lüzumuna kaniiz. Eğitim sistemimizi, bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek ve bütün kademeleri kapsayacak bir denge ve irtibat içinde düzenlemek programları ıslah eylemek kararındayız.

Yüksek öğretim gençliğinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik şartların aksayan taraflarını sür'atle gidereceğiz. Her tip okulun dengeli şekilde yurt sathına yayılması parasız yatılı ve burslu öğrenci sayılarının artırılması ve bunların köylü, işçi, esnaf ve dar gelirli ailelere ağırlık ve öncelik verilerek geliştirilmesi, çalışmalarımızın hedefini teşkil edecektir. Vakfiye şartlarına uygun vakıf sosyal hizmetleri öğrenci yurtları imaret ve muhtaçlara yardım tesisleri artırılacaktır. Hükümetimiz eğitimde fırsat ve imkân eşitliğinin her türlü vasıtaya baş vurarak sağlanması kararındadır.

İhtiyaçlara yönelmiş ortaokullarımızı en küçük kasabalara kadar götürme politikamıza devam edeceğiz.

Kız teknik öğretim kurumlarımız özellikle gezici kadın kursları yurdun her köşesine ulaştırılacaktır.

İlk öğretimden üniversiteye kadar bütün öğretim kurumlarının çağın yeniliklerine intibakı sağlanacaktır.

Öğretmen yetiştiren müesseselerimizin her bakımdan geliştirilmesine, öğretmenlerimizin meslekleri içinde ilerlemelerine ve öğretmenliği cazip hale getirecek tedbirlere, öncelik verilmesine devam edeceğiz.

Yeni yüksek okullar ve üniversiteler açılması ve mevcutların sür'atle geliştirilmesi politikasına devamda kararlıyız.

Gençlerimizin her gün biraz daha elverişli okuma, barınma, beslenme, dinlenme, boş zamanlarını değerlendirme ve tedavi olma şartları artan bir hızla geliştirilecektir.

Eğitim mensuplarının sosyal ve ekonomik güvenliklerini sağlamak üzere "Milli Eğitim Mensupları Yardımlaşma Kurumu" kurulacaktır. Her yıl artan üniversite taleplerini karşılayabilmek maksadıyla üniversitelerde ve yüksek okullarda gece öğretimi yapılması, yurdumuzun muhtelif yerlerinde fakülteler açılması, üniversiteler, yeni fakülteler ve yüksek okullar eklenmesi, mevcutların kapasitesinin arttırılması, kadroların temini, bazı üniversitelere mahrumiyet ödeneği verilmesi gibi hususlar için çıkarılan kanunlara yenileri eklenecektir.

Üniversite öğretim üyelerinin zamanlarını ve çalışmalarını üniversiteye hasretmelerini cazip kılmak, öğrencilerin Anayasa hükümleri çerçevesinde yönetime katılmalarını mümkün kılmak, öğretimde araştırmayı ve yayımı daha yeterli hale sokmak için gerekli bütün tedbirler alınacaktır.

Yüksek öğretim gençliğinin önemli bir kısmını yetiştiren özel yüksek okulların Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak faaliyet göstermeleri ve tespit edilen gerekli akademik ve maddi standartlara uymaları için, Devletin denetim ve gözetimine devam olunacaktır.

Yüksek öğretim gençliğinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik şartları iyileştirici tedbirler geliştirilecektir.

Herkes için eğitim, Milli Eğitim Politikamızın ana hedefi olacaktır.

İlkokul çağındaki bütün çocuklarımızı okula kavuşturacak temel eğitim % 100 gerçekleştirilecektir.

Okullarımızda eğitim görenlerin sayısı yanında, bilhassa eğitimin vasıflarını yükseltici tedbirleri de alacağız.

Ayrıca okul öncesi eğitim de lâyik olduğu önemle ele alınacaktır.

Koruma kararı alınmış, gelişmeleri tehlikede bulunan kimsesiz çocukların tamamını, yetiştirme yurtlarına alma imkânı sağlanacaktır. Böylelikle sokağa terk edilmiş çocuk kalmayacaktır. Çocuk mahkemelerinin kurulması ve çocuk ıslah evlerinin geliştirilmesi, adalet anlayışımıza sosyal bir veçhe kazandıracaktır.

