Web mySiyaset
ANASAYFA  

SİYASİ PARTİLER > MHP > PROGRAM

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ
PARTİ PROĞRAMI

GEÇMİŞTEN GELECEĞE
Yeni bir yüzyılın başlangıcında, aralarında gelişmişlik düzeyi ile kültürel ve siyasî değerleri bakımından büyük farklılıklar bulunan ülkelerin, nasıl bir dünya düzeni içerisinde yaşayacakları sorusu, giderek evrensel düzeyde önem kazanan stratejik bir soru hâline gelmiş bulunmaktadır.
Bir taraftan, sadece sosyal ve siyasî bir sistemin çözülmesi olarak değil, demokrasinin ve insan haklarının zaferi olarak değerlendirilmesi gereken komünizmin çöküşü ile birlikte “Millî Devlet” ve “Milliyetçilik” olgusu güçlenirken, diğer yandan sınırların kaldırılması nihaî amacını öngören yeni birlik ve oluşumlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Yine, insanlığın ortak refah ve mutluluğu gerekçesiyle; temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve millî bağımsızlık gibi kavramlar yeniden tanımlanmaya çalışılmaktadır. Ancak, küresel dayanışma, adalet ve sorumluluk gibi değer ve ilkeler, aynı ilgi ve özeni görmemektedir.
Yeni bir dünya düzeninin şekillendiği 21.yüzyılda, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Türk Milleti’nin ve bütün insanlığın barış ve mutluluk içinde yaşayacağı her gelişim ve oluşumun kararlı destekçisi olmamız milliyetçilik anlayışımızın tabiî bir sonucudur. Bu açıdan, milletlerin kaderini giderek daha yakından etkileyen küreselleşme süreci üzerinde yeni fikir ve projelerin geliştirilmesi zorunludur.
Millî birlik ve bütünlüğünü tesis edememiş, kültürel değerleri ve sosyal yapısı zayıflamış, ileri teknolojiye ve güçlü bir ekonomiye sahip olmayan toplumlar, bu yeni oluşumda söz sahibi olmada, mutlu bir hayatın temel şartlarından olan millî ve manevî değerlerini korumada, hatta mevcudiyetlerinin devamını sağlamada zorlanacaklardır. Bu itibarla, Parti olarak temel amacımız, siyasî istikrarı sağlanmış, ekonomik ve sosyal açıdan güçlü bir Türkiye’nin uluslar arası ilişkilerde belirleyici rol üstlenmek suretiyle ülke ve dünya barış ve refahına katkı sağlamasıdır.
İşte, “Lider Ülke” ülkümüz, bu ilke, hedef ve projeleri sembolize eden bir mana ve derinliğe sahiptir. Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yıl dönümü olan 2023 yılında böyle bir Türkiye’ye kavuşabilmemiz, şüphesiz bütün imkân ve kaynakların bu hedefe yönlendirilerek topyekûn gelişme seferberliğinin başarıya ulaşmasına bağlıdır.
Biliyor ve inanıyoruz ki, geride bıraktığımız yüzyılın başında Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde verdiği millî kurtuluş mücadelesiyle yeniden dirilişe geçen Türkiye, yeni yüzyılın başında da aynı ruh, azim ve heyecanla tarihî, sosyal ve kültürel potansiyel ve dinamikleri harekete geçirerek “Lider Türkiye” ye ulaşacak güçtedir.
Böyle bir inançla yeni ufuklara koşan Milliyetçi Hareket Partisinin meselelere bakışında ve meselelerin çözümü için öngördüğü fikir ve eylem plânının temelinde; Türk milletine millî, mânevî ve insanî açılardan seslenen; sevgiyi, adaleti, barışı ve güven içinde bir gelişimi amaçlayan dokuz ışık ilkelerinden beslenen Türk Milliyetçiliği anlayışı bulunmaktadır. Bu ilke ve duyarlılıkların önemi ve yol göstericiliği, her geçen gün farklı gelişme ve fikirlerin gündeme geldiği günümüzde, Türk Milleti’nin içinde bulunduğu siyasî, sosyal ve ekonomik meselelerin kavranması ve çözümü açısından daha iyi anlaşılmaktadır. Bu çerçevede;
* Mensubiyet duygusunun verdiği gururla Türk Milleti’nin; çağın kudretli, itibarlı ve güçlü toplumlarından biri olarak milletler camiasının en ileri safında yer almasını sağlamada, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerin fikrî temelini ve itici gücünü oluşturduğuna inandığımız MİLLİYETÇİLİK,
* Devlete ve millete hizmet aşkıyla çok çalışmayı, feragati ve fedakârlığı ifade eden ÜLKÜCÜLÜK,
* Türk Milleti’nin yüksek vasıflı karakterinin korunarak yarınlara aktarılmasını temel alan ve beşerî ilişkilerde sevgi, hoşgörü ve adalete dayanan AHLÂKÇILIK,
* Bilgi toplumuna giden yolda bilimin ve bilimsel verilerin kullanılmasını öngören, her türlü meseleye ön yargısız ve metodolojik muhâkemeyle bakmayı savunan İLİMCİLİK,
* Toplumun çeşitli gelir grupları arasındaki dengesizliğin ve bölgeler arası gelişmişlik farkının giderilmesi suretiyle toplumsal barışı tesis edilmiş bir toplum oluşturmayı öngören ve devletin varlığını millete dayandıran felsefede ifadesini bulan TOPLUMCULUK,
* Yokluk ve sefâleti yenerek milletin sosyal dilimleri içinde hak ettiği yeri almış, medeniyetin getirdiği bütün imkânlardan yararlanan, kalkınmış köylerde mutlu köylüler oluşturmak amacıyla KÖYCÜLÜK,
* Kişi ve toplumun huzur ve mutluluğu önündeki bütün engellerin aşılarak, temel hak ve özgürlükler ile hukukun üstünlüğünün teminat altına alınmasını devletin en temel görevi kabul eden bir anlayışı içeren HÜRRİYETÇİLİK VE ŞAHSİYETÇİLİK,
* Tarih boyunca toplumların ve medeniyetlerin ilerlemesinin daha iyiyi arama ve mükemmele ulaşma arzusundan kaynaklandığı ve ileri gitme isteğinin itici kuvvetini gelişmecilik ruhunun oluşturduğu gerçeğinden hareketle GELİŞMECİLİK VE HALKÇILIK,
* Bilim ve teknolojide çağın yakalanarak, ülkemizin kendine özgü şartlarını dikkate alan, küreselleşme olgusu ile birlikte uluslar arası rekabet şartlarında üretim yapan ve yapılan üretimi hızla ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürerek genel refah seviyesinin yükseltilmesini sağlayacak bir sanayileşmeyi amaçlayan ENDÜSTRİ VE TEKNİKÇİLİK,
İlke ve değerleri, Milliyetçi Hareket Partisi olarak dikkate aldığımız temel fikir ve duyarlılıklar bütününü oluşturmaktadır.
Ömrünü, Yüce Türk Milleti’nin müreffeh bir hayat standardına ulaşması; hür ve bağımsız bir toplum olarak milletler camiasında, şanlı tarihî ile uygun bir yer edinebilmesini öngören Kutlu Yol’a adamış olan Başbuğumuz, Rahmetli ALPARSLAN TÜRKEŞ’e, oluşturduğu bu ilkelerin ebediyen bizlere ışık tutacağı ve yol göstereceği inancıyla bir kez daha minnet ve şükran duygularımızı sunuyoruz.
1. TEMEL DEĞER VE İLKELERİMİZ
* Milliyetçilik
Partimiz, milleti; ortak bir tarihîn sunduğu zemin üzerinde birlikte yaşama arzu ve iradesini ortaya koyan, tarihî süreçte ortak bir kaderi paylaşma duygusunu ve gelecek ülküsünü taşıyan, milletler camiasında kendine has vasıf ve kimliğe sahip olduğuna inanan sosyal bir bütün olarak mütalâa etmektedir. Bu itibarla, millet gerçeği, Türkiye’mizin bağımsız, güçlü ve demokratik bir ülke olarak ilelebet var olmasının sosyal ve kültürel temeli kabul edilmektedir.
Milliyetçilik ise millet denilen sosyal gerçekliğe mensubiyet bilincini geliştirmeyi hedefleyen ve onun ayırt edici vasıflarını, dünyayı ve olayları yorumlayışta temel referans kabul eden fikirler ve duyarlılıklar bütünüdür. Milliyetçi düşünce sistematiğinin unsurları arasında millî kültür, millî hâkimiyet, millî devlet ve dayanışma kavramları belirleyici bir öneme sahiptir. Milliyetçiliğimiz, Türk Milleti’ne olan derin bağlılığımızın ve sevginin verdiği ilham ve cesaretle, var oluşunu anlamlandırmayı ve geleceğini garanti altına almayı temel hedef olarak kabul eder ve bunun için her türlü çabayı gerekli görür.
Dünya ölçeğinde ise, milletlerin eşitliğini ve iş birliğini öngörmekte; küresel hakkaniyetin varlığını ve geliştirilmesini zorunlu addetmektedir. Ayrıca, dünyada siyasî ve sosyal alanda uzlaşmacı kültürü destekleyerek, küreselleşme sürecinin ahlâkî ve insanî değerleri daha çok içermesine katkı sağlamayı, milliyetçilik ve insanlık anlayışımızın gereği sayıyoruz. Milletlerin ve kültürlerin varlığını, diyalogunu ve iş birliğini beşeriyetin ve küresel ahengin ön şartlarından biri olarak kabul ediyoruz.
* Demokrasi
Milliyetçi Hareket Partisi, devlet idaresinde milletin en iyi şekilde temsil edildiği bir rejim olan demokrasiyi; hukukun üstünlüğünün, insan hak ve özgürlükleri ile fikir, teşebbüs ve vicdan özgürlüğünün en geniş anlamda teminat altına alındığı bir sistem olarak görmekte ve benimsemektedir.
Milletimizin hür ve serbest oyu ile seçilmiş üyelerden meydana gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet iradesinin ve millî duyarlılıklarımızın en üst seviyede tecelli ettiği müessesedir. Siyasî partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Dolayısıyla, iç yapıları ve aralarındaki ilişkilerin, demokratik kültürü ve siyasî gelişmeyi doğrudan etkileyeceği bilinmelidir.
Türkiye’de birlik ve beraberlik içerisinde toplumsal barışın, huzur ve güven ortamının tesis edilebilmesi; demokratik rejimin bütün kurum ve kuralları ile sağlıklı işleyebilmesine ve demokrasiyi özümsemiş, halkını küçümsemeyen ve onun millî ve manevî değerleriyle barışık aydınlar ile siyasî ve sosyal aktörlerin çabalarına bağlı bulunmaktadır.
Milletin, devlet idaresinde en iyi şekilde temsil edildiği çoğulcu demokrasi idealimiz, sayı ve güç ölçülerine bakılmaksızın, toplumu oluşturan bütün vatandaş ve grupların siyasî, sosyal ve ekonomik değerlerin bölüşümünden hak ettikleri payı alabilmelerini öngörür.
Bunun bir gereği olarak Partimiz, çoğunluk iktidarı prensibinin çoğunluk diktasına dönüşme ihtimalîni önleyecek, kişi haklarını güvence altına alacak usul ve mekanizmaları geliştirmeyi; vatandaşın veya toplumun özgürlüğünü ve geleceğini tehlikeye sokan her türlü kışkırtma ve şiddet içeren eylemleri hukukun üstünlüğü prensibi içinde engellemeyi temel görevlerden birisi olarak görür.
* İnsan hak ve özgürlükleri
Milliyetçi Hareket Partisi; her insanın insan olması sıfatından kaynaklanan, şahıslara bağlı, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez niteliklere sahip temel hak ve özgürlükleri bulunduğuna; bu hakların ve bunları diğer insanlarla eşit ölçüde kullanma yetki ve özgürlüğünün kutsallığına, bunları her türlü istismardan korumanın, teminat altına almanın ve bunlara işlerlik kazandırmanın vazgeçilemezliğine ve ertelenemezliğine inanmaktadır.
Bireyin haklarını kullanma özgürlüğünün sınırını aynı zamanda diğer bireylerin haklarını kullanma özgürlüğünün de sınırı olarak kabul eden Partimiz, vatandaşlarımızın haklarını kullanma özgürlüğünü birlikte var olan ve genişleyen bir özelliğe sahip olduğunu savunmaktadır.
Partimiz, insan hak ve özgürlüklerini güvence altına almayı amaçlayan milletler arası sözleşmeleri geliştirmeyi ve güçlendirmeyi açık bir biçimde benimsemektedir. Bu çerçevede; devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı davranış ve uygulamalar hariç olmak üzere, bütün vatandaşların kişi güvenliği ve dokunulmazlığı, düşüncelerini ifade etme ve inandığı gibi yaşama başta olmak üzere bütün temel hak ve özgürlüklerine saygıyı esas almaktadır.
* Hukukun üstünlüğü
Hukuk; üzerinde mutabakata varılmış, birlikte yaşamanın ilke ve usullerini belirleyen, herkes için bağlayıcı bir nitelik taşıyan ve sosyal ilişkilerde adaleti, düzeni, barışı ve özgürlüğü birlikte tesis etmeyi hedefleyen kurallar bütünüdür.
Partimiz hukukun üstünlüğünü, demokratik sistem içerisinde düzeni sağlayan bir kanunîlikten öte, insanın yüce değerini tanımak, kabul etmek ve bunları güvence altına almak şeklinde değerlendirmektedir. Hiçbir kişi ya da kurumun hukukun üstünde olamayacağı gerçeğinden hareketle, hukuku, cumhuriyetin temel niteliklerinin de güvencesi olarak görmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi, insanlarımızın adalet ve hakkaniyeti esas alan bir sosyal hukuk düzeni içerisinde yaşamalarını temin maksadıyla, ülkemizdeki mevcut mevzuat ve kurumsal düzenlemeleri bu bakış açısına uygun bir biçimde yeniden şekillendirmeyi ve hukukun üstünlüğü prensibini hâkim kılmayı temel görevlerinden biri kabul etmektedir.
* Lâiklik
Geniş anlamda lâiklik, kaynağını pozitif hukuktan alan, ruhban sınıfının nüfuz ve imtiyazlarından arınmış, dinî inanç ayrımı gözetmeksizin herkes için geçerliliği olan genel bir kamu düzeninin yürürlükte olması anlamına gelmektedir.
Bir devlet düzeni, din ve vicdan özgürlüğünü de içerdiği ölçüde laik ve demokratiktir. Vatandaşların inançlarını yok saymadan bir arada kardeşçe yaşamasını temin ettiği ölçüde bir değer ve anlam ifade eden lâiklik, çağdaşlaşmayla birlikte millî birlik ve bütünlük ile din ve vicdan özgürlüğünün güvencesidir.
Toplum ve devlet hayatında, din ve vicdan özgürlüğünün engellenmesi, insanların inançları ve ibadetlerinden dolayı kınanması, tenkit edilmesi, hor görülmesi, hangi gerekçe ile olursa olsun din ve vicdan özgürlüğünün baskı altına alınması ve hukuk dışı yollarla sınırlandırılması kabul edilemeyecek uygulama ve gelişmeler olarak değerlendirilecektir.
* Millî birlik ve bütünlük
Ülkemizdeki yöresel ve geleneksel farklılıkları, millî hayatımızın zenginliği olarak telâkki eden bir inanç ve şuurla, tarih boyunca olduğu gibi tüm toplumsal renklerin hoşgörülü bir tutumla, adalet ve özgürlük ile karşılıklı anlayış ve iş birliği içerisinde ortak hedeflere seferber edilmesini millî birlik ve bütünlüğümüzün teminatı sayıyoruz.
Partimiz, cumhuriyet ve demokrasiyle milletin ortak değerlerini, millî birliğimizin, siyasî, sosyal ve kültürel temeli olarak görmekte, Türkiye için cumhuriyet ve demokrasiyi elzem olan ve birbirini tamamlayan iki ayrılmaz değer olarak kabul etmektedir.
* Sosyal devlet
Türk Devlet felsefesini üstün kılan vasıflardan birisi de sosyal devlet niteliğine sahip olmasıdır. Birey, aile ve toplum çıkarlarını ve haklarını birlikte gözetmek ve korumak, çağın giderek büyüyen ve farklılaşan ihtiyaçları karşısında refahı yaygınlaştırmak, sosyal devlet anlayışının varlığını gerekli kılmaktadır. Ekonomik dinamizmin temel dinamosunu oluşturan rekabetçi piyasa ekonomisinin, sosyal sonuçlarının yıkıcı olmamasını temin etmek şarttır. Çünkü merhametli ve hakkaniyetli sosyoekonomik düzenin varlığı buna bağlıdır.
