İŞÇİ
PARTİSİ MİLLİ HÜKÜMET PROGRAMI
22-23-24 Aralık 2006 günlerinde, Ankara’da “Millî Hükümet Programı’yla
iktidara” hedefiyle toplananan 7. Genel Kongre’de (Suphi Karaman
Kongresi) kabul edilmiştir.
GİRİŞ
Türk Devrimi’nin Eşsiz Birikimi
Türkiye, iki yüzyıldır dış ticaret çağının yayılmacı kapitalizmine ve
emperyalizme karşı savaşıyor. Dünyada benzeri olmayan bir tarihsel
mirastır bu. Eşsiz bir tecrübe birikimidir ve eşsiz bir özgüven
kaynağıdır.
Meşrutiyetlerden, Kurtuluş Savaşımızdan ve Kemalist Devrim’in büyük
atılımlarından süzülüp gelen bu büyük mücadele, özetle Türk
Devrimi’dir. İki yüzyıldır millî ve halkçı devrimimizi tamamlamak;
bağımsız, özgür, çağdaş bir toplum kurmak için savaşıyoruz.
Millî devletimizi, Cumhuriyetimizi, millî birliğimizi, vatan
bütünlüğümüzü, kamusal varlığımızı ve aydınlanmamızı, Türk Devrimi’ne
borçluyuz.
Tek Çözüm
Arkada kalan 60 yıllık tecrübe bize göstermiştir ki, Atlantik
ilişkileri içinde, millî devletimizi, millî birliğimizi, toprak
bütünlüğümüzü, kamu çıkarına dayanan Cumhuriyetimizi ve çağdaş
değerlerimizi kaybediyoruz. Bu tarihî ders, milletimizin önünde
varolmak için iki yol değil, tek bir yol bulunduğunu öğretmektedir.
Emperyalist sisteme bağımlılık, liberalizm denen bireycilik ve özel
çıkarcılık, Türkiye için bir çözüm değil, fakat yıkımdır. Türk
Devrimi’nin açtığı vadide ilerlemek, milletimiz için biricik çözümdür.
Denenmiş Program
Türk Devrimi’nin programı, iki yüzyıllık bir süreçte, milletimizin
bağımsızlık, özgürlük ve çağdaşlaşma ihtiyacına cevap veren millî
pratikler içinde oluşmuştur. Meşrutiyetleri, Kurtuluş Savaşı’nı ve
Cumhuriyet’i gerçekleştiren kuşakların başarılarıyla tanımladığımız bu
gelenek, denenmiş olmanın ötesinde, geleceğimizi kuracak birikimi de
yansıtır. Türk Devrimciliği, tarihin seyri içinde millî gerçeğimize
oturmakla birlikte, Fransız Devrimi, Halkçılık Cereyanı ve Sovyet
Devrimi deneyimlerini değerlendirmek yoluyla milletlerarası
kaynaklardan da beslenmiş ve bütün Mazlumlar Dünyası için bir model
oluşturmuştur. Türk Devrim geleneği, bütün bu yönleriyle millîdir ve
milletlerarasıdır.
19. yüzyılın sonlarında belirginleşen Türk Devrimci Milliyetçiliği,
Fransız ve İngilizlerinki gibi emperyalist değil, bağımsızlıkçıdır ve
diğer milletlerle uyum içinde yaşamayı öngörür; bireyci değil
toplumcudur; özel çıkarcı değil kamucudur; ademi merkeziyetçi değil
merkeziyetçidir.
Kurtuluş Savaşımıza yol gösteren Halkçılık Programımız, 1921 ve 1924
anayasalarımız, 1920 ve 1930’lu yılların temel program ve siyasetleri,
bu gelenek içinde billurlaşmıştır ve geleceğimize ışık tutan büyük
tarihsel mirasımızı oluştururlar. Bu esaslar, Büyük Devrimci Önderimiz
Atatürk tarafından 1930’larda Milliyetçilik, Cumhuriyetçilik,
Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve Devrimcilik ilkeleriyle özetlenmiş
ve 1937 yılında Anayasamıza kaydedilmiştir.