Mektupla öğretim metodu ile okullararası seviye farklılığı giderilmeye çalışılacaktır.

İlk öğretimle orta ve yüksek öğretim arasında organik bir bağ kurulacak, okul programlarını ders kitaplarını ve öğretim araçlarını gelişmelere uygun olarak, devamlı surette yenilemeye önem verilecektir.

Meslek okullarında orta öğretimlerini tamamlayanların kabiliyetlerine göre üniversite ve yüksek okullara devam edebilmelerini fırsat eşitliği bakımından imkân veren gerekli tedbirler alınacak, meslek okullarının programları bu maksada göre düzenlenecektir.

Hükümetimiz, bu maksatları teminen çeşitli görevlerin yarattığı iş hacminin baskısı altında kalan Milli Eğitim Bakanlığının çalışmalarını verimli kılabilmek üzere, kültür ve gençlik işlerinin ayrı bakanlıklar halinde idaresini uygun görmüştür. Bu ayırma; milli kültürümüzün, çağdaş medeniyetin bu konu ile ilgili çabalarını da izleyerek yaratıcı bir güç kazanmasına imkân verecektir.

Tarih ve kültür hazinelerimizin değerlendirilmesi, yaşayan nesillere tanıtılması için gerekli çaba sarf edilecektir.

Türk dilinin, birlik ve istikrar içinde kendi kaidelerine uygun, ilmi ve tabii yollarla gelişmesi ve zenginleşmesi bir araştırma konusu yapılacaktır.

Dilimizin gelişigüzel uydurma birtakım kelimelerle bozulması ve özleştirilme bahanesiyle fakirleştirilmesi önlenecek ve nesiller arasındaki bağlantıyı tekâmül içinde devam ettirecek bir dil gelişmesi ve zenginleşmesi sağlanacaktır. Bu maksada hizmet etmek üzere bir "Dil Akademisi" kurulacaktır.

Yurt dışında bulunan soydaşlarımızın Türk kültür ve varlığının korunması ve geliştirilmesi için yapılan çalışmalara devam olunacaktır.

Türk kültür ve sanat eserleriyle, dünya tefekkürrünün insanlığa mal olmuş eserlerinden müteşekkil, geçen dönemde başladığımız Bin Temel Eserlik yayın programını önümüzdeki dönemde tamamlamak kararındayız.

Örf adet ve geleneklerimiz müzik ve folklor eserlerimiz ortaya çıkarılıp, ilmi inceleme konusu yapılacak ve her sahada sanatçılarımız teşvik edilecektir.

Devlet Tiyatrosu Devlet Operası ve Balesinin daha da gelişmesi ve yurt sathında daha geniş halk kitlelerine hitap edebilmesi sağlanacak, bu maksatla bölge tiyatroları kurulacaktır.

Memleketimizin tarihi ve turistik bölgelerinin arkeolojik karakterleri

gözönüne alınarak, müzeler açma, eski eserleri meydana çıkarma, bunları yurt içinde ve yurt dışında tanıtma çabalarımıza devam olunacaktır.

Türk medeniyet tarihinin canlı abidesi olan, eski eserlerin muhafazası ve bunlardan faydalanılması yanında yeni tesislerinin ve hayır kurumlarının gelişmesini de teşvik edeceğiz.

Muhterem Milletvekilleri,

Türk Gençliği bu memleketin milli ümitlerinin mihrakıdır. Gençliğimiz; milletçe iftihar edebileceğimiz bir seviyeye yükselmiş ve Büyük Atatürk'ün emanetine sahip olmanın sağlam karakterli şuurunu daima muhafaza etmiştir.

Zaman zaman rastladığımız üzücü davranışlar bizi hatalı değerlendirmelere sürüklememelidir. Dünyanın her tarafında görülen buhranların sosyal ve politik meselelere karşı cephe almanın bir parçası olan tezahürler ile kasıtlı ve zararlı davranışları birbirinden ayırmak mecburiyetindeyiz. Gençlik hareketlerinin, dünya gençliği ile ortak ve memleketlere göre farklı sebeplerini iyice değerlendirmemiz gerekmektedir.