Birey, aile, toplum ve devletin ahenkli bir birliktelik oluşturduğu sosyal devlet anlayışında; bürokratik, hantal ve baskıcı olmak yerine; güçlü, fakat aynı zamanda müşfik ve insanî, hukuku ve adaleti her alanda hâkim kılmış, varlık gayesini millete hizmet esasından alan, verimli ve etkin çalışan; her şeye müdahale etmek yerine, koordinasyon sağlayıp yönlendirebilen, etkin denetim yapan ve önderlik eden bir yapının kurulması esas olacaktır.
İstikrarı ve adil gelir dağılımını sağlayarak sosyal dengeleri gözeten, yaşlısını, kimsesizini, yoksulunu ve özürlüsünü gözetip kollayan, bütün vatandaşlarını eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik hizmetlerinden yararlandıran ve hizmet sunumunda kaliteyi amaç edinen bir devlet, Partimizin sosyal devlet anlayışının diğer esaslarını oluşturmaktadır.
* Sosyal adalet ve Türk toplumculuğu
Küresel sorun ve dalgalanmalar sebebiyle duygusal türdeşliklerin ve fikrî duyarlılıkların zayıflaması, sosyal bağların azalması, sanal iletişim sebebiyle yüz yüze iletişim kültürünün geri plâna düşmesi ve benzeri diğer hiçbir gelişme, insanların belli bir toplum düzeni içinde ve kültür ikliminde birlikte yaşadıkları gerçeğini değiştirmemektedir.
İnsanlara bir arada yaşamanın yüklediği sorumlulukları hatırlatan ve birey kadar, mensubu olunan bütüne de önem atfeden toplumculuk, tabiatı gereği dayanışmacı ve bütünleştirici bir karaktere sahiptir. Toplumculuğun en büyük faydalarından biri, mensupları birbirinden giderek uzaklaşan ve hatta birbirine yabancılaşan bir toplumun dengesinin ve ahenginin gözetilmesidir.
Tamamen millî bir duruştan beslenen, Türk Milleti’nin asırların imbiğinden süzülerek gelmiş kültüründen feyz alan Türk toplumculuğunun herhangi bir yabancı ideoloji ile benzerliği veya yakınlığı yoktur.
Türk toplumculuğu; toplumun farklı sosyal katmanları arasındaki gelir dağılımını adaletli bir biçimde gerçekleştirmeyi, toplumun millî duyarlılıklarını yaşatmayı, bencillik ve vurdumduymazlığa karşı feragat ve fedakârlık gibi güzel hasletleri yüceltmeyi hedef alan ve toplumsal dayanışma yoluyla toplumsal barışın pekiştirilmesine katkı sağlamayı öngören bir düşüncedir.
* Yönetimde şeffaflık
Devlet-millet yabancılaşmasının temel sebeplerinden biri, vatandaşa yönelik idarî işlem ve eylemlerin oluşumunda, işleyişinde ve denetiminde halkın katılımının sağlanamamasıdır.
Bugün idarî yapımız merkeziyetçi, vatandaş memnuniyetini esas almayan bir idarî zihniyete göre şekillenmiştir. Devletin varlık sebebi milleti olduğundan “Devlet milleti için vardır” anlayışı temel şiarımızdır. Bu sebeple, her şeyden önce kalite ve sonuçlara yönelik performansa dayalı bir yönetim kültürünün yerleştirilmesi, halkın güvenini ve sürekli etkinliği esas alan katılımcı, kollayıcı ve koordine edici bir anlayışın ve bunlara yönelik idarî yöntemlerin hâkim kılınmasını benimseyen zihniyet değişikliğinin gerçekleştirilmesi kaçınılmazdır.
Çağdaş demokrasilerde, idarî işlemlerde keyfîliğin önüne geçilebilmesi, herkese eşit muamele yapılabilmesi ve vatandaşla devlet arasındaki kopukluğun önlenebilmesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin açık ve denetlenebilir olması önemli bir göstergedir. Hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda hareket edilmesi, takdir yetkisinin eşit şekilde kullanılması ve makamların nüfuz yeri olarak kullanılmasının önüne geçilmesi için, idarî işlemlerin önceden belirlenmiş usul ve esaslara göre gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
İdarenin yaptığı işlemlerde vatandaşın bilgi edinme hakkı, açık yönetim anlayışının temel unsurlarından biridir. Bu çerçevede, Partimiz, idarenin eylem ve işlemlerinde birliği sağlayacak keyfîliği ve farklı uygulamaları önleyecek ve vatandaşın bilgi edinme hakkını düzenleyecek “İdarî usul” ve “Bilgi edinme hakkı”nın yasayla düzenlenmesini gerekli görmektedir.
Öte yandan, merkezî idare ve yerel yönetimlerin hizmete ilişkin olarak alacakları kararlara, hizmet verenlerle birlikte hizmet görenlerin de katıldığı komisyonlar teşekkül ettirilerek vatandaşın alınan kararların ve işlemlerin takibine ve performansın değerlendirilmesine katılımının sağlanması, her türlü devlet görevinin kişisel, siyasî ya da belirli bir grubun nüfuz yeri olmaktan çıkartılarak hizmet yeri olmasını sağlamak suretiyle kayırma ve yolsuzluğun önlenmesi zorunludur.
Bu çerçevede; demokratik, laik, insan haklarına saygılı, sosyal hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda; sosyal adaleti, toplumsal barışı, hizmette eşitlik ile vatandaşı bilgilendirmeyi esas alan, değişim ve gelişimde millî ve evrensel değerleri bütünleştiren; vatandaşla kucaklaştıran açık ve katılımcı bir idarî yapı, kamu yönetimi ve hizmetlerine ilişkin anlayışımızın temelini oluşturmaktadır.
2. TEMEL HEDEFLERİMİZ
* Vatandaşın hizmetinde demokratik devlet
-Bürokratik, hantal ve baskıcı olmak yerine, güçlü, fakat aynı zamanda müşfik ve insanî;
-Hukukun üstünlüğünü ve adaleti her alanda hâkim kılmak için yapılanmış demokratik;
-Varlık gayesini millete hizmet esasından alan, verimli ve etkin işleyen;
-Her şeye müdahale eden bir devlet değil, gerektiği kadar müdahale eden, koordinasyon sağlayıp, yönlendirebilen ve etkin denetim yapan;
-İstikrarı ve gelirin dengeli dağılımını sağlayarak, sosyal dengeleri gözeten rasyonel ve sorumlu;
-Müreffeh bir hayat sürdürmek kadar, geleceğe güvenle bakabilmenin de önemli olduğu gerçeğinden hareketle, bütün vatandaşlarını sosyal güvenlik sisteminin kapsamına alan;
-Yardıma muhtaç yaşlısını, kimsesizini, yoksulunu, özürlüsünü gözetip kollayan;
-Vatandaşları arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin kaliteli hizmet sunmayı amaç edinen;
-Vatandaşlarının hayat kalitesini yükseltmek amacıyla çevreyi koruyan ve iyileştiren bir devletin teşekkül ettirilmesidir.
* Mutlu toplum
-İstikrarlı bir ekonomik büyümeyi yakalamış, bölgeler arası gelişmişlik farkı en aza indirilmiş, gelir dağılımı dengeli ve adaletli bölüşüm sistemine dayanan;
-Vatandaşların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerinde, insan hak ve özgürlükleri ile hukukun üstünlüğünün esas alındığı yapıya sahip;
-Her türlü terör ve anarşinin giderilerek toplumsal barış ve huzurun hâkim kılındığı;
-Bilim ve teknolojide çağı yakalamış, kudretli, itibarlı ve önder bir toplum oluşturulmasına katkı sağlamaktır.
* Geleceğimizin teminatı gençlik
-Türk Milleti’ne mensubiyetin gurur ve şuuruna sahip, manevî ve kültürel değerlerimizi özümsemiş, farklı kültürleri yorumlayabilen;
-Dış dünyaya, yeni düşünce ve gelişmelere açık, bilim ve teknoloji üretimine yatkın;
-İnançlı, yüksek ahlâklı ve sağlam karakterli bir gençlik yetiştirmektir.
* Güçlü ekonomi
-Yatırım ve istihdam kapasitesi yüksek, ileri teknolojiyi ve teşebbüs özgürlüğünü esas alan, uluslar arası rekabet gücüne sahip, istikrar içinde büyüyen;
-Dışa açık, yenilikçi ve rekabetçi bir yapı içerisinde dünya ekonomisi ile bütünleşmiş, bölgesel ve küresel gelişmelerin önde gelen belirleyicileri arasında yer alan;
-Piyasa ekonomisi kuralları çerçevesinde tekelci oluşumları ve haksız rekabeti önleyen;
-Kolay ve spekülâtif kazanç sağlayan ranta dayalı bir tüketim ekonomisi yerine, teknolojik gelişmeyi, verimliliği ve istihdamı esas alan güçlü bir üretim ekonomisi oluşturmaktır.
* Yaşanabilir, sağlıklı ve temiz çevre
-Ekonomik ve sosyal politikalarda, insan sağlığı ve ekolojik dengeyi esas alan; kültürel, tarihî ve estetik değerleri korunmuş;
-Verimli tarım topraklarının amaç dışı kullanımı ve erozyonu önlenmiş;
-Her tür yatırımda çevre dostu teknoloji kullanımı teşvik edilerek korunmuş bir çevrenin gelecek nesillere intikalini sağlamaktır.
* Etkin dış politika
-Türkiye’nin coğrafî, stratejik ve jeopolitik konumunu dikkate alan, bölgesel ve küresel istikrara ve refaha katkı sağlayacak; şahsiyetli, istikrarlı ve etkili;
-Türk Milleti için vazgeçilemez nitelik taşıyan unsurlar olan; millî kültürümüzü, toprak bütünlüğümüzü ve üniter devlet yapımızı korumayı temel öncelik olarak özümseyen;
-Türk Milleti’nin tarihî ve sosyokültürel yapısı itibarıyla büyük ve köklü bir devlete sahip olduğu gerçeğini göz ardı etmeyen, sadece ticareti esas alan bir anlayışı değil; tarihî ve kültürel boyutları da dikkate alan;
-Batı dünyasıyla olan ilişkilere herhangi bir önyargı ile yaklaşmayan, gelişmeleri ve sorunları gerçekçi, çok yönlü ve karşılıklı menfaate dayanan küresel bir strateji çerçevesinde değerlendiren bir dış politika yürütülmesidir.
* İlkeli, seviyeli ve temiz siyaset
-Kaynağını milletimizin ahlâkî ve estetik değerlerinden alan; doğruluğa, karşılıklı güvene, açıklığa, ehliyete ve ekip çalışması anlayışına dayanan;
- Siyasî faaliyetleri kısıtlayıcı değil çoğulcu ve katılımcı;
-Günlük polemiklerle uğraşmak yerine, sorunlara çare aramayı ve geleceğe ait projeler üretmeyi hedefleyen;
-Milletin manevî değerlerine ve tarihîne yabancılaşmamış, onunla barışık, ilkeli ve seviyeli bir siyaset anlayışının hâkim kılınmasıdır.
3. TOPLUMSAL UZLAŞMA PROJESİ
* Toplumsal uzlaşmanın gerekliliği
Ülkemizin küresel rekabette ayakta kalabilmesi için toplumsal ölçekli ve her alanı kapsayan bir zihniyet dönüşümünü gerçekleştirmek gerektiği açıktır. Çünkü zihniyet, toplumsal faaliyetlerin altında yatan gizli veya açığa çıkmış temel anlayışlar manzumesidir. Siyasî ve ekonomik değişimler, sosyal değişimlerle kol kola ve birbirlerini karşılıklı etkileyerek meydana geldikleri için, böyle bir dönüşümün sadece siyasî ve ekonomik değil, sosyal boyutlu bir dönüşüm olması gerekmektedir.
Türkiye’nin 21. yüzyılda lider ülke olma arzusunu bir beklenti olmaktan çıkarıp gerçeğe dönüştürecek yegâne kuvvet, toplumun bütün kurumlarıyla ve katmanlarıyla iştirak edeceği, yüksek motivasyon ve derin heyecanla destek olacağı bir gelişim hamlesini hayata geçirmektir. Bu gelişim hamlesi, zihniyet dönüşümünü temin ederek Türkiye’nin büyük bir sosyal ve ekonomik sıçrama yapmasına imkân sağlayacaktır.
Böyle bir gelişim hamlesini uygulamaya koymak için; yönetim katmanları, toplumsal kesimler, siyasî aktörler ve halk arasında ekonomik, sosyal ve siyasî alanlarda bir diyalog ve birliktelik zemininin oluşumuna ihtiyaç vardır. Bahse konu kesimler arasında bu tür bir uzlaşma kültürü tesis edilemediği müddetçe, ülkemizin çağın meydan okumasına sağlıklı bir cevap vermesi mümkün değildir. Çünkü hem temel millî ve insanî değerler hem de millî vizyon ve hedefler konusunda oluşturulacak bir toplumsal uzlaşma, Türkiye’nin hayatî meselelerde görüş birliği içinde olmasını mümkün kılacak ve geleceğe dönük plân ve programların iş birliği içinde uygulamaya alınmasını kolaylaştıracaktır.
* Sosyal uzlaşma
Milliyetçi Hareket Partisi, cumhuriyetin temel nitelikleri, Türk millî kimliği, demokratik rejimin vazgeçilmezliği, insan haklarının kutsallığı gibi konularda sağlanacak toplumsal mutabakatı, sosyal uzlaşma alanı içinde değerlendirmektedir.
Yerel ve yöresel farklılıkların Türk kültürünün zenginliği içinde ve onun tamamlayıcı renkleri olarak görüldüğü bir anlayış üzerinde sağlanacak genel bir uzlaşmanın, toplumsal barış ve huzur için önemli katkı sağlayacağına şüphe yoktur.
Cumhuriyet ve demokrasinin birbirini tamamlayan iki kavram olduğu, bunları birbirine zıtmış gibi gösteren anlayışların her iki kavramı zedelediği görüşünü taşıyan Partimiz, cumhuriyetimizin geliştirilerek yaşatılması ve demokratik yapı ve kültürümüzün zenginleştirilmesini de zarurî görmektedir.
* Siyasî uzlaşma
Sosyal alanda sağlanacak uzlaşmanın, siyasî kurum ve kuruluşlar arasında sağlanacak bir uzlaşma ile toplumun geniş kesimlerine yayılması gerekmektedir. Bunun için siyasî alanda meydana getirilecek uzlaşmanın da önemi büyüktür. Ülke menfaatine olduğu açık ve kesin olan konularda, siyasî partilerin el ele vererek ve iktidar-muhalefet ayrımı gözetmeden millet yararına icraatlar yapması, siyasî uzlaşmanın gereğidir.
Gelişmiş demokrasilerde, muhalefet partileri iktidarın yaptığı her icraatı eleştirmek yerine, ülke menfaatine uygun gördükleri konularda iktidarı desteklerler ve bu da siyasî erdemin bir gereğidir. Ülkemizde henüz bu demokratik olgunluk seviyesine ulaşılamadığı için Milliyetçi Hareket Partisi, hem parlamentoda ve hem de hükûmet faaliyetlerinde demokratik kültürün bir gereği olan bu yaklaşımın yaygınlaştırılmasını ve genel kabul görmesini önemli bir aşama olarak değerlendirmektedir.
* Ekonomik uzlaşma
Siyasî ve sosyal alanlarda geliştirilen uzlaşma kültürü, tabiî olarak ekonomik alanda da yansıma bulacaktır. Ağır ekonomik şartlar içinden geçen ve küresel ekonomik meydan okumaya karşı cevaplar üretmeye çalışan Türkiye’de, ekonomik sorunların çözüme kavuşturulması için de toplumsal uzlaşma vasatının oluşturulması zorunludur.
Enflâsyondan tasarruf tedbirlerine, finansman politikalarından enerji dar boğazına kadar ekonomiyle ilgili olan her konuda, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri aracılığıyla halkın ve çeşitli sosyal kesimlerin görüşleri alınmalı, ülke meselelerine mevcut şartlar içinde en akılcı ve optimal çözümler bulunmalıdır. Ancak böyle bir katılım ve diyalog ortamı içinde bütün sosyal kesimlerin memnuniyeti ve uygulanacak programlara rızası temin edilebilir.