Yükselen Uygarlık
Bu devrimci rotada ilerleyen milletimiz, Atatürk önderliğinde,
dünyanın ‘Türk mucizesi’ diye adlandırdığı büyük başarıyı
gerçekleştirmiştir. Bugün Asya’dan yükselen yeni uygarlık, bütün
dünyanın kabul ettiği gibi, bağımsız millî devletlerin ve kamu
ağırlıklı toplumsal-ekonomik modelin eseridir.
Latin Amerika ülkeleri de, özellikle son yıllarda emperyalist
merkezlerin denetimi dışına çıkma arayışındadırlar. Emperyalizmin
güdümündeki ülkelerde çöküşler ve felaketler yaşanırken; bağımsız,
halkçı, kamucu ve aydınlanmacı çizgide önemli başarılar
kazanılmaktadır.
Neoliberalizm denen küresel emperyalist saldırının sonuna gelmiş
bulunuyoruz. Mazlumlar Dünyasında ve gelişmekte olan ülkelerde,
yeniden bağımsızlık ve halkçılık eğilimi yükseliyor. Türkiye, büyük
imparatorluklardan ve Türk Devrimi’nden gelen tarihsel birikimiyle bu
büyük çözümün önder ülkeleri arasındaki yerini alacaktır.
Yeniden Yapılanma
Washington’dan güdülen mafya-tarikat rejimi altında, devlet
egemenliğimizden toprak bütünlüğümüze kadar her şeyimizi kaybetme
tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş bulunuyoruz. Milletimiz, bu
mafya-tarikat yönetimini yıkmazsa, onlar Cumhuriyet’i yıkacaklardır.
Bugün Cumhuriyetimizin kaleleri büyük ölçüde yıkıma uğratılmıştır.
Gittikçe ağırlaşan tehditlere, var olan kurum ve ilişkilerle karşı
koyma olanağına sahip değiliz. Türkiye, bu tehditleri ancak yeniden
yapılanarak, Kemalist Devrim’in kurumlarını ve toplumunu yeniden
örgütleyerek göğüsleyebilir. O nedenle muhafaza edilecek bir
Cumhuriyetimiz değil, yeniden kurulacak bir Cumhuriyetimiz vardır.
Millî İktidar Hedefine Kilitlenmek
Bütün mesele, bağımsız millî devletimizi halkçılık temelinde yeniden
örgütleyecek bir meclis ve hükümetin oluşturulmasıdır.
Tarihsel Örgütlenme Modeli
İktidar hedefine ulaşmak için, Türk Devrimi’nin yalnız programı değil,
başarılar kazanmış örgütlenme modeli de geçerlidir. Namık Kemal, Talat
Paşa, Mustafa Kemal Atatürk’lerin simgelediği kuşaklar, büyük
tecrübeler içinde bir öncü parti modeli üretmişlerdir. Yeni
Osmanlılar, İttihat ve Terakki ve Müdafai Hukuk partileri ile
sosyalist partilerin temsil ettiği örgütlenme geleneği, Türkiye’nin 19
ve 20. yüzyıldaki bütün ileri atılımlarının yaratıcısıdır.
Özellikle kör çıkmazlarda yeniden tarih sahnesine çıkan, bilimin yol
göstericiliğinde büyük fedakârlık ve kahramanlık örnekleri yaratan,
milletimizin olanca yeteneğini seferber eden ve geleceğin yolunu açan,
hep bu gelenektir.
Zaman Dar
Bugün Türkiyemizde kendisini bu öncü geleneğin içinde tanımlayanlar,
milletimizin geleceğine önderlik edecek büyük birikimi temsil
etmektedirler. Ancak çeşitli partilere veya derneklere dağılmışlardır
veya partisiz konumdadırlar. Onları aynı öncü örgütlenme, yani siyasal
parti içinde birleştirmek, millî hükümet amacının zorunlu kıldığı
yakıcı görevdir.
ABD’nin “Binyılın Meydan Okuması” gibi iddialı isimlerle Türkiyemizi
işgal tatbikatları yaptığı ve ABD Silahlı Kuvvetler Dergisi’nin
ülkemizi parçalama haritaları yayınladığı dikkate alınırsa, zamanımız
dardır. Türkiye’nin öncüleri, her gün her saati olağanüstü dinamik bir
tavırla değerlendirmek ve iktidar hedefine kilitlenmek
durumundadırlar.
