Web mySiyaset
ANASAYFA  

TARİH > SİYASİ VE EKONOMİK KRİZLER

TÜRKİYE’DEKİ EKONOMİK KRİZLER

EKONOMİK KRİZ NEDİR
Kriz; belirsizlik, kaos ve yüksek kaygı duyguları yaratan beklenmedik bir durum olarak tarif edilebilir. Kriz ortamında kısa ve uzun vadeli hesap yapma zorlaşır ve kontrol altında bulunan objeler üzerinde hissedilen hakimiyet duygusu kaybolur.
Ekonomik kiriz ekonomik göstergeler üzerinde kontrol hissinin devamını sağlayan;
İlerleme ve büyüme istikametinin belli bir düzen içerisinde sık ve fazla iniş çıkış yapmadan yürümesi,
Gelişme ve ilerleme sürecinin veya en azında mevcut konumun kontrol altında olduğu duygusu,
Ekonomik manada ileriye doğru tahminler, planlar yapabilmek, bunları yaparken seçeneklerimiz olduğunu düşünmek,
Tüm bu nesnel durumları besleyen bir “ümidin” olması gibi temel dayanaklar kriz zamanlarında varlıklarını göstermezler. Ekonomik kriz söz konusu bütün durumların olumsuz bir karambol içine yuvarlanması dır, denile bilir.
TARİHTE TÜRKİYE"Yİ SARSAN EKONOMİK KRİZLER:
1929 : Türkiye, 1929 yılında Dünya ekonomik bunalımından etkilendi. Bu yılda ilk defa Türk parasının değeri düştü, Türkiye"nin başlıca ihracatı olan tarım ürünlerinin fiyatları Dünya piyasalarında geriledi.
1946 : İkinci Dünya Savaşı sonrasında ekonomi tüm dünyada dengesiz hale geldi, bu ardada yeni ekonomik politikalara ayak uydurmak ve ihracatı artırmak için devalüasyon yapıldı. Bu da etkili olmayınca ithalattaki aşırı artışlar 1953 yılına kadar devam etti.
1954 : Türkiye"de plansız yatırımlar yapılması sebebiyle enflasyon kendini göstermeye başladı. 1956 yılında Milli Koruma Kanununun yeniden yürürlüğü konulması sonucunda fiyatlar üzerinde suni bir baskı yapıldı, fakat yine de enflasyon körüklendi.
1958 : Ekonomik istikrarı sağlamak için sıkı para ve maliye politikaları, ihracatı teşvik tedbirleri gibi bazı tedbirler alındıysa da enflasyon önlenemedi.
1960 : 27 Mayıs 1960 askeri müdahale sonrasında yeni bir Anayasa hazırlandı, DPT kuruldu, beş yıllık kalkınma planları hazırlandı. Yeni ekonomik modeller uygulandı.
1973 : Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında 1963 yılında imzalanan Ortaklık Anlaşması"nın 1 Ocak 1973 tarihinde yürürlüğe girmesi sonucu gümrük indirimleri gerçekleşti. 1973-1974 yılları arasında dört katına çıkan petrol fiyatları Türk ekonomisini olumsuz etkiledi,.
1980 : Süleyman Demirel"in Başbakanlığı döneminde Müsteşar Turgut Özal"la birlikte 24 Ocak kararları hazırlanırken 12 Eylül müdahalesi yaşandı. Yönetime geçen Turgut Özal, 24 Ocak kararlarını tatbik etmeye başladı.
1986 : Kamu harcamalarının artması sebebiyle ekonomik dengesizlik yaşandı ve devalüasyon yapıldı.
1988 : Seçimlerden sonra kamu açıklarındaki artış ve mali piyasalarda yaşanan dalgalanmalar sonucu faizler yükseldi; döviz rezervinde azalma oldu. 4 Şubat tarihinde bir dizi ekonomik kararlar alındı.
1990 : Irak"ın Kuveyt"i işgaliyle petrol krizi yaşandı, turizm ve mali sektör olumsuz etkilendi, Birleşmiş Milletler güçlerinin Irak"a müdahalesiyle Türkiye"deki mali kriz doruğa ulaştı. 1993"de piyasalar dalgalanmaya başladı. 1994 Ocak ayında yine devalüasyon yapıldı. Türkiye IMF ile anlaşmalar yaptı.
1997 : Asya ülkelerinde yaşanan kriz, 1998 yılında Rusya"daki mali çöküşler sebebiyle Türk ekonomisi olumsuz etkilendi, 6 milyar dolar dolayında yabancı finansal yatırım Türkiye"yi terk etti, ekonomi darboğaza sürüklendi.