Çeşitli toplumsal kesimler, siyasî aktörler, yönetim katmanları ve halk arasında bulunan kimi güven sorunlarının aşılması, tereddütlerin giderilmesi ve şüphelerin karşılıklı güvene dönüştürülmesi için de böylesi geniş katılımlı bir uzlaşma plâtformunun tesis edilmesine ihtiyaç vardır.
* Uzlaşmada geniş katılım
Sosyal, siyasî ve ekonomik alanlarda geniş katılımlı, ortak akıl oluşturma hedefine dayalı ve karşılıklı fikir alış verişleriyle zenginleşen bir toplumsal uzlaşma ortamının yaratılması, 21. yüzyılın eşiğinde önemli bir fırsat yakalamış bulunan Türkiye’nin enerjisini boş yere harcamasının önüne geçecektir.
En geniş boyutta sağlanacak bu türden bir uzlaşma; Türkiye’nin büyük hedeflere yönelmesini ve hem tabiî kaynaklarını, hem malî kaynaklarını hem de insan kaynaklarını doğru bir biçimde değerlendirmesini sağlayacaktır.
Ülkemizin meselelerinin çözümünde isabetli kararların alınması ve uygulanması için “Ekonomik ve Sosyal Konsey” in geniş katılımlı ve etkin bir şekilde faaliyet göstermesini sağlamak bu açıdan isabetli olacaktır.
* Uzlaşmanın dinamikleri olarak milliyetçilik ve demokrasi
Partimiz; Türk Milleti’nin barış, huzur ve kardeşlik içinde yeni atılım ve hedeflere hazırlanmasında, milliyetçilik ve demokrasiyi, siyasî ve kültürel çerçevenin iki anahtar kavramı olarak kabul etmektedir.
Bir toplumun dayanışma, ilerleme, çağın değerlerini yakalama gibi hedeflerini pekiştirecek en önemli unsurun milliyetçilik olduğuna şüphe yoktur. Toplumun bütün fertlerinin mutluluk ve huzurunu esas alan, bir toplumsal birim olarak milleti ileri götürme ülküsüne yaslanan milliyetçilik düşüncesi, toplumsal uzlaşmanın nesnesi olduğunda, heyecan ve idealizm boyutuyla millî atılım hamlesini de besleyecek ve kuvvetlendirecektir.
İnsanoğlunun keşfettiği en iyi yönetim biçimi olarak temayüz eden demokrasi ise, toplum içindeki farklı düşüncelerin, kardeşlik yaklaşımı ve birbirine saygıyı esas alan bir anlayış içerisinde yaşamasının vazgeçilmez şartıdır. Bütün toplumsal kesimlerin demokrasiyi sadece siyasî boyutuyla değil, kültürel ve sosyal boyutuyla anlayarak özümsemesi de bu açıdan son derece önemlidir. Demokratik kültür ve terbiyenin esasları üzerinde sağlıklı bir uzlaşma sağlanabildiğinde, farklılıklara saygı kavramı gelişebilecek ve toplumsal barışın kuvvetlenmesi mümkün olabilecektir.
Dolayısıyla, üzerinde ivedilikle uzlaşılması gereken iki kavram milliyetçilik ve demokrasidir. Bu iki kavram üzerinde geniş toplum kesimlerinin ulaşacağı bir mutabakatın, diğer kavramlar ve konular üzerindeki uzlaşmada bir katalizör işlevi göreceğini düşünmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi, toplumsal uzlaşma projesine bir bütün olarak büyük önem atfetmekte ve bu projenin hayata geçirilmesi için her türlü iyi niyetli girişime açık bulunmaktadır.
4. KÜRESEL GELİŞMEYE MİLLÎ VE İNSANİ KATKI
* Küresel ölçekte yeni bir sorumluluk anlayışı

Çağımızda daha çok sermaye hareketliliği ile malî ve teknolojik gelişmelerin, açık toplum ve rekabetçi piyasanın kazandığı boyutları tanımlayan küreselleşme olgusunu yok saymak ya da küçümsemek mümkün değildir. Aynı şekilde bu süreci, insanlığın ulaştığı nihaî aşama veya evrensel doğru olarak tanımlamak da yanlış bir bakış açısıdır.
Dünyanın, yaşanabilir bir gezegen olarak var olması, insanî açıdan sürdürülebilir bir küresel düzenin gelişmesine ve bu yöndeki çabaların etkinlik kazanmasına bağlıdır. Bunun için, millî ve küresel ölçekte yeni bir sorumluluk ahlâkının gelişmesi ve yerleşmesi ile bunu hayata geçirecek daha adil ve daha demokratik bir küresel yapılanmanın gerçekleştirilmesi zorunluluk arzetmektedir.
* Gerçekçi, tutarlı ve insanî küreselleşme anlayışı

Millî değerler ile toplumsal duyarlılıkları içinde barındıran, insanların huzur ve refahı için, bir taraftan birlik ve bütünlük içinde ahenkli bir toplum düzenini sürdürmenin, diğer taraftan sağlıklı ve istikrarlı bir demokrasinin yaslanacağı sosyolojik zeminin önemini göz ardı etmeyen; esasen bütün dünya milletlerinin de ihtiyaç duyduğu daha gerçekçi, daha tutarlı ve nihayet daha insanî bir bakış açısı ile küreselleşme anlayışı anlamlı hâle gelecektir.
* Millî kimlik ve bütünlük içinde küresel politikalara katkı sağlamak

Milliyetçi Hareket Partisi, temel ilkeler ve değerler bütünlüğünü, küresel değerlere katkı sağlamada engel değil, itici bir unsur olarak görmektedir. Birçok alanda sınır tanımayan gelişmelere ve buna bağlı olarak gelişen evrensel değer ve politikaları zenginleştirici hedef ve çabalar, hem gerekli hem de önemlidir.
Daha adil ve yaşanabilir bir dünyaya ulaşma amacına, millî kimlik ve millî bütünlük içinde varmak ve bunları paylaşmak, insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü esas alan demokratik millî düzenimizle çelişmemektedir. Partimiz, küreselleşme sürecine milletler arası iş birliği ve dayanışma ile adalet ve sürdürülebilir rekabet ilkelerinin yön vermesi gerektiğine inanmaktadır.
* Uzlaşmacı kültürle evrensel dayanışma
Soğuk savaş sonrası dünyadaki olumlu iklim ile siyasî ve sosyal alandaki esnek ve uzlaşmacı kültürü desteklemek ve küresel kültüre milliyetçilik fikrinin manevî temeli olan “yaşa ve yaşat” gibi ahlâkî ve insanî hasletlerimizle destek olmak suretiyle evrensel barışa ve istikrara katkı sağlamak, küresel bakış açımızın temellerinden birini oluşturmaktadır.
5. DEMOKRATİKLEŞME, TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER
* Demokratikleşme
Hukukun üstünlüğünün, insan şeref ve haysiyetinin; fikir, teşebbüs, din ve vicdan özgürlüğünün teminatı olan demokrasi sadece bir siyasî rejim değil, aynı zamanda bir hayat tarzıdır. Bu sebeple Partimiz, sosyal ve siyasî ilişkilerde, demokrasinin bütün kurum ve kuralları ile işletilmesinin gereğine inanmaktadır.
* İnsan hak ve özgürlüklerinin korunması
Başta yaşama hakkı olmak üzere, insanın dokunulamaz, devredilemez, vazgeçilemez temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi devletin başta gelen görevlerinden biri olup, bu hak ve özgürlüklerin tanınması özgürlük, adalet ve barışın temelidir.
* İnsanlık ayıbı işkence
İnsanı yüce bir varlık olarak gören Partimiz; her türlü işkence ile insanlık dışı ve aşağılayıcı davranış ve uygulamalara şiddetle karşı olup, her bireyin güvenliğinin sağlanması ve hayatının güvence altına alınması gerektiğine inanmaktadır.
* Toplum sözleşmesi belgesi niteliğinde bir anayasa
Anayasamızın özgürlüğü esas alan, genel sınırlama hükümlerinden daha çok, genel koruma hükümlerine yer veren gerçek bir “Toplum Sözleşmesi Belgesi” olması için mümkün olabildiğince geniş bir uzlaşma ile gözden geçirilmesi ve gerekli değişikliklerin yapılmasını öngörmekteyiz.
* Düşünce özgürlüğü
Millî birlik ve bütünlüğü, kamu yararı ve genel ahlâkı zedelememek kaydıyla, düşünceyi ifade etme ve inandığı gibi yaşama üzerindeki yasaklar ile bu özgürlüğü kullanma araçlarından basın, yayın ve diğer iletişim organları üzerindeki kısıtlayıcı kural ve uygulamalar kaldırılacaktır.
* Hak arama özgürlüğü ve kanun önünde eşitlik
İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olması ve herkesin kanun önünde eşitliği ilkesi uyarınca, anayasa ve kanunlarımızdaki dokunulmazlıklar kaldırılacak ve herkesin hak arama özgürlüklerine sahip olmasının sağlanması için “İdarî Usul ve Bilgi Edinme Hakkına” ilişkin kanunî düzenleme yapılacaktır.
* Örgütlenme, toplantı ve gösteri düzenleme hakkı
Cumhuriyetin temel ilkelerine aykırı olmamak şartıyla; örgütlenme, toplantı ve gösteri düzenleme hakkını zedeleyen nitelikteki mevzuat hükümleri ve diğer engeller gözden geçirilerek, bu hakların özüne uygun olarak kullanımı sağlanacaktır.
* Kadın ve çocuk hakları
Kadınlara karşı uygulanan her türlü fiilî ve hukukî ayrımcılığın kaldırılması, çocukların, ailelerinden gelenler de dahil, her türlü hak ihlâline karşı korunması sağlanacaktır.
6. VATANDAŞINA SICAK VE YAKIN BİR KAMU YÖNETİMİ
6.1. VATANDAŞLARIMIZIN HAKKANİYETLİ BİR DÜZEN İÇİNDE YAŞADIKLARI VE BUNU SÜREKLİ HİSSETTİKLERİ HUKUK VE HİZMET DÜZENİ
* Haklıyı koruyan, toplumsal huzuru sağlayan bir adalet sistemi
İnsanlarımızın adaletli ve hakkaniyetli bir sosyal düzen içerisinde yaşadıkları inancı ile gündelik hayatlarında bunu sürekli hissetmeleri ve hukukun üstünlüğü prensibinin hâkim kılınması devletin temel görevlerindendir. Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve çeşitli güç unsurlarının hukuk devleti kurallarına göre sınırlandırılması suretiyle güçlünün değil haklının korunmasını sağlayacak, toplumsal ahengin ve huzurun tesisini temin edecek bir adalet sistemini devletin temeli olarak görüyoruz.
* Kamu hizmetlerinin sivil oluşumlarca denetlenmesi
İnsan haklarına dayalı ve hukuka uygun olarak kamu düzeninin korunması ve vatandaşların adalete olan güveninin sağlanmasında adalet hizmetlerinin etkinleştirilmesinin yanı sıra, devlet erk ve işlevlerinde yargıya yük getiren, verimliliği ve etkinliği azaltan konularda köklü değişiklikler yapılması şarttır. Bu çerçevede kamu yönetiminde ve yargıda açıklık politikası ile vatandaşların birey olmanın sorumluluğunu taşıyacağı sivil oluşumların kamu hizmetlerinin denetimine iştirakini öngörmekteyiz.
* Yargı bağımsızlığı
Yargı bağımsızlığının, çeşitli baskı grubu, organ, makam, merci ve kişiye ayrıcalık tanınmayacak bir biçimde uygulanması ve hiçbir kimse ya da organın yargı denetimi dışında bırakılmaması, adaletin gerçek anlamda tesisi için gerekli bulunmaktadır.
Bu çerçevede vatandaşların; insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve hak arama özgürlüğünün bütün kurum ve kurallarıyla uygulandığına güvendiği ve inandığı bir adalet sistemi yerleştirilecektir.
* Adlî Polis Teşkilâtı
“Adlî Polis Teşkilâtı” kurulacak, böylelikle bu teşkilât bünyesinde ve savcıların emrinde çalıştırılacak polislerle olayların araştırılması, delil toplanması ve suçluların yakalanması işlemleri daha etkin ve sağlıklı hâle getirilecektir.
* Hukukun birliği
Evrensel hukukun birikimlerinden yararlanırken “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü” ilkesinden uzaklaşılmadan, “Hukukun birliği” ilkesi esas alınacaktır.
* Adlî yardım uygulamasında etkinlik
Anayasal bir hak olan, hak arama özgürlüğünün tam olarak kullanılmasının sağlanması amacıyla, adlî yardım uygulaması etkin bir biçimde yeniden yapılandırılacaktır.
* Suç ve ceza arasında denge ve hakkında kesin hüküm olmadan suçlu gösterilmenin önlenmesi
Cezalar arasındaki dengesizliklerin giderilerek suç ve ceza arasında adil bir denge kurulmasını ve suçlu olduğuna dair kesin hüküm bulunmayan kişilerin suçlu gösterilmesinin önlenmesini, yargıdaki çarpıklıkların giderilmesi bakımından gerekli görüyoruz. Kamu vicdanını yaralayan suç ve cezaların yeniden tanımlanarak, yargı sisteminin daha adil çalışması sağlanacaktır.
* Suçlunun topluma kazandırılarak yeniden suç işlemesinin önlenmesi
Suç işleme eğiliminin ortadan kaldırılmasını teminen, sanığı ya da hükümlüyü toplumsal hayatında izleyecek ve yeniden suç işleme ortamından uzak kalmasını sağlayacak önlemler alınması amacıyla mahkemeler ve cumhuriyet savcılıklarında psikolog, pedagog ve sosyologların hizmetlerinden yararlanılmasını sağlayacak şartlar oluşturulacaktır.
* Mevzuatın ve sistemin uluslar arası sözleşmelere uyumu
Mevzuat ile idarî ve adlî sistemin, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerin getirdiği yükümlülüklere uygun kılınmasını sağlamak üzere yapılması öngörülen değişiklikler, gerektiğinde halkın doğrudan katılımını sağlayan referandum yoluyla sonuçlandırılacaktır.
6.2. YOLSUZLUKLA MÜCADELE VE ETKİN DENETİM
* Yolsuzlukla mücadele, millî siyaset konumuzdur
Yolsuzluk, toplumsal ve siyasî dokuyu kemirip tahrip eden kanserli hücreler gibidir. Toplumsal ve siyasî dokunun bu tahribattan kurtulması, öncelikle bu hücrelerle yapılacak mücadeleye ve bu mücadeleden elde edilecek başarıya bağlıdır.
Yolsuzluklar, hukuk devleti ilkesini temelden zedelemekte ve bütün vatandaşların kanun önünde eşitliği ilkesini ortadan kaldırmaktadır. Bunların yanı sıra yolsuzluklar, kamu otoritesine duyulan saygıya büyük zarar vermekte, vatandaşların siyaset kurumuna, yargıya ve bürokrasiye güvenini azaltmakta ve millet-devlet yabancılaşmasına neden olmaktadır.
Yolsuzlukların toplum hayatını, demokratik rejimi ve ahlâki değerleri tahrip etmesi nedeniyle Milliyetçi Hareket Partisi yolsuzlukla mücadeleyi millî siyaset konusu olarak görmektedir.
* Yolsuzlukla Mücadele Kurulu ve Kamu Denetçiliği Sistemi

Yolsuzlukları önlemek, yolsuzluklarla mücadelede etkin ve kalıcı politikalar üretmek ve ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere, özerk bir “Yolsuzlukla Mücadele Kurulu (YMK)” oluşturulacaktır. Bu kurul, yolsuzluklarla mücadelede başarı sağlamak, milletimizin devletine olan güvenini tesis etmek ve toplum bilincinin oluşumunu sağlamak üzere görev yapacak ve daha sonra “Kamu Denetçiliği (Ombudsman)” sistemine dönüştürülecektir.
* Denetim sisteminin yeniden düzenlenmesi
Denetim birimlerinin her kamu kurum ve kuruluşu içinde ayrı ayrı yer almasına dayanan mevcut denetim sisteminin, yolsuzlukların önlenmesinde etkili olamamasının nedenleri üzerinde önemle durularak denetim sistemi yeniden düzenlenecektir.