Birincisi; Kendisine ‘Kuvayı Milliye’, ‘Müdafaai Hukuk’, ‘Millîci’,
‘Atatürkçü’, ‘Kemalist’, ‘Vatansever’ gibi adlar veren dernekçiliği
olağandışı bir tavırla aşmak zorundayız.
İkincisi; farklı partilere bölünmüşlüğü yine devrimci tarzda aşmak
zorundayız. Namık Kemal-Talat Paşa-Atatürk geleneğinden gelen öncüler
ve kökleri yine Türk Devrimi’nin içinde olan sosyalist birikim, tarihî
bir görevle karşı karşıyadır. Bu görev, öncelikle Kemalist Devrim’i
tamamlamak için İşçi Partisi’nde birleşmektir. Türkiye’nin öncü
birikiminin yüzyılların tecrübeleri içinde oluşmuş bilimselliğini,
namusunu, fedakârlığını ve cesaretini bugünün koşullarında yeniden
üreten ve hayata geçiren, İşçi Partisi’dir.
İşçi Partisi, Edirne'den Hakkâri'ye kadar bütün halkımızı Millî
Hükümet Programı ekseninde seferber edecek ve 21. yüzyılın bağımsız,
halkçı, aydınlanmış ve devrimci Türkiyesini kuracaktır. Nâzım
Hikmet'in deyişiyle, "Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi
kardeşçesine" yaşamak için…
I. MİLLÎ DEVLET VE HALK YÖNETİMİ
1. Kemalist Devrim’i Tamamlamak
Millî Hükümet’in amacı, Kemalist Devrim’i tamamlamak; millî devleti
bağımsızlık ve halkçılık temelinde yeniden yapılandırmak; özgür,
aydınlanmış, çağdaş ve zengin bir toplum kurmaktır. Türkiye
Cumhuriyeti Anayasası, bu esaslara dayanarak yeniden yapılacaktır.
2. Halk Yönetimi
İktidarın kaynağı halktır. Halk yönetimi, köy ve mahalleden Türkiye
Büyük Millet Meclisi’ne kadar her düzeyde, bütün toplumsal, ekonomik
ve kültürel koşullarıyla gerçekleştirilecektir.
Siyasal hayatı, partileri ve seçimleri düzenleyen kanunlar yeniden
düzenlenerek, siyasal partiler arasında eşitlik sağlanacak ve
gelişmenin önünü tıkayan hükümler kaldırılacaktır. Siyasal partilere
hazine yardımına son verilecektir.
3. ABD Denetimine ve AB Aday Üyeliğine Son
Türkiye, Türkiye’den yönetilecektir. Türkiye üzerindeki yabancı
denetim ve müdahale bütün temelleriyle tasfiye edilecektir. Milletçe
refaha ilerlemenin ve özgürleşmenin biricik siyasal çerçevesini
oluşturan millî devlet, emperyalizmin küresel saldırısına karşı
savunulacaktır.
Türkiye’yi Avrupa Kapısı’na bağlayan, millî devletimizi ve Atatürk
Devrimi’ni tasfiye eden AB aday üyelik sürecine son verilecektir. AB
Aday Üyelik Protokolü, Katılım Ortaklığı Belgesi, Müzakere Çerçeve
Belgesi gibi yeni Sevr antlaşmaları feshedilecek ve Türkiye, Avrupa
Gümrük Birliği’nden çekilecektir.
4. Milletin Birliği
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.”
Türkiye halkı, Kurtuluş Savaşı’nı başarıya ulaştırarak ve Cumhuriyet’i
kurarak, Türk milletini devrimle oluşturmuştur. Cumhuriyeti kurma
iradesine ve eylemine, eşit yurttaşlık bağına, ortak millî kültüre ve
birlikte yaşama arzusuna dayanan millî birliğimizi pekiştirmek ve
kaynaşma sürecini ilerletmek; özgürleşmenin gereğidir ve Millî
Hükümetin görevidir.