Gençliğin bütün meselelerini tüm olarak ele almak suretiyle, bunlara en uygun çözüm yollarını süratle getirmek kararındayız. Hürriyet içinde, refah yoluna yönelmiş Büyük Türkiye idealini, memleketin yarınki sahipleri olan genç kuşaklara hedef olarak vermek ve onları zararlı cereyanlara kapılmadan bu inanç etrafında toplamak, günümüzün en önemli konusu haline gelmiştir.

Yeni kurulan gençlik işleriyle görevli Bakanlığın bu konulara ciddi şekilde eğileceğine ve Türk Gençliğinin haklı dertlerine en kısa zamanda isabetli çözüm yolları getireceğine kani bulunuyoruz. Hükümetimiz bu uğurda her türlü imkânı sağlamanın kesin kararı içindedir.

Bu arada sporla ilgili meseleler üzerinde de önemle durduğumuzu belirtmek isteriz. Sporun ruh ve beden eğitimi bakamından değerli bir vasıta olduğuna inanıyoruz. Her yaşta herkesin sporla ilgisini teşvik amacıyla lüzumlu tesisler inşa edilecek bedeni ruhi ve fikri gelişmeler için bir çalışma sistemi kurulacaktır. Beden Terbiyesi Kanunu değiştirilecek, Türk sporuna bütünüyle ve modern anlamda hizmet imkânları vermenin tedbirleri alınacaktır.

Gayemiz sporun kanun, nizam, ahlak ve disiplin ölçüleri içinde gelişmesini sağlamak, amatör sporu da kitlelere yaymak suretiyle gençliğin moral ve fizik gücünü artırmak olacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

Devletin temel nizamını tahribe yönelmiş herhangi bir davranışı Anayasamızın reddetmiş olmasına rağmen, bugün başta komünizm olmak üzere çeşitli Anayasa dışı cereyanlar ve propagandalar bazan açık bazan örtülü bir şekilde yurdumuzda görülebilmektedir.

Bu konularla ilgili suçların takibinde istenilen şekilde müessir ve hızlı işleyen bir mekanizmanın kurulmamış olması bazı hallerde de Anayasa dışı cereyanların muhtevasını tahlil ve tespite yetkili mercilerin farklı görüşlere sahip bulunması, bu gibi zararlı faaliyetlerin tamamiyle önlenmesini mümkün kılmamaktadır.

Anayasamız herkesin düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim ve başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklayabilmesini ve yayabilmesini hiçbir kayda bağlamamıştır. Şu kadar ki Türk Milletine tanınmış olan bu hakların ve hürriyetlerin ancak Anayasanın sözü ve özü ile belirtilen nizam içinde serbest olabilmesi de yine bir Anayasa icabıdır. Anayasanın ilgili hükümleriyle ve kesin çizgilerle açıklanan bu nizam, bölünmez bir bütün halinde milli şuur ve ülküler etrafında toplanmış, Türk milliyetçiliğinden hız ve ilham almış, barışçı Atatürk devrimlerinin tam şuuruna sahip, insan hak ve hürriyetini sosyal adaleti teminat altına almakla görevli, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletinde olduğuna inanmış, milli, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti yani Büyük Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bu nizamda çok şey var fakat bir şey yoktur. Bu nizam içinde içgüdülere veya art fikirlere göre bir tercih yapıp, diğerlerini ihmal etmek mümkün değildir. Bunun içindir ki; Türk Anayasasından bir hak alarak,aynı yasanın kurduğu nizamı yıkmanın mümkün ve hukuki olduğu kabul edilemez.

Hükümetimiz, sekiz yıllık uygulama süresince görülen aksaklıkları dikkate alarak, mevzuatımızdaki boşlukların kanun yoluyla giderilmesi kararındadır. Hür tartışma ortamını asla ihlal etmeyecek şekilde gerçekleştirecek olan bu çalışmalarımıza, bütün siyasi partilerin yardımcı olacağını ümit ediyoruz.

Sayın Milletvekilleri,

Hükümetimiz sosyal adaletin temel şartını, kabiliyetine göre herkesin bir işe sahip olabilmesinde ve geçim seviyesine uygun bir gelir sağlama imkânının bütün vatandaşlar için teminat altına alınabilmesinde görmektedir.