* Performans denetimi
TBMM adına denetimde çift başlılığa son verilmesi amacıyla Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, Sayıştay bünyesine alınacak ve kamu adına denetim esasları yeniden düzenlenecektir. Bütün kamu kurum ve kuruluşları bu yeni birimin denetim kapsamına alınacak; etkin bir hukuka uygunluk denetimi yanında, performans denetimi yapılmasına ilişkin esaslar da tespit edilecektir.
* Bağımsız denetim
Denetim bulgularının, sonuç ve önerilerinin örtbas edilmemesini sağlamak amacıyla, uygun teminatlar verilmek anlamında, bağımsızlık ilkesinin tüm denetim birimlerine tanınması için gerekli yasal düzenleme yapılacaktır.
* Yolsuzlukları ortaya çıkaranları ödüllendirme
Yasal düzenlemelere aykırı olarak kamu kaynaklarının istismarına yol açan her türlü uygulamanın ortaya çıkartılmasında yardımcı olacak, gerek kamu görevlisi, gerekse diğer kişilerin ödüllendirilmesi, ihbarda bulunanların korunması ve yanlış uygulamaya neden olanların da cezalandırılmasına yönelik hükümleri içerecek, geniş kapsamlı bir yasal düzenleme yapılacaktır.
* Yolsuzluklara meydan vermemek vazifemizdir
Devlet idaresini, milletimizin bir emaneti olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi, yolsuzluklara, rüşvete, yağmacılığa ve kayırmacılığa meydan vermemeyi ve müsaade etmemeyi vazife olarak görmektedir.
6.3. KAMU YÖNETİMİ
* Etkin süratli ve kaliteli hizmet sunan bir kamu yönetimi
Kamu yönetiminin temel amacı, demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde hakkaniyeti, verimliliği ve yeni gelişmeleri birlikte gözeten bir yönetim yapısının ve işleyişinin oluşturulması; yönetimde ihtiyaçlara göre esnek ve hızlı bir işleyiş yapısı ile kaliteli hizmet sunumu anlayışının ve buna ilişkin etkin yöntemlerin yerleştirilmesidir.
Toplumun refahı, huzuru, eğitimi ve sağlığı ile iç ve dış güvenliğin sağlanması, adaletin tesisi ve bu hizmetlerden vatandaşın etkili ve sürekli bir şekilde yararlanmasını temin için öncelikle kamu yönetimi esaslarına uygun stratejilerin geliştirilmesi gereklidir.
* Performansı esas alan bir kamu kültürünü oluşturma
Kamu yönetiminde, yönetim ilke ve uygulamaları ile teşkilâtlanma, insan kaynakları, personel sistemleri ve halkla ilişkileri içine alan köklü ve kalıcı bir değişimin gerçekleştirilebilmesi amacıyla, Partimiz yönetimin sadece görevlere göre değil, amaçlara ve sonuçlara yönelik olması ve performansı esas alan bir kamu kültürünün oluşturulmasını öngörmektedir.
* Kamu hizmetlerinde standartlar ve vatandaş memnuniyeti
Kamu sektörünün doğrudan hizmet sunumundaki rolünün azaltılarak düzenleme görevini daha iyi şekilde yürütmesinin sağlanması, kamu hizmetlerinde standartların belirlenerek standartlara uygunluğun denetlenmesi, vatandaşın hizmetin nasıl yürüdüğü, malîyeti, sorumluları ve performansı konularında bilgilendirilmesi, önceliklerinin dikkate alınması ve ilgili olduğu konularda bilgi edinme hakkını kullanabilmesini yönetim anlayışımızın gereği olarak görmekteyiz.
* Yeniliklere açık, esnek bir teşkilâtlanma ve liyakatı esas alan personel rejimi
Teşkilât, ücret, istihdam gibi kamu yönetiminin çeşitli unsurlarında yeniliklere açık, esnek yöntemler uygulanarak, personel rejiminin liyakatı esas alan ve performansı değerlendiren çerçevede ele alınması sağlanacaktır. İstihdamda bölgesel farklılık giderilecek, nitelikli personelin hizmet ihtiyacına göre eşit oranda ve ülkenin her yerinde istihdamı sağlanacaktır.
* Eşit değerde işe eşit ücret
Görev, yetki ve sorumluluklarla birlikte başarıyı ödüllendiren “eşit değerde işe eşit ücreti” sağlayacak adil bir ücret rejimi tesis edilecektir.
* Uluslar arası normlarda sendikalaşma
Çalışanların uluslar arası normlara uygun şekilde sendikalaşması sağlanacaktır.
* Nüfuz ve güç kullanımının önlenmesi
Makamlar nüfuz ve güç yeri olmaktan çıkarılarak hizmet yeri olmaları sağlanacak, yolsuzluk ve kayırma önlenecektir. Kamu görevlileri yaptıklarının yanında ihmallerinden de sorumlu tutulacaktır.
* Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi
Devletin fonksiyonları yeniden tanımlanarak mahallî idareler ve özelleştirme reformları birlikte ele alınacak, merkezî idare tarafından yürütülmesi zorunlu olan adalet, güvenlik, savunma gibi hizmetlerin dışında kalanların yerel yönetimlere devri sağlanacaktır.

6.4. SİYASÎ VE AHLÂKÎ YOZLAŞMANIN ÖNLENMESİ
* Yozlaşmanın nedenleri
Ülkemizin, bir an önce gerekli tedbirlerin alınması zorunlu hâle gelen en önemli meselelerinden biri de siyasî yozlaşma süreci ile birlikte yaşanan kültürel ve ahlâki erozyondur.
Toplumsal dayanışma ve iş birliği anlayışımızın zayıflaması ve özellikle millî ve manevî değerlerimizin tahrip edilmesi yanında, yıllardır devam eden yüksek enflâsyon, işsizlik ve gelir dağılımı adaletsizliği gibi belli başlı sosyoekonomik sorunlar, bu düşündürücü tablo üzerinde belirleyici olmaktadır. Sosyal ve siyasî bünyemizin bu tür olumsuzluklar karşısında direncinin artırılması zorunluluk arzetmektedir.
* Sosyal ahlâk yasası
Siyasî, kültürel ve ahlâkî yozlaşmanın önüne geçilebilmesi için alınması gereken tedbirleri ve yapılacak düzenlemeleri içerecek “Sosyal Ahlâk Yasası” çıkarılacaktır.
* Çocuklarımızın eğitilmesi
Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın eğitimlerine ilişkin müfredat programlarında; temel hak ve özgürlükleri, yasalar karşısındaki sorumlulukları, topluma zarar vermeyecek hâl ve hareketleri, kamu malına en az kendi malı kadar önem vermeleri, insanî ilişkiler gibi hususların yer alması sağlanacaktır.
* Caydırıcı müeyyideler
Yolsuzluk yapan kamu görevlilerine, tüketiciyi aldatanlara ve vergisini vermeyenlere ağır cezalar getirilmesinin yanı sıra, bunların kamuoyuna duyurulması sağlanacaktır.
* Mal bildirimlerinin açıklanması
Milletvekilleri, belediye başkanları ve üst düzey kamu görevlilerinin, görev öncesi ve görev sonrası mal bildirimlerinin kamuoyuna açıklanmasını sağlayacak yasal düzenleme yapılacaktır.
Siyasî partilerin merkez yönetimlerinde, il ve ilçe teşkilâtında görevli başkan ve üyeler mal bildiriminde bulunma kapsamına alınacaktır.
* Siyasîlerin gelir kaynakları ve harcamaları
Siyasî partilerin ve siyasetçilerin gelir kaynakları ve seçim harcamaları denetim altına alınacak ve kamu oyunun bilgisine sunulmasını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılacaktır.
Milletvekillerinin görev süreleri içinde, özel şirketlerde yönetim kurulu üyeliklerinde bulunmalarını engelleyecek etkin hukukî düzenlemeler yapılacaktır.
* Yolsuzluk iddialarının siyasî pazarlık konusu edilmemesi
Başbakan ve Bakanlar hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle TBMM Genel Kurulunda soruşturma açılmasını takiben, söz konusu iddiaların Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca da adlîsoruşturmasının yapılmasına imkân sağlayacak Anayasal düzenlemeler yapılacaktır. Böylece yolsuzluk iddialarının karalama ve aklama şeklinde siyasî pazarlıklara konu edilmesi önlenecektir.
* İlkeli, seviyeli ve temiz bir yönetim anlayışı
Türk siyasî ve bürokratik hayatına ilkeli, seviyeli ve temiz bir yönetim anlayışı yerleştirmek Milliyetçi Hareket Partisinin özel değer verdiği yaklaşımlarından biridir.
7. EKONOMİK HEDEF VE POLİTİKALAR
7.1. EKONOMİ POLİTİKAMIZIN ESASLARI
* İstikrarlı büyüme
Piyasa ekonomisi kurallarının işletilerek tekelci oluşumların ve haksız rekabetin önlenmesi, kamunun ekonomideki rolünün yol gösterici, düzenleyici ve denetleyici faaliyetler ile sınırlandırılarak; özel sektör dinamizminin ve teşebbüs gücünün desteklendiği istikrarlı bir büyümenin gerçekleştirilmesi, partimizin ekonomi politikasının esasını oluşturmaktadır.
* Dünya ekonomisi ile bütünleşmiş üretim ekonomisi
Dışa açık ve rekabetçi bir yapı içerisinde dünya ekonomisi ile bütünleşilerek, bölgesel ve küresel gelişmelerin önde gelen belirleyicileri arasında yer alınmasını, bilgi çağının gereği olarak bilgi üretiminin desteklenmesi, bilgiye hızlı ve kolay ulaşımın sağlanması suretiyle bilginin en etkin tarzda kullanımının gerçekleştirilmesini, kolay ve spekülâtif kazanç sağlayan ranta dayalı bir tüketim ekonomisi yerine, teknolojik gelişmeyi, verimliliği ve istihdamı esas alan bir üretim ekonomisinin oluşturulmasını gerekli görmekteyiz.
7.2 MAKROEKONOMİK HEDEFLER
* Makroekonomik istikrar
Kamu finansmanı, malî piyasalar ve bankacılık sistemi ile dış ticaret ve ödemeler dengesinde yaşanan aksaklıkların yapısal reformlarla giderilerek makroekonomik istikrarın sağlanması temel hedefimizdir.
İstikrarsız bir ekonomide enflâsyonu önlemek ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi yakalamak mümkün görülmemektedir. Kamu kesimi açıkları; yüksek enflâsyonun ve dalgalı ekonomik büyümenin en önemli sebeplerinden biridir.
Küresel bir güç olabilmek için yüksek oranlı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi sağlamak amacındayız. Bu amaca ulaşmak için; enflâsyon, faiz ve kamu açıkları gibi değişkenlerdeki iyileştirmelerin yanı sıra, bütün üretim faktörlerinin verimliliğini artırmamız hayatî önem taşımaktadır.
* Küresel rekabet
Yeni yüzyılda dünyada oluşan yeni ortam ekonomik anlamda da büyük fırsatlar oluşturmakta, uluslar arası ticaretin serbestleşmesi ve sermaye hareketlerinin artması ülke ekonomilerinin gelişme potansiyellerini güçlendirmektedir. Bütün kurum ve kurallarıyla rekabet ortamının sağlanması, yerli ve yabancı yatırımların ilgisini ülkemize çekecektir. Ekonomik istikrarı sağlamış ve yapısal dönüşümleri gerçekleştirmiş bir Türkiye, bu fırsatlardan büyük ölçüde yararlanacaktır.
Küresel rekabette Bayrağımızı, kendi markaları ile uluslar arası kalitede mal ve hizmet üreten Türk firmalarının taşıması, ekonomide milliyetçilik anlayışımızın özünü oluşturmaktadır.
* Bilgi ve teknoloji üretimi
Çağımızda teknoloji ve bilgi yoğun yüksek katma değerli mal ve hizmet üretiminin önemi giderek artmaktadır. Toplumumuzu, en yüksek seviyede bilgi ve teknolojiyi üreten ve kullanan bir toplum hâline getirmeyi hedeflemekteyiz.
* Yapısal reform
Ekonomide istikrarı yakalamak ve kalıcı kılmak için, sorunlara günübirlik çözümler aramak yerine; vergi, kamu harcama sistemi, tarımsal destekleme, bankacılık, devlet işletmeciliği ve özelleştirme alanlarında yapısal reformlara gidilecektir.

7.3. KAMU FİNANSMANI
* Kamu harcama politikası
İsraf ve savurganlık alışkanlığı, harcama mevzuatından kaynaklanan sorunlar, üretilen hizmet ile kullanılan kaynak arasında ilişki kurulamaması gibi nedenlerle kamu harcamaları yüksek boyutlara ulaşmış ve bütçe esnekliğini yitirmiştir. Mahiyeti ne olursa olsun bütün kamu harcamalarında etkinliğin sağlanması esas olacaktır.
Kamusal karar alma sürecinde, plân-program-bütçe ilişkisinin yeterince kurulamaması kamu kaynaklarının etkin dağıtımı ve kullanımını zaafa uğratmakta, kamusal nitelikli birçok harcamanın bütçe dışında şekillenmeye başlaması ise bir maliye politikası aracı olarak bütçenin etkin kullanımını zorlaştırmaktadır. Ayrıca, muhasebe sisteminin yeterli düzeyde bilgi üretememesi ve malî raporlamanın olmaması malî sorumluluğun tespitini ve denetimin gerektiği gibi yapılmasını engellemektedir.
Kaynakların etkin dağılımı ve kullanımını sağlamak amacıyla; bütçeler orta vadeli bir perspektifte hazırlanacak, bütçe hazırlama sürecinde yetki ve sorumluluklar net bir şekilde tespit edilerek parlâmentonun etkinliği artırılacak, malî raporlama ve hesap verme sorumluluğunun geliştirilmesiyle birlikte malî saydamlık sağlanacaktır.
* Yatırım politikası
Proje stokunun büyüklüğü, aktarılan kaynakların yetersizliği, proje seçiminde objektif kriterlere yeterince uyulamaması ve projelerin uygulanmasındaki gecikmeler, kamu yatırımlarında başlıca sorunlar olarak göze çarpmaktadır.
Yatırımlarda devletin rolü yeniden belirlenecek; bu kapsamda kamu yatırımları ağırlıklı olarak alt yapı alanlarında yoğunlaştırılacak, diğer alanlarda özel kesim yatırımları teşvik edilecektir. Kamu yatırım proje stoku, teknik kriterler yanında, bu ilke çerçevesinde gözden geçirilerek ayıklamaya tabi tutulacak ve önceliklendirilecektir.
* İstihdam Politikası
Ekonomide yaratılan kaynakların giderek artan kısmının kamu tarafından kullanılması, insanımız için devletin iş ve aş kapısı olarak görülmesi anlayışını pekiştirmiştir. Uygulanacak ekonomik politikalarla daha iyi şartlarda özel sektör istihdamı teşvik edilecek ve kamu personeli sayısındaki gereksiz artış önlenecektir.
Cari harcamalar politikası, kamu hizmetlerinin sağlıklı ve yeterli olarak yerine getirilmesini sağlayacak şekilde oluşturulacaktır.
Kamu çalışanları arasındaki ücret ve maaş adaletsizliği giderilecek, refah seviyeleri performanslarına bağlı olarak artırılacaktır.
Tarım kesimine yönelik gelir politikası, çiftçimizin mağdur olmasının önleneceği ve emeğinin hakkını en iyi şekilde alacağı bir sistem üzerine inşa edilecektir.
* Kamu gelirleri politikası
Kamunun elde ettiği gelirlerin harcamaları karşılaması esastır. Kamu gelirlerinin tahakkukunda; kamu harcamalarının sağlam kaynaklardan karşılanması, yatırım, üretim ve ticaretin teşvik edilmesi gibi ekonomik politikaların yanı sıra, sosyal adaletin sağlanması, bölgesel gelişmişlik farklarının en aza indirilmesi, istihdamın artırılması gibi sosyal politikalar göz önünde bulundurulacaktır.
* Adaletli bir vergi sistemi
Herkesin malî gücüne göre vergi ödediği adaletli bir vergi sistemi kurmak temel amacımızdır. Bu kapsamda, kayıt dışı ekonominin asgarî seviyeye indirilmesi suretiyle verginin tabana yayılması sağlanacaktır. Daha sonraki aşamada, yatırım ve üretimi teşvik etmek amacıyla bazı vergilerde oranlar aşağı çekilecektir.