1999: Yüksek faiz ve iç borçlanma maliyetleri artırdı,17 Ağustos depremi yaşandı, 21 Aralık günü yeni bir ekonomik program ortaya kondu.
2000: 21 Kasım Salı günü bankalar arası piyasalarda başlayan kriz, üç ay sonra başlayacak Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik bunalımının habercisi oldu. 21 Kasımda aniden ortaya çıkan şok, piyasaları alt üst etti, faizler rekor seviyeye ulaştı.
2001 : Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit arasında yaşanan gerginlik sonucu piyasalarda spekülasyonlar başladı, piyasalarda Türk lirası adeta şok oldu, bankaların toplu şekilde devlet bankalarını fonlamayı kesmeleri sonucu, devlet açıkta kaldı. Şubat ayında Türk lirası artık yok gibiydi.
22 şubat 2001 Krizden sonra Türkiye’nin Ekonomik yönden genel görünüm
Türkiye’nin, bu gününü ve yarınını ne kadar planlayabildiği tartışmalıdır. Diğer yandan bir yıllık bir iktisat politikası bile yapma yeteneğine sahip olmadığı da açıkça görülmektedir. Bu gün ciddi bir meşruiyet krizi söz konusudur. İçinde bulunduğumuz durumun ve geçtiğimiz günlerin vehametini ve hassasiyetini, zamanında algılama yeteneği ortadan kalkmıştır. 22 Kasım ve 22 Şubat krizlerinden sonra zaman hızla geçmektedir. Ancak, kriz yönetimi mantığına göre hazırlanan programlar net değildir.
- Döviz Çıpasına dayalı anti-enflasyonist bir tertip gerektirdiği yönetim şekillenişi ve alternatif politikalar ortaya konmamıştır.
Devlet idaresi IMF programının içeriğini ve kanunun gerektirdiği düzenlemeleri yapıp yapamayacağını en azından IMF’ye verilen süre içinde gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini yeterince tartıp biçmemiştir.
- Oysa, DÖVİZ KURU ÇIPASINA dayalı anti-enflasyonist politikaların, cari işlemler açığı sorunu ve finansal kriz ihtimalleri yüksek özellikler taşıdığı, Dünyadaki uygulamalardan bilinmektedir.
-Dünya pratiğinde, dış dengesizliğin sürdürülmez olduğu inancı yerleşince, sermaye kaçışları hızlanmakta ve kriz başlamaktadır.
Hükümet, Hazine ve Merkez Bankası(MB) IMF ile yapılan stand-by anlaşmasının hedeflerine tamamen uymuştur. Ancak kriz anında Merkez Bankası döviz giriş ve çıkışına bağlı olan, net iç varlıkların yönetiminde büyük ölçüde pasifize olmuştur. Kararsız kalmıştır. Özelleştirme programının uygulamasında önemli eksiklikler ortaya çıkmıştır.
IMF ve yönetim, durumun kırılganlığını zamanında anlamamışlardır. Özellikle IMF probleminin en önemli düğümünün kamu bankaları ve fondaki bankalar olduğunu yeteri kadar önemsememiştir. Örneğin; Kasım 2000 başında IMF Başkan Yardımcısı S. Fischer; “Türk Hükümetinin programı iyi gidiyor, çok önemli sonuçlar sağlandı” demiştir.
Ne yazık ki, yetkililer benzer konuşmaları farklı tarihlerde sık sık yapmışlardır.
Ancak; Bu dönemde
-Sürdürülemez bir Cari İşlemler Açığı Sorunu
-Ağır bir finansal krizin ve reel sektör krizinin başlangıcı ile yüz yüze gelineceğinin bilinmesine rağmen gereken tedbirler alınmamıştır.

 

 

TARİH
Osmanlı Tarihi
Yakın Tarih
Askeri Darbeler
Siyasi ve Ekonomik Krizler
Kullanıcı Adı / E- Mail
Şifre
Üye Ol
 
ANASAYFA  
© 2007-2008 mySiyaset 'in Tüm hakları saklıdır.  mySiyaset tarafsız bir platformdur.
kurumsal işbirliklerimiz
cnn iha
0