İşsizliği önlemek için, istihdam imkânlarını plan hedeflerine uygun şekilde genişletmek, büyük sanayileşme hamlelerini geliştirmek yolundaki gayretlerimizin artırılmasında kararlı bulunuyoruz. Yeni iş sahalarının açılması, çalışanların sayısının arttırılması ve emeğinin karşılığını her işçinin tam almasıyladır ki çekilen sıkıntıların azalacağına, refah yolunun açılacağına inanıyoruz.

Hükümetimiz iktisadi kalkınmamızı insan gücü, sermaye ve tabiat kaynaklarının ahenkli şekilde kullanarak gerçekleştirme yolunda olacaktır. Biz sermaye, emek ve teşebbüsü birbirine muhtaç ve yekdiğerini tamamlayan ana unsurlar olarak görmekteyiz. Bu itibarla dengeli bir çalışma ortamı yaratmanın, işçilerimizin bugününü ve yarınını teminat altında tutacak tek yol olan sosyal güvenliği sağlamanın, iş itibariyle başkalarına tabi olanları huzur, emniyet ve refah içinde bulundurmanın, bir devlet vazifesi olduğunda tereddüdümüz yoktur.

Tarım sektöründe her yaşta emek verenleri, hülasa çalışan bütün hizmetlileri kapsayacak şekilde, sosyal güvenlik alanının genişletilmesi, Hükümetimizin bu konu ile ilgili politikasının ana hedefidir.

Çalışma ve işyeri şartlarının düzenlenmesine, işçi sağlığını çevreleyen bütün tedbirlerin tamamlanmasına, işçi konutları için ayrılan fonların artırılmasına ve işçilere ferdi mesken kredisi verilmesi işlemine devam olunmasına önem vermekteyiz.

İşçi çocuklarının Sosyal Sigortalar fonundan getirilen burslarla eğitilmeleri imkânı geliştirilecektir.

Tarım iş kanunu tasarısı yürürlüğe konacak, tarım ve orman işçileri sigorta kapsamına alınmış olacaktır.

Sosyal sigortaların kapsadığı risk alanları genişletilecek ve işsizlik sigortasının gerçekleştirilmesi imkânları aranacaktır.

İşçi bütünlüğünün sağlanması ve devamını teminen, Türk sendikacılığının demokratik sistem içinde güçlenmesine yardımcı olmak için, ilgili mevzuatta gerekli değişmeler yapılacaktır.

İşçi memur ayrımını kanunla kesin bir şekle bağlayacağız.

Bu arada çalışmaya hazır iş gücüyle, boş işyerleri arasındaki denge kuruluncaya kadar, dış memleketlere gönderilmesi zaruri gördüğümüz işçilerimizle ilgili her çeşit meseleleri de süratle düzenleme kararındayız. İş ve İşçi Bulma Kurumunun şikayetlere konu olan aksaklıkları giderilecek, dış ülkelere çıkış formaliteleri sadeleştirilecektir.

Yabancı memleketlerdeki işçi tasarruflarının yurda aktarılması ve dönüşlerinde kendilerine iş imkânları ve güvenlik verecek tesislere yatırılması konularındaki tedbirlerin alınmasına devam olunacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

Fertlerin sadece hak ve hürriyetlerini korumakla yetinen bir devlet, sosyal vasfını kazanamaz. Bizim sosyal devlet anlayışımızın yurttaşların insan gibi yaşamaları için, zaruri olan maddi ihtiyaçlarını gidermek çarelerinide, devlet vazifeleri içine alan bir kapsamı vardır. Bu anlayışın yalnız fert refahının değil, demokratik rejimin de bir teminatı olduğu inancındayız. Bunun içindir ki dar gelirlileri yoksulları sıkıntıdan kurtarmak, korunmaya muhtaç çocuklara, sakatlara, bakıma muhtaç ihtiyarlara, el uzatmak, hülasa iktisadi bakımdan zayıf düşmüş vatandaşlarımızın bu durumlarını gidermek için, almakta olduğumuz ekonomik ve sosyal tedbirleri geliştirerek devam ettireceğiz. Milli gelirin kalkınmaya ayrılan parçasıyla dengeli olarak sosyal yardım ihtiyaçlarını da karşılamak kararındayız.