Vergi kanunları; verginin konusu, matrahı ve vergi çeşitleri itibarıyla tümüyle gözden geçirilerek uygulamada basitlik ve etkinlik sağlanacaktır.
Vergi denetimlerine önem verilecektir. Vergi idaresi organizasyon yapısındaki sorunlar çözülecek, idarenin insan gücü ve teknik alt yapı yetersizliği giderilecektir.
* Kamu taşınmazları
Kamunun elinde bulundurduğu sosyal tesis, lojman ile kamu arsa ve arazileri; gelir sağlama, harcamaların kısılması, çalışanlar arasında adaletin sağlanması, şehirleşme, konut ve tarım politikaları ile kamu hizmetinin etkin yürütülmesi ilkesi çerçevesinde gözden geçirilecek ve bu taşınmazların ekonomiye yeniden kazandırılmaları sağlanacaktır.
* Bütçenin birliği
Fonların önemli bir kısmının tasfiyesiyle birlikte fon adı altında toplanan gelirlerin bütçe gelirleriyle entegrasyonuna önem verilecek, bir yandan mükerrer vergilemeden kaçınılacak, diğer yandan kamunun gelir kaybı en aza indirilecektir.
* Borç yönetimi politikası
İç ve dış borçlanmanın etkin bir şekilde yürütülüp yönlendirilmesi ve uluslar arası standartlara uygun olarak muhasebeleştirilip raporlanması amacıyla borçlanmaya ilişkin mevcut müesseseler, “Borç İdaresi” adı altında yeniden yapılandırılacaktır.
Borç yönetimi ile ilgili yasal çerçeve özel bir Borçlanma Kanunu ile belirlenecektir. Bu kanunda; borçlanma, borç yönetimi, garanti verme şartları ve kamu kesimine uygun şekilde dış finansman sağlanmasına dair hususların usul ve esasları belirlenecektir.
7.4 MALÎ PİYASALAR VE BANKACILIK
* Uluslar arası normlarda malî sistem
Malî sistemin fonksiyonunu yerine getirebilmesi; ülke şartları ve uluslar arası normlar dikkate alınarak hazırlanmış hukuki düzenlemelere, etkin ve modern gözetim/denetim sistemlerine ve ülkedeki siyasî istikrara bağlı bulunmaktadır.
* Bankalardaki fonların kârlı ve verimli yatırımlara aktarılması
Ülkedeki bankacılık sektörünün kamu borçlanma ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılaması ve fon kaynaklarının bu şekilde kullanılması reel sektörün finansmanına ayrılan payı küçültmüş ve pahalılaştırmıştır. Yüksek faiz ortamında yatırımın güçleşmesi ve üretimin cazibesini kaybetmesi, sanayicinin de rant peşinde koşmasına neden olmuştur.
Kamunun borçlanma ihtiyacının en aza indirilerek bankacılık sektöründe toplanan tasarrufların, verimliliği ve kârlılığı düşük kamu harcamaları yerine, daha ekonomik yatırımlara yönlendirilmesi sağlanacaktır.
* Kredi maliyetlerinin düşürülmesi
Bankaların kaynak maliyetini artıran unsurlar yeniden değerlendirilerek, zarurî olmayanların tasfiyesi sağlanacak, bu suretle yaratılacak avantajın ise doğrudan kredi faizlerine yansıtılması temin edilecektir.
Yurt içi tasarrufların yurt dışına kaymasını önleyecek tedbirlerin alınması ve manyetik para kullanımı yaygınlaştırılıp nakit para ihtiyacı en aza indirilmesi suretiyle sermayenin sistemde kalması temin edilecek, bilgisayar teknolojisinin tüm imkânlarının kullanılması suretiyle de operasyonel maliyetler kısılacaktır.
* Sermaye piyasalarının geliştirilmesi
Sermayenin tabana yayılması diğer bir temel hedefimizdir. Bu itibarla, başta menkul kıymet borsaları olmak üzere sermaye piyasalarının gelişimi ile yabancı yatırımcı etki ve kontrolünden kurtulmasını sağlayacak tedbirler alınacak, daha fazla küçük ve orta ölçekli yurt içi yatırımcının sisteme girmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmek suretiyle de piyasaların yeterli derinliğe kavuşması temin edilecektir.
Yurt dışı para, menkul kıymet ve mal piyasaları ile ilişki ve iş birliği geliştirilecektir.
* İstikrarlı, şeffaf ve güvenli bankacılık
Malî sistemin istikrarı, uygulamaların şeffaflığı ve vatandaşın tasarrufunun güvence altına alınması Milliyetçi Hareket Partisi olarak sisteme bakış açımızı yönlendiren temel unsurlardır. Bu bakımdan, vatandaşlarımızın tasarruflarının yatırıldığı alanlar, üstlendikleri riskler, hakları, yükümlülükleri, yaptıkları işlemler ile işlem yaptıkları kurumlar hakkında yeterli bilgi sahibi olmaları ve tasarruflarını değerlendirirken seçici davranmaları temin edilecektir.
7.5 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER
* Yeni ve büyük atılım
Bölgesel ve küresel bir güç olma amacımızı ifade eden “Lider Ülke Türkiye” hedefimiz açısından dış ekonomik ilişkilerimizde yeni ve büyük bir atılıma ihtiyaç bulunmaktadır.
Ülkemizin dış ticaretinde, pazar büyüklüğü ve potansiyeli bulunan bütün ülkelerle iş birliğine gidilerek bölgesel ve sektörel çeşitlilik sağlanacaktır.
* Türk Malı imajı
İhracatta sektörel ve mal grupları çeşitliliğinin sağlanması kapsamında, katma değeri yüksek ve teknoloji yoğun mallara ağırlık verilerek “Türk Malı” imajının yerleşmesi için moda-marka oluşturulması ile tanıtım ve tasarım faaliyetleri desteklenecektir.
Yurt dışındaki Türk müteşebbislerinin Türkiye ve diğer ülkelerde yapacakları yatırımlar desteklenecek ve bu konuda gerekli danışmanlık hizmetleri verilecektir.
* Kurumsal yapılanma
Üretim, yatırım ve ihracatı teşvik ile dış ticarete ilişkin kurumsal yapılanmaların dağınıklığı giderilecek, yeni dış ekonomik atılım ile bu alanda koordinasyon ve etkinliği sağlayacak bir oluşum, devletin yeniden yapılanması çerçevesinde gerçekleştirilecektir.
Uluslar arası rekabette Türk firmalarının başarılı olabilmesi için, teknolojik yenilenme, ar-ge ve kalite artırma faaliyetlerine gereken destek sağlanacaktır.
* Sürdürülebilir ihracat artışı
Ulaştırma, enerji ve diğer girdi maliyetleri bakımından Türk sanayicisinin uluslar arası rekabet gücünü engelleyen unsurlar ortadan kaldırılacak ve yatırım-üretim-ihracat zinciri sağlıklı olarak kurulacaktır. Böylece, kaliteli ve yeterli üretimle sürdürülebilir ihracat artışı sağlanacak ve hayalî ihracata fırsat verilmeyecektir.
Uluslar arası ekonomik kuruluşlar ve bölgesel oluşumlar çerçevesinde verilen sözler ve taahhütlerin karşılıklı olarak yerine getirilmesi sağlanacaktır.
* Elektronik ticaret
Dünya ticaretinde payı giderek artmakta olan elektronik ticaretin geliştirilmesi için gerekli hukuki, idarî ve teknolojik alt yapı oluşturulacaktır.
* Yabancı sermaye
Ülkemizin dünya ile entegrasyonu ve dünya siyasetinde etkinliğinin artırılmasını teminen; bir yandan, başta müteahhitlik hizmetleri olmak üzere Türk müteşebbislerinin yabancı ülkelerde yatırım yapmaları özendirilirken, diğer yandan, yabancı sermayeden azamî ölçüde yararlanmaya yönelik ekonomik ve hukukî düzenlemeler gerçekleştirilecektir.
Kamu ve özel sektörün birlikte temsil edileceği “Yabancı Sermaye Kurulu” oluşturularak yabancı sermayenin ülkemize çekilebilmesi, yerli ve yabancı yatırımcıların bir araya getirilmesi ve etkin bir tanıtım yapılmasına yönelik politikalar geliştirilecektir.
Uluslar arası rekabet gücüne sahip yüksek katma değerli mal ve hizmet üretmek, ileri teknoloji transferini gerçekleştirmek, istihdam artışı sağlamak, yönetim kapasitesi ve iş gücü kalitesini geliştirmek amacıyla, millî menfaatlerimizi gözeten; kanunlara, çevreye ve insana saygılı doğrudan yabancı sermayeye her türlü kolaylık sağlanacaktır.
7.6. ÖZELLEŞTİRME
* Devletin aslî hizmetlerinde etkinlik
Özelleştirme ile devletin ekonomiye doğrudan müdahalesinin sınırlandırılması, verimliliğin arttırılması, ekonomide rekabet ortamının tesisi, kamu maliyesi üzerindeki yükün hafifletilerek Devletin aslî görevlerinin daha etkin bir şekilde yerine getirilmesi ve sermayenin tabana yayılması amaçlanmaktadır.
* Kamuoyu desteği ve şeffaflık
Özelleştirme uygulamalarında; kapsam ve öncelikler yeniden belirlenecek, kamuoyunun desteği ile birlikte uzlaşma ve şeffaflık temin edilecek ve özelleştirme sonrası yeni yatırım ve istihdam imkânları yaratılması ile ekonomi ve millî güvenlik açısından stratejik öneme sahip olan kuruluşlarda kamunun gerektiğinde müdahale ve yönlendirme yapabilmesi, belirleyici unsurlar olarak dikkate alınacaktır.
* Piyasayı düzenleyici kurumlar
Özelleştirilecek kuruluşlarda kalite ve maliyet yapısı bakımından uluslar arası rekabet şartlarında üretim yapılabilmesi, tüketici hak ve menfaatlerinin korunması, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının gözetilmesi, yap işlet devret, yap işlet ve işletme hakkı devri gibi finansman modellerinin rekabeti engellememesi ve kamuya ilâve yük getirmemesi, ayrıca özelleştirme sonrasında piyasayı düzenleyici kurumların oluşturulması özelleştirme politikamızın belirleyici özelliği olacaktır.
7.7. BİLİM VE TEKNOLOJİ
* Bilim ve teknolojiye egemenlik
Sanayi toplumundan enformasyon toplumuna ve giderek bilgi toplumuna geçişin eşiğinde milletlerin geleceğe güvenle bakabilmelerinin temel şartlarından biri de bilim ve teknolojiye gereken önemi vermeleridir. Küreselleşme olgusu ile birlikte; uluslar arası rekabet şartlarında üretim yapılabilmesi ve yapılan üretimin hızla ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürülerek genel refah seviyesinin yükseltilmesi, ülkelerin bilim ve teknolojiye egemen olmalarına ve yeni teknoloji üretim yöntemleri geliştirmelerine bağlıdır.
Bilim ve teknolojide çağın yakalanarak, ülkemizin kendine özgü şartlarını dikkate alan bir sanayileşmenin tesisi ve insanlığın ortak mirası olan bilim ve teknoloji üretimine katkıda bulunulması temel hedeflerimizdendir.
* Bilime ve bilim adamına gereken önemin verilmesi
Temel eğitimden başlamak üzere, eğitim ve öğretimde aklın ve bilimin hâkimiyeti sağlanarak, öğrenci ve öğreticilere sorgulayıcı ve araştırmacı bir kimlik kazandırılacak, bilime, bilimsel düşünceye ve bilim adamına gereken önem verilecektir.
* Bilimsel araştırmalara daha fazla kaynak
Üniversitelerimizin öğretim ve ar-ge faaliyetleri bakımından çağın gerektirdiği kaliteye ulaşarak, bilgi ve teknoloji üretim merkezleri hâline gelmesi için gerekli düzenlemeler yapılacak, bilimsel araştırmalara ayrılan kaynaklar artırılacaktır.
Üniversite - sanayi iş birliğinin önemli araçlarından olan teknoparklar ve teknoloji serbest bölgelerinin gelişimini sağlayacak tedbirler alınacaktır.
Bilimsel ve teknik araştırma kuruluşları yeniden yapılandırılarak demokratik ve özerk bir statüye kavuşturulacaktır.
* İnovasyon sistemi
Bir fikri pazarlanabilir bir ürüne, geliştirilmiş bir üretim ya da dağıtım yöntemine veya toplumsal bir hizmet arzına dönüştürme konusunda yenilik sistemi oluşturulacaktır.
* Kritik teknolojilerin desteklenmesi
Öncelikli teknolojiler belirlenerek; devletin bu yöndeki yatırımlara kaynak ayırması sağlanacak ve özel sektörün bu alanlardaki yatırımları teşvik edilecektir. Bu teknolojilerin belirlenmesinde ise; uluslar arası rekabette üstünlük ve özellikle savunma sanayi açısından kendine yeterlilik sağlayan teknolojiler ile tüm ekonomik faaliyetleri etkileyen genel mahiyetteki teknolojiler ve çevre dostu üretim teknolojileri esas alınacaktır.
Bilim ve teknolojideki hızlı gelişim ve yoğun etkileşim sonucunda, gen mühendisliği, moleküler biyoloji ve biyoteknoloji gibi bilim dallarının milletimiz ve insanlık yararına kullanılmasını sağlayacak politikalar geliştirilecektir.
Başta tarım olmak üzere birçok ekonomik faaliyetin getirisini artırabilmek, ya da telekomünikasyon gibi bazı toplumsal hizmetleri çağın normlarına uygun olarak sürdürebilmek için uzay-uydu teknolojilerinin gelişimi sağlanacaktır.
* Bilgiye kolay erişim
Bilgi toplumunun temel taşı niteliğindeki bilgiye iş yeri, okul ve evlerden kolayca erişimi teminen, millî enformasyon ağına ilişkin alt yapı oluşturulacak, bilgisayar yazılım ve donanım faaliyetlerinin teşviki suretiyle de özellikle yazılım alanında lider ülkeler arasına girilmesi yönünde çalışmalar yapılacaktır.
* Türk Cumhuriyetleri ile iş birliği
“Avrasya Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Merkezi” kurularak Türk Cumhuriyetleri ile bilimsel ve teknolojik iş birliği geliştirilecektir.
* Sosyal bilimlerde araştırmaların desteklenmesi
Yaşadığımız çağı ve toplumumuzu daha iyi anlamamızı sağlayan, ekonomi, hukuk, tarih, arkeoloji, sosyoloji ve din bilimleri gibi sosyal alanlarda da araştırmalar desteklenecektir.
* Bilimde cazibe merkezi, Türkiye
Ekonomik ve toplumsal kalkınmanın en önemli faktörlerinden birinin de yetişmiş insan-beyin gücü olduğu gerçeğinden hareketle; yurt dışındaki seçkin üniversite ve diğer bilimsel kuruluşlarla doğal köprü kurulması anlamına gelen yurtdışı doktora burs programlarının etkinleştirilmesi ve bilim camiası için Türkiye’yi bir çekim merkezi hâline getirecek ekonomik, sosyal ve teknolojik alt yapının oluşturulması sağlanacaktır
7.8. SEKTÖREL POLİTİKALAR
* Sanayileşme politikası
Tüketici sağlığını ve tercihlerini gözeten, çevre normlarına uygun üretim yapan, yerel kaynakları harekete geçiren, nitelikli iş gücü istihdam eden, ileri teknoloji kullanan ve üreten, özgün tasarım ve marka yaratarak uluslar arası piyasada rekabet edebilen bir sanayi oluşturulması temel amacımızdır.
* Savunma sanayii
Ülkemiz için gerek güvenlik gerekse ekonomik açıdan büyük öneme sahip olan savunma sanayiinin, teknoloji üretebilen ve diğer sanayilerle entegre olan bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır.
* Elektronik sanayii
Elektronik sanayii ile yazılım sektörünün gelişimine ve bilgiye dayalı yüksek katma değer sağlayacak öncelikli alanlarda yeni ürün geliştirilmesine önem verilecektir.
* Madencilikte özel sektör ve yabancı sermayenin teşviki
Bilinen maden rezervlerimize ilâve olarak yeni rezervlerin bulunması, sanayi ve enerji sektörlerinin ham madde taleplerinin ucuz ve güvenli bir şekilde sağlanması, işlenmiş maden ihracatımızın artırılması, ithal zorunluluğu olan madenlerde arz güvenliğini sağlamak amacıyla özel sektörün Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere yurtdışında yatırım yapması desteklenecektir.
Arama faaliyetlerine tahsis edilen kaynak artırılacak ve özel sektörün arama faaliyetlerine girmesini sağlayıcı tedbirler alınacaktır. Arama ve işletme faaliyetlerinde teknoloji, finansman ve pazarlama açısından yaşanan sıkıntılar yabancı sermayenin teşviki suretiyle giderilecektir.
* Yeterli ve kesintisiz enerji
Ülkenin enerji ihtiyacının kesintisiz ve yeterli bir şekilde kaynak çeşitliliği sağlanarak; düşük maliyetle, güvenli ve çevreye duyarlı bir arz sistemi içinde karşılanmak suretiyle sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması esastır. Bu çerçevede, kamu enerji yatırımları plânlı ve istikrarlı bir şekilde devam ettirilecek, yerli ve yabancı sermayenin bu alandaki yatırımları teşvik edilecektir.
Enerji sektöründe özel ve kamu kesimi faaliyetlerini düzenleyerek tüketici haklarının koruyan rekabete açık, sağlıklı ve etkin işleyen bir piyasanın oluşturulması için gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Ayrıca, enerji plânlamasında ve yapılacak uluslar arası anlaşmalarda kaynak ve ülke çeşitliliğine gereken önem verilerek, bağımlılık oluşması önlenecektir.
Enerji kaynaklarının üretiminden tüketimine kadar her aşamada sağlıklı işleyen bir proje seçimi, değerlendirme, denetim ve işletim yaklaşımı esas alınarak özel kesimin en üst düzeyde yatırım ve işletme faaliyetlerine katılımı sağlanacaktır.
* Yeni ve yenilenebilir kaynaklardan enerji
Enerji üretiminde rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle gibi yeni ve yenilenebilir kaynaklardan azamî ölçüde yararlanılması için gerekli tedbirler alınacak, ileri ve güvenli teknolojiyi kullanan nükleer enerji üretimine hızla geçilecektir.
* Enerji tasarrufunda tüketici bilinci
En önemli enerji kaynaklarından olan elektriğin dağıtım ve kullanımında kayıp ve kaçaklar önlenecek, kullanılan teknolojinin geliştirilmesine ve yeni bir santral kurulması ile eş anlamlı olan enerji tasarrufu konusunda tüketici bilinci oluşturulmasına gereken önem verilecektir.
* Hızlı, güvenli ve düşük maliyetli ulaştırma sistemi
Ekonomik ve sosyal gelişimde ulaşım türleri arasında en uygun dengeyi gözeten yaygın, hızlı, güvenli ve düşük maliyetli bir ulaştırma sistemi büyük önem arz etmektedir.
Ülkemizin uluslar arası kara taşımacılığındaki konumu da dikkate alınarak kara yolu taşımacılığındaki alt yapı eksiklikleri giderilecektir.
Kara yolu taşımacılığının, hizmet açısından maliyeti yükseltmesinin yanı sıra, giderek artan trafik yükü ve çevre kirliliği açısından da getirdiği olumsuzluklar nedeniyle yük ve yolcu taşımacılığının demir yolu ve deniz taşımacılığına kaydırılması sağlanacaktır.
* Demir yolu ağının yaygınlaştırılarak teknolojisinin yenilenmesi
Demir yollarının genel ulaştırma içindeki payı artırılacak, demir yolları taşımacılığında demir yolu ağının yaygınlaştırılması ve kullanılan teknolojinin geliştirilmesi suretiyle piyasa koşullarına uyumlu, etkin ve ekonomik hizmet üreten işletmecilik anlayışına kavuşturulması ve diğer ulaşım türleriyle entegrasyonu sağlanacaktır.
* Deniz taşımacılığının güçlendirilmesi
Deniz taşıma filosunun ihtiyaç duyulan yaş, tip ve tonajda yeni gemilerle takviye edilerek kapasitesinin ve verimliliğinin artırılması için gerekli tedbirler alınacak ve deniz taşımacılığının alt taşıma sistemleriyle birlikte bir zincir hâline geldiği dikkate alınarak, liman alt yapıları, terminal imkânları ve ana ulaşım arter bağlantıları ve yetersizlikleri giderilerek, ulaştırma sistemi bir bütün olarak geliştirilecektir.
* Sivil havacılığın geliştirilmesi
Hava yolu taşımacılığındaki gelişmelere paralel olarak sivil havacılıkla ilgili otorite; karar verme, uygulama ve denetleme görevini gereği gibi yerine getirecek şekilde ve bağımsız bir kurum olarak yeniden yapılandırılacaktır.
Hava yolu taşımacılığının uluslar arası standartlara uygun şekilde hizmet verebilmesi için tedbirler alınacak, özellikle turizme yönelik olarak taşımacılık yapan özel hava yolu şirketlerinin geliştirilmesi için gerekli destek sağlanacaktır.
* İletişim ve haberleşme alt yapısı
Küreselleşen dünyada haberleşme ve iletişim önemli yere sahiptir. İletişim, gelişen bilgisayar teknolojisi ve yazılımı ile daha da önem kazanmıştır. Bu çerçevede, veri aktarma, iletişim ve haberleşme konusunda gerekli alt yapı yatırımları tamamlanarak, ülkemizin bilgi üreten ve bunu pazarlayan ülkeler arasında yer alması sağlanacaktır.
* Turizm
Ülkemizin turizm potansiyeli bu sektörden çok daha fazla gelir elde etmemize imkân verecek kapasitededir. Ayrıca turizm, Türkiye açısından çok önemli olan tanıtım bakımından da etkili bir araçtır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak turizm sektörüne büyük önem verilmesi gerektiğine inanmaktayız.
* Tarım Kentleri Projesi
Tarım kesimimizdeki yerleşim düzeninin, ülkemizin bazı bölgelerinde son derece dağınık olması, tarımın geliştirilmesi için şart olan alt yapının tesisini, yaşama ve çalışma şartlarının düzeltilmesini, pazar ile ilişkinin yeterli ölçüde sağlanmasını güçleştirmektedir.
Yerleşim birimlerinin (köy, mezra, oba, yaylak vb.) çok küçük ve dağınık olduğu bölgelerde yerleşim sayısını azaltmak, nüfusu, alt yapı ve diğer hizmetlerin ekonomik olarak götürülmelerine imkân verecek düzeye çıkarmak ve bu bölgelerdeki kırsal kesim gelişmesini hızlandırabilmek için “Tarım Kentleri Projesi” nden yararlanılacaktır.
Tarım Kentleri Projesi; köylerde yaşayan vatandaşlarımızı iktisadî, sosyal ve idarî yönden yeni bir yapıya kavuşturmak, küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarının bu yerleşim biriminin etrafına gelmesini sağlamak, tarım ürünlerinin olabildiğince üretildikleri yerde yarı ve tam mamul hâle getirilmesine imkân vermek, üretim birlikleri ve kooperatifler aracılığı ile üretim ve pazarlamaya güçlü bir yapı kazandırmak, eğitim, sağlık ve diğer hizmetleri daha etkin olarak insanlara ulaştırmak, gelir ve hayat şartları bakımından şehirle köy arasındaki farklılığı azaltmak, köylü nüfusu toplumla daha yoğun biçimde bütünleştirmek hedeflerini gerçekleştirecektir.
Tarım Kentleri bulundukları bölgelerde hayat şartları, alt yapı avantajları, idarî hizmetlere ulaşmanın kolaylıkları ile çekim merkezi olacak, böylece belirli bölge ve o bölgelerdeki büyük şehirlere akan iç göçü de azaltacaktır.
* Modern tarım işletmeciliği
Kaynakların etkin kullanımı ilkesi çerçevesinde ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslar arası gelişmeler boyutunu bütün olarak ele alan örgütlü, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir bir tarım sektörünün oluşturulması temel amacımızdır. Bu kapsamda, üretici örgütlerinin güçlendirilmesi, tarımsal işletmelerin rekabet güçlerinin artırılması ve pazarlama ağlarının geliştirilmesine ağırlık verilecektir.
* Tarımsal üretimin talebe uygun yönlendirilmesi
Ürün fiyatlarına devlet müdahaleleri yerine, üretimin piyasa şartlarında talebe uygun olarak yönlendirilmesi sağlanacak, üretici gelir düzeyinin yükseltilmesi ve istikrarı esas alınacaktır.
Üretimde girdi maliyetleri azaltılacak, verimlilik artırılacak ve teknoloji kullanımı teşvik edilecektir.
* Çiftçi ve ürününü risklere karşı koruma
Çiftçimizi ve ürününü risklere karşı korumak amacıyla; ürün sigortası sistemi, vadeli işlemler borsası, sözleşmeli çiftçilik müesseseleri geliştirilecektir.
* Tarım-sanayi entegrasyonu
Tarım-sanayi entegrasyonunun geliştirilmesi, işleme sanayinin rekabet gücünü artırıcı mahiyette uygun ve kaliteli ham madde temini ile tarımsal sanayiye dönük sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması sağlanacaktır.
* Tarım sektöründeki işletme, kuruluş ve kooperatiflere ilişkin yapısal düzenlemeler
Tarım sektöründe faaliyet gösteren KİT’ler, zaman içinde faaliyet alanları sınırlandırılarak gerekli hâllerde müdahale görevini üstlenen kuruluşlar hâline getirilecek, tarım satış kooperatiflerinin rasyonel çalışmaları sağlanacaktır.
Ziraat Bankası yeniden yapılandırılarak, banka kaynaklarının amacı dışında kullanılması önlenecek ve tarım sektörünü gerçek anlamda destekleyecek bir yapıya kavuşturulacaktır.
Tarım işletmelerinde, optimum işletme büyüklüğü bölgelere göre tespit edilecek ve belirlenecek işletme büyüklüklerine bağlı özendirici tedbirler geliştirilecektir.
* Ormanların korunması ve geliştirilmesi
Orman köylüsü ile ormanların korunması ve geliştirilmesi amacı arasında menfaat ve amaç birliğini sağlayacak bir ortam yaratılacaktır. Orman köylüsüne ormanlara zarar vermeden yapılabilecek iş alanları açılacaktır.
Özel ormancılık teşvik edilecek, bu alandaki yatırımlar daha etkin biçimde desteklenecektir. Ağaçlandırmaya uygun hazine arazileri mülkiyeti de devredilerek özel kişilerin ağaçlandırmaya katkıları sağlanacaktır.
8. BÖLGESEL KALKINMA
* Bölge plânları ve hedef sektörler
Ülkemizin, sahip olduğu potansiyelin harekete geçirilerek, geri kalmış yörelerde yaşayan halkımızın refah düzeyinin yükseltilmesi ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının giderilmesi ana hedeflerimizden biridir.
Bölgelerin, illerin ve ilçelerin özellikleri, farklılıkları, gelişmişlik düzeyleri, temel sorunları ve potansiyellerinin belirlenmesine yönelik olarak ülke genelinde bölge plânları ve il gelişme plânları hazırlanacak, ayrıca il ve ilçeler için hedef sektörler belirlenecektir.
* Sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin katkı ve katılımı
Bölgesel ve yerel sorunların tespitinde ve çözüm önerilerinin geliştirilmesinde, sivil toplum kuruluşlarının katkı ve katılımı ile bölgesel ve makro politikaların ahenk içinde yürütülmesi sağlanacaktır.
Sanayi ve hizmetler alanında potansiyel arz eden orta büyüklükteki iller belirlenerek, bu merkezlerin alt yapı ihtiyaçları sür’atle giderilecek ve özel sektör için uygun yatırım ortamı oluşturulacaktır. Kırsal alandan büyük kentlere doğru olan göç, bu merkezlerde tutularak çarpık kentleşme önlenecektir.
Kırsal kesimde yaşayanların tarımsal faaliyetlerde ileri teknoloji kullanmalarına ve eğitimlerine gereken önem verilerek, üretimde verimlilik artışı sağlanacaktır.
Özellikle geri kalmış yörelerimizde bulunan üniversitelere, bulundukları bölgelerin ekonomik ve sosyal kalkınmaları ile ilgili olarak belirli bir “misyon” yüklenecektir. Girişimci ile üniversite arsında etkin bir iş birliği geliştirilecektir.
Gelişme eğilimi yüksek olan köylerimiz belirlenerek devlet-millet iş birliği ile bu köylerimizin alt yapısı tamamlanacak ve küçük ve dağınık yerleşim birimlerinde yaşayanların yöneleceği “Çekim merkezi” hâline gelmeleri sağlanacaktır.
İlçe düzeyinden başlayarak, il ve bölge düzeyinde, belirlenen esaslar çerçevesinde, bütün kamu kurum ve kuruluşları kendi konuları ile ilgili olarak veri tabanı oluşturacak ve bir ağ ile merkeze bağlanacaktır.
* Girişimci destekleme ve yönlendirme merkezleri
Özel sektörün güçlendirilmesi, girişimcilik ve rekabet ruhunun artırılması temel hedeflerimiz arasındadır. Yatırımın ilk aşamasından ham madde ve teknoloji teminine ve hatta pazarlamaya kadar uzanan süreçte bilgiye erişimin; bürokrasiden uzak, sürdürülebilir ve kalıcı olması önem arz etmektedir.
Her türlü yatırımın tüm bölgelerde aynı ölçüde desteklenmesi yerine, ülkenin sanayi haritası çıkartılarak, belli yörelerimiz “sektörel cazibe merkezleri” hâline getirilecektir. Yatırımların yönlendirilmesinde ve teşvik edilmesinde deprem kuşağı da dikkate alınacaktır.
9. SOSYAL HEDEF VE POLİTİKALAR
9.1. EĞİTİM VE İNSAN KAYNAKLARININ GELİŞTİRİLMESİ
* Girişimci, demokrat ve erdemli nesiller
Türk Milleti’ne mensubiyetin gurur ve şuuruna sahip, manevî ve kültürel değerlerimizi özümsemiş, düşünme, algılama ve problem çözme yeteneği gelişmiş, yeni gelişmelere açık, sorumluluk duygusu ve toplumsal duyarlılığı yüksek, bilim ve teknoloji üretimine yatkın, girişimci, demokrat, kültürlü ve inançlı nesillerin yetiştirilmesi eğitim politikamızın temel amacıdır.
* Alt yapısı uluslar arası standartlara yükseltilmiş eğitim sistemi
Eğitim sistemi, bilgi toplumunun gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılmış, uluslar arası rekabet yeteneğine sahip teknoloji kültürü gelişmiş insan gücünün yetiştirilmesini sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılacak, eğitimin alt yapı ve insan gücü imkânları uluslar arası standartlara yükseltilecektir.
* 12 yıllık temel eğitim hedefi
Okul öncesi eğitim yaygınlaştırılacak, ilk aşamada ana sınıfı dahil edilerek zorunlu temel eğitim süresi 9 yıla çıkarılacak ve uzun vadede gerekli alt yapı oluşturularak zorunlu temel eğitimin süresi 12 yıla yükseltilecektir.
İlköğretimde bilgisayar destekli “rehberlik” yoluyla öğrenciyi tanıma teknikleri geliştirilecek ve yetenek ağırlıklı değerlendirme yöntemleriyle etkin bir yönlendirme yapılacak, altıncı ve yedinci sınıftan itibaren de kabiliyetlerin ortaya çıkarılmasına ve mesleğe yönlendirmeye yardımcı olması amacıyla seçmeli derslere ağırlık verilecektir.
* Yabancı dille eğitimin kaldırılması
Öğrencilere en az bir yabancı dilin iyi bir şekilde öğretilmesinin alt yapısı oluşturulacak ve yabancı dille eğitime son verilecektir.
* Okul türü yerine program türünü esas alan bir yapı
Orta öğretim okul türü yerine program türünü esas alan bir yapıya kavuşturulacaktır. Örgün ve yaygın meslekî-teknik eğitime ve beceri kazandırıcı eğitime ağırlık verilecek, eğitim programları meslek standartlarına dayalı olarak yeniden düzenlenecektir. İş hayatı ile meslekî ve teknik eğitim arasında ilişki, iletişim ve etkileşim sağlanacaktır.
* Eğitimde fırsat eşitliği ve yeniden yapılanma
Eğitim ve öğretimde imkân ve fırsat eşitliği sağlanacak, toplumun bütün fertlerinin ilgi, eğilim ve yetenekleri doğrultusunda eğitilmesi esas olacaktır.