Değişik gelir grupları ve bölgeler arasında dengeli bir iktisadi gelişme sağlamak, milli gelirin fert başına düşen oranını arttırmak, kalkınmanın getirdiği nimetlerde fırsat eşitliği, yüklediği külfetlerde takat ölçüleri prensiplerini daima mahfuz tutmak, kalkınmayı halkın erişilmiş geçim seviyesini indirerek değil yükselterek gerçekleştirmek, çok sayıda vatandaşa iş imkânı açmak, bu konu ile ilgili politikamızın temel direkleri ve kalkınma programımızın ana hedefleridir.

Müterakki vergiler dengeli şekilde dağılmış ve halkın yararına yönelmiş kamu hizmetleri, eğitim, sağlık ve diğer hizmetlerin, vatandaşın ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gibi tedbirlere önem vermekte devam edecek, bu alanda gerekli ıslahatı gerçekleştireceğiz.

Tüm olarak toplumun yaşama seviyesinin yükseltilmesi, artan gelir ve yükselen refahtan herkesin dengesizliği giderici nisbette pay alması gibi tedbirlere öncelik verilmekle beraber, milletimizin geçim sıkıntısından kurtulması çarelerinin bütün gücümüzü kalkınmaya yöneltmekle elde edilebileceğine inanıyoruz. Türkiye halen, ekonomik kalkınmanın alt yapılarıyla meşgul bir memlekettir. Bu güne kadar gerçekleştirdiğimiz ve peyderpey neticeleri alınmaya başlamış olan hizmetler, önümüzdeki plan devresi içinde de beklediğimiz neticeleri vermeye devam edecektir. Ancak, bunu yaparken, servet ve gelir dağılımı; bütün iddialara rağmen her rejimde mevcut, servet ve gelir farklarının ortadan kaldıracak bir çeşit iktisadi eşitlik hedefi ile düzenlenemiyeceğini belirtmek isterim. Mevcut düzenimizin Türkiye'nin kalkınmasına ve ilerlemesine engel olmadığını, aynı zamanda toplumun çeşitli grupları arasında sefaleti önleyecek bir düzen içinde yaşama lüzumuna inanıyoruz. Ancak, sosyal devlet anlayışının totaliter aşırı akımların meşru gösterilmesi veya temel hak ve hürriyetlerin zedelenmesi ya da servet düşmanlığı gibi maksatlara alet edilmesine karşıyız.

Asırlık ihmallerin, sosyal yapımızdan gelen tarihi ve iktisadi sebeplerin bize devrettiği mirasın bir eseri olan yoksulluktan, birbirimizi sorumlu tutarak, bu köklü derdi ortadan yok edemeyiz. Tartışmamız lazım gelen, sıkıntının mevcudiyeti değil, bunun izalesi için aldığımız tedbirlerin yeterliliği konusu olmak gerekir. Biz; antidemokratik, taklit ve zora dayanan tedbirlerin cenderesi içinde ve toplum yararı iddiası ile ferdi ezerek; vatandaşı kendi ihtiyaçlarına yabancı sahalarda çalışmaya mecbur etmek suretiyle, refaha ve mutluluğa kavuşmanın mümkün ve isabetli bir yol olduğunu reddeden bir zihniyete sahibiz. Devleti: milletin maşeri vicdanında beliren istikameti hiçe sayan, emreden bir varlık olarak göremeyiz. Devlet anlayışımız; vatandaşa hizmet felsefesine dayanmaktadır. Biz, iktisadi hayatın en dinamik dayanağı olan dürüst ve yurtsever hür teşebbüse yol gösterici teşvik edici, yardımcı bir davranışın en doğru yol olduğuna inanmışız. Artarak devam edecek olan hizmetlerimize ilave olarak, milletimizin müteşebbislerimizin başarıları bizim hem ana hedefimiz, hem iftiharımız olacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

Topyekün kalkınmamızın; ancak köyün ve köylünün refaha kavuşması ile mümkün olabileceğine inanıyoruz. Nüfusumuzun %70 ini teşkil eden köylü ve çiftçilerimizi kalkındırmak hedefine, milli bir mesele, bir medeniyet davası gözüyle bakıyoruz. İkinci Beş Yıllık Kalkınma planımızın ana yapısı ve temel felsefesi bu ilkelere dayanmaktadır.