Yurt dışındaki Türk çocuklarının kültürel kimliklerini korumaları ve geliştirmeleri için sağlanan eğitim imkânları artırılacaktır.
Üniversiteler; ülkemizin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren, araştırma yaparak bilim ve teknoloji üreten, toplumsal gelişmeye önderlik eden, bilimsel yöntemlerle meselelere çözüm üreten, dünya üniversiteleriyle yarışan eğitim kurumları hâline getirilecektir.
Yüksek öğretim sisteminin daha demokratik ve üretken bir yapıya kavuşturulması sağlanacak; öğrenci, kurum ve akademik kadrolar arasında iş birliği ve uyumu artıracak düzenlemeler yapılacaktır.
İlköğretim ve orta öğretimde etkili bir yönlendirmeye bağlı olarak, orta öğretim başarısını ve orta öğretim sonunda yapılacak “Olgunlaşma sınavını” esas alan ve fırsat eşitliğini gözeten bir sistem uygulanmak suretiyle üniversite giriş sınavı kaldırılacaktır.
Hayat boyu öğrenme anlayışı çerçevesinde her türlü yaygın eğitim imkânları geliştirilecek, özellikle üniversiteye giremeyen gençlere beceri kazandırma ve meslek edindirme faaliyetleri artırılacak, mahallî idareler, gönüllü kuruluşlar ve özel sektör bu konuda desteklenecektir.
9.2 GENÇLİK
* Ülkemizin geleceğinin teminatı olarak gençlik
Gençliğe yapılacak yatırımı, Türkiye’nin geleceğine yapılmış en önemli yatırım olarak görmekteyiz. Gençlerin eğitim, sağlık, istihdam, sosyal güvenlik ve serbest zamanlarının değerlendirilmesiyle ilgili sorunları çözüme kavuşturulacaktır.
Gençlerin fırsat eşitliği çerçevesinde eğitim imkânlarından yararlanmaları sağlanarak eğitim düzeyi yükseltilecek ve aldıkları eğitimin onları çağın yeni şartlarına hazırlamasına özel bir önem verilecektir. Orta öğretimi tamamlayan gençlerin meslek sahibi olmaları, iyi derecede yabancı dil bilmeleri ve bilgisayar kullanmaları sağlanacaktır.
Gençler üniversite kapılarında bekletilmeyecek, ilköğretim ve orta öğretim kademesindeki yönlendirme çerçevesinde ve yetenekleri ölçüsünde istedikleri bölümde yüksek öğretime devam etme imkânına kavuşacaklardır.
Üniversite öğrencilerinin beklentileri doğrultusunda sorunlarına çözüm bulunması amacıyla okul yönetimi, öğretim elemanı ve öğrenci arasındaki diyaloğu sağlayacak mekanizmalar geliştirilecektir.
* Çağdaş imkânlarla donatılmış eğitim sistemi
Orta öğretim ve yüksek öğretimde okuyan gençlerin burs ve kredi imkânları artırılacak, yeni öğrenci yurtları yapılarak barınma ihtiyaçları karşılanacaktır. Yurtlar, bilgisayar ve internet kullanımının ve sosyal faaliyetlerin gerçekleştirilebileceği çağdaş mekânlar hâline getirilecektir.
Engelli gençlerin eğitim alanları genişletilecek, eğitimlerini sürdürebilmeleri için gerekli eğitim alt yapısı ve teknolojik imkânlar artırılacaktır. Bu kesimin, eğitimlerine normal olarak devam edebilmeleri için fizikî ve sosyal çevrenin oluşturduğu engeller ortadan kaldırılacaktır.
* Çalışan gençlerin meslekî ve teknik eğitimi
Çalışan gençlerin bilgi ve beceri eksikliklerinin giderilmesi amacıyla Çıraklık Eğitim Merkezleri yeniden yapılandırılarak sayıları artırılacak, verimli ve etkin hâle getirilerek sanayinin ihtiyaç duyduğu teknik iş gücünün bu merkezlerden temin edilmesi sağlanacaktır.
* Rehabilitasyon merkezleri
Gençleri suça iten sebepler ortadan kaldırılacak, suç işlemiş ve hüküm giymiş gençleri potansiyel suçlu olmaktan çıkararak yeniden topluma kazandırmak için rehabilitasyon merkezleri ve meslek edindirme kursları açılacaktır.
Gençlerin suç işlemeye ve kötü alışkanlıklara yönelmelerini önlenmek için aile müessesesinin kuvvetlendirilmesine, gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri sosyal ve kültürel zeminlerin oluşturulmasına önem verilecek, spor ve sosyal faaliyet imkânları geliştirilecektir.
9.3. KÜLTÜR
* Uluslar arası iletişimi sağlayan, güzel ve doğru kullanılan Türkçe
Milleti millet yapan temel unsurlardan biri dildir. Bu idrakle millî kimliğimizin vazgeçilmez bir ögesi olarak gördüğümüz Türkçenin doğru ve güzel kullanımı esastır. Türk dili araştırmalarına önem verilecek, Türkçenin uluslar arası düzeyde bilim, sanat, ticaret ve tele-iletişim dili olarak kullanılabilmesi için çalışmalar yapılacaktır.
Türk devlet ve topluluklarıyla ilişkiler; “dilde, fikirde ve işte birlik” esasına dayandırılacaktır. İktisadî ve kültürel iş birliği geliştirmesinin temel unsuru olarak, Türkçe konuşulan ülke ve topluluklara yönelik dil ve kültür araştırmalarına önem verilecek, Türkçenin bütün lehçeleriyle anlaşılabilir ve kullanılabilir olması için şartlar oluşturulacaktır.
* Millî kültürün korunması, geliştirilmesi ve tanıtılması
Farklı kültürler karşısında, özellikle yeni nesillerin kültür şokuna uğramasına ve kimlik bunalımına düşmesine manî olacak; kaliteli ve ihtiyaca cevap veren eserler ortaya konmasına yönelik millî kültür değerlerinin millete tanıtılması ve benimsetilmesini sağlayacak çalışmalar yapılacaktır.
Türk kültürü ve sanatının yaşatılmasının temel kurum ve mekanizmalarının oluşturulması ve geliştirilmesi anlamında “Millî Kültür Endüstrisi” kurulacaktır.
Millî kültür değerlerimizin yıpratılması sonucunu doğuran; kültürel değerler kargaşasına sebebiyet veren, kültür hayatımız ile ilgili millî mutabakatları bozan, kayıtsızlık ve düşmanlık örneği uygulamalar önlenecektir.
Uluslar arası kültürel iş birliği programları geliştirilerek Türk kültürünün çevre kültürler için cazibe merkezi hâline gelmesi sağlanacaktır.
* Sanata ve sanatçıya gereken önemin verilmesi
Kendi millî sanatıyla yabancılaşan ve onu hor gören bir anl
ayışın çağdaş olamayacağı düşüncesinden hareketle, sanatın toplumu doğru değerlere yönlendirmesi sağlanacaktır. Sanatçı her devrinde ve her yaşında korunacak, lâyık olduğu iyi hayat şartlarında yaşatılacak ve sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınacaktır.
Sanat ve zanaatlarımızın korunması, sosyal ve ekonomik fayda sağlanması ve kültürel değerlerimizin üretilen mal ve hizmetlere yansıtılabilmesi amacıyla, tasarımlara kültürel değerlerin aktarılması sağlanacaktır. Bu suretle unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerler yaşatılacak ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde ulaştırılacaktır.
Geleneksel Türk sanatları ve folklörü korunacak, geliştirilecek ve tanıtılacaktır. Ata yadigârı eserlerin bakımı, tamir ve muhafazası, Türk mimarîsinin, musikisinin, tiyatrosunun, sinemasının, edebiyatının korunması ve geliştirilmesi bir devlet politikası hâline getirilecektir.
* Tarihî eserlerimizin topluma kazandırılması
Asırlardan beri millî kültürümüzün temel eserleri olma niteliğini koruyan her sahadaki yazılı eserlerin yok olması önlenecek, bu eserler bugünkü yazı ve konuşma diliyle toplumumuza kazandırılacak, kütüphanelerimize, okullarımıza ve piyasaya sunulacaktır. Millî motiflerle zenginleştirilmiş çocuk kitapları, çizgi filmler, çizgi romanlar, çevre ve çevrecilik gibi terbiye edici ve geliştirici eserlerin üretimine önem verilecektir.
Türk dünyası ve diğer devletlerin belli başlı kütüphane ve arşivlerindeki kültür eserlerimiz tespit ve konularına göre tasnif edilerek çeşitli merkezlerde hizmete sunulacaktır.
* Yurt dışında yerleşik vatandaşların kültürümüze yabancılaşmalarının önlenmesi
Yurt dışındaki vatandaşlarımızın millî kültür değerlerimizden kopmalarını önleyici ve benliklerini koruyucu tedbirler konusunda devlet ve gönüllü kuruluşların çalışmaları teşvik edilecektir.
* Kitle iletişim araçları ve kültürel kuruluşlar
Kitle iletişim araçlarının kültürel değerlerimizin yaşanmasında ve yaşatılmasında toplumsal sorumluluk içinde yayın yapmaları sağlanacaktır. Basın ahlâkının gelişip kurumlaşması için gerekli girişimlerde bulunulacak veya bu yöndeki çabalar desteklenecektir.
Kültürel değerlerimizin yaşanması ve yaşatılması amacıyla “Türk Kültür Merkezleri”, “Türk Dünyası Ajansı”, “Türk Bilimler Akademisi” ve “Türk Dünyası Kültür Müzesi” kurulacaktır.
9.4. AİLE, KADIN VE ÇOCUK
* Toplumun temel taşı niteliğinde aile kurumunun geliştirilmesi
Millî ve manevî değerlerin korunması ve geliştirilmesinde, millî bütünlüğün ve dayanışmanın pekiştirilmesinde aile kurumu büyük önem arz etmektedir. Aile kurumu güçlendirilecek, aile bireyleri arasındaki bağlılığı ve aile bütünlüğünü koruyucu politikalar geliştirilecektir.
Aileyi ve sosyal fonksiyonlarını zayıflatıcı unsurların önlenmesi, kadının ve haklarının savunularak toplumda saygın bir yer edinmesi gerektiğine inanıyoruz.
İstihdam imkânı geliştirilerek her ailenin yeterli ve sürekli bir gelire sahip olması sağlanacaktır.
* İş hayatında ve karar alma mekanizmalarında kadın
Kadınların okuryazarlık düzeyi ve iş gücüne katılma oranları düşüktür. Kadınların eğitim düzeyleri yükseltilecek, kalkınma sürecinde, iş hayatında ve karar alma mekanizmalarında daha fazla rol almaları sağlanarak toplumsal konumları güçlendirilecektir.
* Çağdaş normlarda hayat kalitesine sahip çocuklar
Çocukların hayat kalitesi iyileştirilecek ve geleceklerinin teminat altına alınması sağlanacak, ailelerine, topluma ve devlete karşı sorumluluk duyguları geliştirilecek; suça, sokağa ve çalışma hayatına itilmeleri, madde bağımlılığına yönelmeleri önlenecektir.
Özürlü çocuklar ve korunmaya muhtaç çocukların öncelikle aile yanında korunup yetişmesi sağlanacak ve muhtaç durumdaki ailelere sosyal destek sağlanacaktır.
Çocuklar zararlı yayınlardan korunacak, şiddet, cinsellik ve istismar içeren, madde bağımlılığını ve sigara kullanımını özendiren yayın ve programların çocukların televizyon izleme saatlerinde yayımlanması önlenecektir.
9.5 SAĞLIK
* Her vatandaşımıza çağdaş normlarda sağlık hizmeti
Sağlık politikasının esas amacı; insan ömrü ortalamasının yükseltilmesi, hayatı anlamlı ve değerli kılacak şekilde yaşama sevinci ve kalitesinin geliştirilmesidir. Bunun için, her türlü sağlık hizmetlerine gereken önem ve desteğin verilmesi, çağdaş devletin temel görevlerinden biridir.
Koruyucu ve temel sağlık hizmetleri, eşitlik ve hakkaniyet prensiplerine uygun olarak; kolay ulaşılabilir, kullanılabilir, hasta haklarına saygılı ve tatmin edici bir şekilde sunulacaktır.
Birinci basamak sağlık hizmet birimleri güçlendirilecek ve özellikle kentlerde vatandaşın doğrudan başvuracağı “Aile Hekimliği” uygulamasına geçilecektir. Hasta sevk sistemi etkinleştirilerek, merkezlerindeki ve büyük kent hastanelerindeki yığılmalar önlenecek ve ihtiyaçların yerinde karşılanması sağlanacaktır.
Hastanelerin teknolojik alt yapısı ve insan gücü imkânları iyileştirilecek, yönetim kapasitesi geliştirilecektir. Alt yapı ve insan gücü imkânlarından etkin bir şekilde yararlanılabilmesi amacıyla tam gün çalışma sağlanacaktır.
* Hastalardan ücret talebine son verilmesi
Vatandaşın sağlık hizmeti bedelini hastaneye ödemesi uygulamasına son verilecek, kullanılan hizmetin bedeli “Sağlık Sandığı Kurumu” tarafından ödenecektir. Gerçek ihtiyaç sahibi olan vatandaşlar, sigorta primleri düzenli bir şekilde devlet tarafından ödenmek suretiyle sağlık sigortası kapsamına alınacaktır.
Farklı kamu kurumlarına ait hastahaneler sadece kendi mensuplarına değil, herkese hizmet verecek şekilde yeniden yapılandırılacaktır. Sağlık Sigortası Kurumu bütün kamu hastahanelerinden ve özel hastahanelerden anlaşmalı olarak hizmet satın alabilecektir.
9.6. ÇALIŞMA HAYATI VE SOSYAL GÜVENLİK
* Uygulanabilir, kabul edilebilir ve sürdürülebilir sosyal güvenlik sistemi
Sosyal güvenlik kapsamındaki vatandaşlar, uzun yıllar süren prim ödemelerine rağmen emeklilik döneminde sistemin sunduğu hizmetlerden hoşnut değildir. Ne ödenen emeklilik maaşı hayatı idame ettirmek için yeterli düzeydedir ne de sağlık hizmetleri ihtiyaca cevap vermektedir.
Vatandaşların geleceğinden emin olması ve yüksek standartlı bir hayat sürdürmesi için sosyal güvenlik sistemi herkesi kapsayacak şekilde genişletilecektir. Hukukî boyutu itibarıyla “uygulanabilir”, ilgili taraflarca “kabul edilebilir” ve malî boyutu itibarıyla “sürdürülebilir” bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulacaktır. Bu çerçevede; emeklilik sigortası sağlık sigortasından ayrılarak “Emekli Sandığı Kurumu” ve “Sağlık Sandığı Kurumu” şeklinde yeniden yapılandırılacaktır.
Emeklilik sigortası aktüaryel denge içinde etkili ve özerk bir yapıda yönetilecek, fon yönetimi etkinleştirilecek ve emeklilerin artan refahtan pay alması sağlanacaktır.
Sigortasız çalışma ve çalıştırma önlenerek aktif sigortalı sayısı artırılacak, denetim hizmetlerinin etkinleştirilmesi suretiyle de eksik prim süresi bildirilmesine, dolayısıyla sigortalının mağdur olmasına fırsat verilmeyecektir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yerine sosyal güvenlik, sosyal hizmet ve sosyal yardım kuruluşlarının ilişkilendirildiği “Sosyal Güvenlik ve Yardım Bakanlığı” ile endüstriyel ilişkileri ve işsizlik sigortasını yürütmek üzere “Endüstriyel İlişkiler ve İstihdam Bakanlığı” kurulacaktır.
* İşsiz ve muhtaçlara gereken yardımların yapılması
Muhtaç, güçsüz, kimsesiz ve işsiz vatandaşlarımıza yoksulluk sınırı dikkate alınarak aynî ve nakdî yardım yapılacaktır.
Özürlülerin toplumla bütünleşerek, başkalarının yardımına muhtaç olmadan hayatını idame ettirebilmesi için her türlü fizikî engel ortadan kaldırılacaktır. Özürlü vatandaşların tıbbî ve mesleki rehabilitasyonu yapılacaktır
* Şehit aileleri ve gazilerimize her alanda destek
Gazilerin, şehit ailelerinin, terörle mücadele ederken mağdur ve malûl olanların ve özürlülerin önceliklî olarak işe yerleştirilmeleri, üretime katkıda bulunmaları ve topluma kazandırılmaları sağlanacaktır.
9.7. İŞSİZLİKLE MÜCADELE
* Yoksulluğun ve gizli işsizliğin bir göstergesi olarak tarım sektörü ve atıl iş gücü
Ülkemizde işsizlik ve eksik istihdam nedeniyle atıl olan iş gücünün oranı yüzde 15 düzeyinde bulunmaktadır. Ayrıca, tarım sektörünün millî gelirden aldığı pay ile istihdam içindeki payı arasında kabul edilebilir bir denge bulunmaması gizli işsizliğin, verimsizliğin ve bu kesimin yoksulluğunun en önemli göstergesidir.
* İstihdama dayalı üretken yatırımların teşviki
İşsizlikle mücadele için, istihdam sağlayan üretken yatırımlar artırılarak istikrarlı bir ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesi, yerel ekonomik potansiyelin harekete geçirilmesi, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin istihdam kapasitelerinin desteklenmesi ve iş gücünün genel eğitim ve beceri düzeyinin yükseltilmesi önem arz etmektedir.
* Alt yapı yatırımları ile özel sektör yatırımlarının uyarılması
Enerji, ulaştırma ve haberleşme gibi kamu alt yapı yatırımlarının hızlandırılması suretiyle, doğrudan istihdam sağlanması yanında, özel sektör yatırımlarının uyarılması sonucunda istihdam artışı sağlanacaktır.
* Organize sanayi bölgeleri ve KOBİ’lerin yaygınlaştırılması
Organize sanayi bölgeleri yatırımlarına öncelik verilecek, KOBİ’ler vasıtasıyla yeni bir kalkınma hamlesi başlatılarak üretim ve istihdam artırılacaktır. Bürokratik engellerin kaldırılması ve teşvik politikalarının rasyonel hâle getirilmesi suretiyle insanımızın kendi işini kurması kolaylaştırılacaktır.
* Bilgi çağına uygun yüksek nitelikli iş gücü
Örgün ve yaygın eğitim sistemi yeniden yapılandırılarak, ekonominin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli iş gücü, bilgi çağının gerekleri doğrultusunda yetiştirilecektir.
Eğitimin kalitesi ve istihdamın beceri düzeyini doğrudan etkileyecek ve eğitim ile iş gücü piyasası arasında koordinasyonu sağlayacak “Meslek Standartları Sınav ve Belgelendirme Sistemi” oluşturulacaktır.
Aktif işgücü piyasasına dönük olarak daha etkin hizmet sunmak üzere, İş ve İşçi Bulma Kurumu yeniden yapılandırılacak ve “İş gücü Bilgi Sistemi” kurulacaktır.
“Özel İstihdam Büroları” nın faaliyete geçmesi için gerekli yasal alt yapı oluşturulacak, işe yerleştirme, meslekî danışmanlık ve beceri kazandırılmasında bu bürolardan yararlanılacaktır.
9.8. GELİR DAĞILIMI VE YOKSULLUKLA MÜCADELE
* Toplumsal barış ve huzur için dengeli gelir dağılımı
Gelir dağılımının dengesizliğini, ülkemizin içinde bulunduğu en önemli ekonomik ve sosyal problem olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi; toplumsal barışın ve kardeşliğin güçlendirilmesi, vatandaşlarımızın mutlu ve huzurlu yaşayabilmesi ve geleceğe güvenle bakılabilmesi için gelir dağılımındaki dengesizliğin mutlaka düzeltilmesi gereğine inanmaktadır.
Nüfusun en zengin yüzde 10’luk kesimi millî gelirden yüzde 40 pay almaktadır. Kentlerdeki kişi başına gelir kırlardakinden daha fazla olmakla birlikte, gelir dağılımı kentlerde daha dengesizdir.
Sağlıklı bir hayat sürdürebilmek için gerekli olan asgarî düzeydeki gıda harcamasını dahi yapamayacak şekilde mutlak yoksul durumda olan nüfusun oranı yüzde 8 düzeyindedir. Gıdaya ilâve olarak, diğer temel ihtiyaçları da temin edecek gelire sahip olamayarak yoksulluk riski altında bulunan nüfusun oranı ise yüzde 24’dür.

* Tarım sektörü ile sanayi ve hizmet sektörleri arasında yapısal dönüşüm
Eğitim düzeyi düşük kesim ile tarım ve ormancılıkla uğraşan, kendi hesabına çalışan ve yevmiyeli işçiler içerisinde yoksulluk oldukça yaygındır. Yoksullukla mücadele amacıyla toplumun eğitim düzeyi yükseltilecek ve tarım sektörü istihdamı ile sanayi ve hizmetler sektörü arasında yapısal dönüşüm sağlanacaktır.
* Verimli, istikrarlı ve güçlü bir ekonomik yapı
Uzun süredir devam eden yüksek oranlı enflasyon, gelir dağılımının bozulmasına yol açan faktörlerin başında gelmektedir. Enflâsyon düşürülerek ekonomik istikrar sağlanacak, verimli ve güçlü bir ekonomik yapı tesis edilecektir.
Ekonomik ve sosyal politikaların, dar ve sabit gelirlileri destekleyecek şekilde ahenk içinde uygulanması sağlanacaktır.
Üretim teşvik edilerek, kolay kazanç sağlayan ve istihdam öngörmeyen ekonomik yapıya son verilecektir.
* Sosyal hizmetler ve yoksullukla mücadele
Yardıma muhtaç, yaşlı, kimsesiz, güçsüz, özürlü ve özel ilgiye muhtaç vatandaşlara yönelik olarak farklı kuruluşlar tarafından yürütülen sosyal hizmetler, çağdaş ve entegre bir sistem olarak tek çatı altında yeniden yapılandırılacaktır. Bu kapsamda,”Yoksullukla Mücadele Koordinasyon Kurulu” oluşturulacak, Sosyal Güvenlik ve Yardım Bakanlığı bünyesinde “Yoksullukla Mücadele Kurumu Başkanlığı” ve “Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü” kurulacaktır.
* Transfer politikaları ile yoksul kesime daha fazla pay
Vergi tabana yayılacak, yoksul kesimin vergi yükü hafifletilecek, uygulanacak transfer politikalarıyla yoksul ve yoksullaşma riski taşıyan kesimin millî gelirden daha fazla pay almaları sağlanacaktır.
Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerin yoksul kesimler için ulaşılabilir ve kullanılabilir olması sağlanacaktır. Zorunlu temel eğitimin gerektirdiği harcamaların aile bütçesi üzerindeki yükü hafifletilecektir.
Sosyal yardımların yoksul kesimlere daha etkin bir şekilde ulaştırılması için merkezi idareyle iş birliği içinde; mahallî idarelerin, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri özendirilecektir.
Sosyal koruma bilgi sistemi oluşturulacak, sosyal yardım programlarından yararlanacak kesimlerin ihtiyaçları ölçüsünde yardım alması ve uygulamanın izlenmesi sağlanacaktır.
9.9. ESNAF VE SANATKAR
* KOBİ’lerin birlik olarak teşkilâtlanmaları sağlanarak etkilerinin artırılması
Türk milletinin iktisadî, sosyal ve kültürel hayatında esnaf ve sanatkar kesiminin önemli bir yeri vardır. Mevcut işletmelerin önemli bir bölümünü oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmeler istihdam kapasitesi itibarıyla geniş nüfus kitlelerine hitap etmektedir.
Küçük sanayi sitelerinde alt yapı, ulaşım, haberleşme, sağlık, eğitim, depolama, pazarlama gibi hususlar çevre etkisi ve hijyenik şartlar da dikkate alınarak yeni bir anlayışla düzenlenecektir.
KOBİ’lerin birlikler hâlinde teşkilâtlanmaları iç ve dış pazarlama fonksiyonlarının geliştirilmesi ve yüksek kapasitede çalışmalarına yardımcı olacak devlet desteğinin sağlanması için yol gösterici ve teşvik edici tedbirler alınacaktır.
* Ekonomik ve sosyal gereklilik olarak esnaf ve sanatkarın desteklenmesi
Ekonomide rekabet sağlanarak tekelci oluşumların önlenmesi, istihdam yaratılması, gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi, yeni girişimcilerin ekonomiye kazandırılması, sosyal barışın korunması, bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi ve yerel potansiyelin harekete geçirilmesi amacıyla esnaf ve sanatkar kesiminin faaliyetleri desteklenecektir.
Esnaf-sanatkar ve küçük sanayiciye tahsis edilen kaynaklar artırılacaktır. Halk Bankasının özelleştirilmesinde satış önceliği verilecek olan bu kesimin kendi bankalarını işleterek daha düşük maliyetli kaynak kullanmaları sağlanacaktır.
İş gücünün genel eğitim ve beceri düzeyinin iyileştirilmesi, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, teknoloji düzeyinin ve ürün kalitesinin yükseltilmesi, verimliliğin artırılması, bilgiye erişimin kolaylaştırılması, rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sağlanması, ana yan sanayi bütünleşmesinin gerçekleştirilmesi, işletmeler arası iş birliği ve elektronik ticaret imkânlarının geliştirilmesi desteklenecektir.
Meslek standartları geliştirilecek, esnafa ihtisas kimliği kazandırılacak ve mensubiyet bilinci geliştirilecektir.
Esnaf ve sanatkarımızın toplum içindeki ağırlığı dikkate alınarak “Esnaf ve Sanatkâr Bakanlığı” kurulacaktır.
9.10 KENTLEŞME VE KONUT
* Artan alt yapı ihtiyaçlarının çağdaş normlarda karşılanması
Kentleşmeyle birlikte, önemli sosyal ve ekonomik yapı değişikliği yaşanmasının yanı sıra, kentlerde; eğitim, sağlık, sosyal hizmet, kültür, ulaşım, içme suyu ve kanalizasyon gibi kamusal hizmetler üzerindeki baskı artmakta ve alt yapı ihtiyacı karşılanamaz duruma gelmektedir. Bu sorunlar, yerel yönetimlerin imkânları artırılmak suretiyle çözülecektir.
* Çarpık şehirleşmenin önlenmesi için plânlı sosyal konut üretimi
Kentleşmeye paralel olarak konut üretimi artırılamamakta ve kişilerin konut sahipliği oranı giderek düşmektedir. Aile bütçesinin önemli bir kısmının konut ve konutla ilgili ihtiyaçlar için sarf edilmesi sonucunda insanlar gıda, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçları için gerekli harcamayı yapamamaktadırlar. Alt yapısı ve projesi kamu tarafından hazırlanmış arsalar üretilerek, kendi konutunu yapmak isteyen konutsuz vatandaşlara uzun vadeli bir ödeme plânıyla tahsis edilecektir.
* Kültürel yozlaşmaya yol açmayacak kent ve kentlilik
Kalıcı ve üretken istihdam imkânının sağlanamaması, alt yapı ve kamusal hizmetlerdeki yetersizlik, kırdan kente göç eden kesimin eğitim ve beceri düzeyinin düşüklüğü gibi nedenlerden dolayı kentlerde kurallar ve değer yargıları aşınmaktadır. Kentlerde kültürel yozlaşmanın önlenmesi için, millî kültürün temel belirleyiciliği çerçevesinde kent ve kentlilik kültürü oluşturulacaktır.
Gecekondu bölgelerinin ıslâh edilmesiyle, bu bölgelerin kent merkezleriyle sosyal ve ekonomik açıdan bütünleşmesi sağlanacaktır.
* Depreme dayanıklı konut üretimi
Konut ve her türlü bina üretiminde depreme dayanıklılığı esas alan teknoloji ve standart malzeme kullanımı sağlanacak, sağlıklı, güvenli, kaliteli ve ekonomik konut üretimine önem verilecek, zemin etüdü aşamasından iskân ruhsatı aşamasına kadar etkin denetim yapılacaktır.
9.11. ÇEVRE
* Doğal, tarihî ve kültürel değerleri korunmuş bir Türkiye
Etkilerinin sınır aşan özelliğinden dolayı ülkeleri tek tek ilgilendiren, ulusal veya bölgesel olmaktan çıkan çevre sorunlarına yaklaşımımızın esası; kalkınma- çevre koruma ikilemini, akılcı bir koruma - kullanma ve geliştirme programı dahilinde hazırlayacağımız sürdürülebilir kalkınma modeli ile aşarak, gelecek nesillere doğal kaynaklarını korumuş ve kalkınmış bir Türkiye’nin intikalini sağlamaktır.
Ekonomik ve sosyal politikaların çevre politikalarıyla uyumu sağlanacak, kalkınma gerçekleştirilirken insan sağlığı, ekolojik denge, kültürel, tarihî ve estetik değerler korunacaktır.
Doğal, tarihî ve kültürel kaynaklarımızın kirlenmesini, tahrip edilmesini ve yok olmasını önlemek için, çevre konusuna bilimi ve aklı esas alan, tarih, kültür, inanç ve millî menfaatlerimizle çatışmayan bir bakış açısıyla yaklaşılacaktır.
* Çevre duyarlılığı gelişmiş bir toplum
Tabiî zenginliklerimize toplum olarak sahip çıkma anlayışının kuvvetlenmesi için, çevre duyarlılığı geliştirilecek, bunun için medya teşvik edilecek ve eğitim müfredatı zenginleştirilecektir.
Çevre denetiminde etkinliği sağlamak üzere “Çevre Zabıtası” ve “Çevre İhtisas Mahkemeleri” kurulacaktır.
Verimli tarım toprakları korunacak, amaç dışı kullanımı ve erozyon önlenecektir.
Yatırımlarda çevre dostu teknoloji kullanımı teşvik edilecektir.
10. ÜLKE GÜVENLİĞİ VE TERÖRLE MÜCADELE
* Modern teçhizatla donatılmış güçlü ve caydırıcı bir ordu
Türkiye’nin jeostratejik konumu, tarihî ve kültürel mirasından doğan yükümlülükleri, bölge ve dünya barışına katkısı, güçlü ve yeterli bir savunma sistemi kurmasını ve bunu idame ettirmesini zarurî kılmaktadır.
Türk Silâhlı Kuvvetlerinin görevini çağın şartlarına uygun ve başarılı bir biçimde yerine getirebilmesini teminen, askeri modernizasyon programı başlatılarak, silâh ve teçhizat bakımından dünyanın en gelişmiş orduları seviyesine çıkartılması sağlanacaktır.
Türk Silâhlı Kuvvetlerinin güçlü ve caydırıcı gücünü temin etmek amacıyla silâh ve teçhizat ithalatı ve yerli üretim arasında orta ve uzun vadeli stratejik plânlama yöntemi ile koordinasyon sağlanarak, yerli silah sanayiinin daha hızlı gelişmesi ve özel sektörün de silâh ve askerî teçhizat üretimine yatırım yapması için gerekli destek ve teşvikler sağlanacaktır.
* Hukuk devleti kuralları içerisinde, terörle kararlı ve etkin mücadele
Hangi düşünce ve amaç uğruna olursa olsun, terörü, şiddeti bir yöntem olarak benimseyen ve amacına ulaşmak için bunları meşru gören anlayışı reddediyoruz. Terörle mücadele sırasında haksızla haklıyı, suçluyla suçsuzu ayırt etmek ve mücadeleyi hukuk devletinin yöntemleriyle kesin bir şekilde sürdürmek temel kuraldır.
Türkiye’nin ekonomik ve demokratik gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri olan terör hareketlerinin, psikolojik ve sosyolojik sebepleri doğru teşhis edilecek ve terörle mücadele bu paralelde yürütülecektir.
* Stratejik Araştırmalar Kurumu
Dünyada hayatın bütün alanında çok hızlı değişme ve gelişmeler olmakta, toplumlar karşılaştıkları sorunlara doğru teşhisler koyup çözümler üretmekte zorlanmaktadırlar.
Türkiye gibi hızla kalkınmak, ekonomik, siyasî ve sosyal alanlarda küresel bir güç olarak dünya milletler topluluğu içinde etkin yer almak hedefi olan bir ülkenin, sorunları için alternatif çözümler üretmek mecburiyeti bulunmaktadır. Bu amaçla, üst düzeyde ve konusunda uzman kişilerden oluşan “Stratejik Araştırmalar Kurumu” kurulacaktır.
* Toplumda sosyal barışın, huzur ve güven ortamının tesisi
Toplumda huzur ve güvenin sağlanmasını, kamu otoritesinin yurdun her köşesinde ve kişiler arasında ayırım yapılmaksızın hissettirilmesini; devletin yasalardan aldığı yetkiyi kollayıcı ve müşfik b