Hükümetimiz; köye medeni hizmetleri götürmeyi, köylüyü bu hizmetlerden yararlanacak iktisadi güce ulaştırmayı ana hedef olarak ele almaya devam edecektir.

Bu hedefi gerçekleştirmek için, köyle ilgili yol, su, elektrik, eğitim, sağlık, kredi ve tarım hizmetlerine önem vermekte devam edeceğiz.

Çiftçinin alın terini değerlendirebilmek için, mahsullerinin taban fiyatlarıyla desteklenmesi, devlet eliyle alım politikamız bir bütün olarak ve dengeli şekilde yürürlükte kalacaktır.

İkinci plan döneminin sonunda okulsuz köy kalmaması için, bütün gücümüzle çalışacağız. Türkiye'de yolsuz, susuz, ışıksız köy bulunduğunu tarihi bir hatıra haline getirmek yoluna yönelmişizdir.

Her bölgenin arz ettiği özellik ve imkânlara göre, çeşitli ürünlerin değerlendirilebilmesi için, küçük sanayi tesislerinin köylerimize götürülmesi sağlanacak; bu yoldaki teşebbüsler, kredi, teçhizatlanma ve teknik yardım yolu ile teşvik olunacaktır.

Sahil köylerimizde yaşayan vatandaşlarımızın denizle olan münasebetlerini kolaylıştırmak ve müstahsil hale gelebilmelerini sağlamak amacıyla, küçük barınaklar, iskeleler, çekek yerleri yapmağa hızla devam olunacaktır.

Su baskını, zelzele, yangın, don, kuraklık gibi tabii afetlerin sebep olduğu ızdıraplar karşısında bütün yurttaşlarımızın dertlerine ortak olmaya; devletin kudretli ve müşfik ellerini onlara uzatmaya devam edeceğiz.

Köye hizmet götüren kuruluşlar, yılların tecrübelerinden faydalanarak daha tesirli yetki ve usullerle kuvvetlendirilecek ve bu gayeye yönelmiş çeşitli müesseseler arasında işbirliği tesis edilecektir. Köylünün idare ile olan münasebetlerine kolaylık, ucuzluk ve sür'at sağlayacağız.

Köy Kanununda, bütün faaliyetleri içine alacak özellikle yetki ve kaynak yönünden günün ihtiyaçlarına cevap verecek değişiklikleri gerçekleştireceğiz.

Köylülerimizdeki gizli işsizliği önlemek ve atıl iş gücünü değerlendirmek amacıyla, el ve ev sanatlarının geliştirilmesine, köy toplum kalkınması çalışmalarına önem vereceğiz. Bu konu ile ilgili olarak araç ve gereçler için kredi ve pazarlama imkânları sağlanacaktır.

Köylüye ev yeri verme, kendi evini yapana yardım etme konulariyle köy imar planı üzerinde önemle duracağız.

Köy kalkınma kooperatiflerinin kurulması teşvik edilecek, projelerin yapılması, özellikle kredi sağlanması yeni usullere bağlanacaktır.

Topraksız veya yeterli toprağı bulunmayan köylüye, mevcut olan yerlerde Hazine Arazisi dağıtımı sür'atle ve adil bir şekilde devam edecek, şikayete konu teşkil eden meseleler üzerinde gerekli usul ve mevzuat değişiklikleri süratle gerçekleştirilecektir. Hedefimiz tarımda topyekün üretimin artırılması

dır. Aynı zamanda topraksız köylüyü toprağa kavuşturmaktır. Topraksız ve az topraklı köylülere yeter miktarda arazi satın alabilmelerini ve bu toprakları işletebilmelerini teminen, kendine elverişli şartlar altında tesis ve edindirme kredileri açılacak ve böylece kredi yoluyla topraklandırma faaliyetlerine önem verilecektir. Ayrıca, modern işletmecilik esaslarına uygun şekilde toprak rejiminin düzenlenmesi suretiyle de topraksız köylüyü toprak sahibi yapacağız.

Toprak - Su hizmetlerine, özellikle küçük sulamalara öncelik ve ağırlık verilmesine devam olunacaktır.

Sayın Milletvekilleri,

<