5. Vatanın Bütünlüğü ve Bölgeler Arasında Denge
Vatan bir bütündür, bölünemez. Yurttaşlarımızın Cumhuriyet bilincinin
güçlendirilmesi, Ortaçağ ilişkilerinin bütünüyle tasfiyesi ve bölgeler
arasında dengenin sağlanması, vatan bütünlüğünün güvencesidir.
Millî Hükümet, kamu yatırımı ve hizmetlerinde, ülkemizin geri kalmış
bölgelerine öncelik sağlayacak, bu bölgeleri desteklemek için millî
bütçeden özel kaynak ayıracaktır.
6. Kürt Meselesine Emperyalist Müdahaleye Son
Türkiyemizde Kürt meselesi, demokratik hak ve özgürlükler açısından
esas olarak çözülmüştür. Ülkemizde iç barışı, bütünlüğü ve kardeşliği
sağlamak için esas görev, emperyalist müdahaleye karşı birleşmek ve
direnmektir.
Bu amaçla izlenecek siyasetler ve yerine getirilecek görevler
şunlardır:
- Kürt kökenli yurttaşlarımızın millî bütünlüğe kazanılması ve
Cumhuriyet’in devrimci kültürünün hakim kılınması,
- Bölgede kamu yatırımlarıyla herkese iş ve aş sağlanması, çok boyutlu
bir kalkınmanın gerçekleştirilmesi,
- Toprak reformuyla ağalık, şeyhlik ve aşiret reisliğinin tasfiyesi,
hazine topraklarının ve mayından temizlenmiş arazilerin yoksul köylüye
dağıtılması,
- Bölücü teröre karşı kararlı ve kapsamlı mücadele,
- Irak’taki işgalci güçlerin çekilmesi ve Irak’ın toprak bütünlüğünün
sağlanması,
- Suriye, İran, Irak, Azerbaycan ve KKTC ile bölgesel ittifak.
7. Millî Egemenliğin Şartı Olarak Laiklik
Laiklik, millî egemenliğin ve halk iktidarının şartıdır ve demokratik
devrimlerdeki bu içeriğiyle hayata geçirilecektir. Saltanatın kaynağı,
kralların, padişahların ve şeyhlerin binlerce yıldır iddia ettikleri
gibi ilahî değildir. İktidar, yalnız ve yalnız halka aittir. Din bir
vicdan işidir. Dünya işleri, devletin bağımsızlığı, milletin
egemenliği, vatanın bütünlüğü ve halkın mutluluğu esaslarına göre
düzenlenecektir. Türkiye şeyhler, müritler, dervişler ve mensuplar
ülkesi olamaz. Alevi yurttaşlarımızın azınlık konumuna düşürülmesine
izin verilemez.
Herkes, vicdan, kanaat, dinî inanç veya inanmama özgürlüğüne sahiptir.
Herkes, ibadetini serbestçe yapar. İnsanların ibadet ihtiyaçlarını
karşılayan yerler kapatılamaz. Kimse dinsel ayin ve törenlere
katılmaya, dinsel emirleri yerine getirmeye veya inanç ve kanaatini
açıklamaya zorlanamaz.
Dinler hakkındaki bilgi, felsefe, tarih ve sosyoloji derslerinde
verilir. Hz Muhammed’in önderlik ettiği medeniyet devriminden sonra
gerçekleştirilen Türk ve İslam uygarlıklarının devlet kuruculuğuna,
bilime, bayındırlığa ve uygarlığa yaptığı büyük katkıların
öğretilmesine önem verilir.
Türkiye’de Haçlı misyoner faaliyetine ve Fener Patrikhanesi’nin Lozan
Antlaşması hükümleri çiğnenerek Ekümenik (Evrensel) ilan edilmesine
izin verilmeyecektir. “Dinler arası diyalog” türünden emperyalist
uygulamalar kesinlikle önlenecektir.
8. Devrim Kanunları Uygulanacak
Millî Hükümet, Devrim Kanunları’nı kararlılıkla uygulayarak,
Sultanlığın ve Halifeliğin kaldırılması; tekke ve zaviyelerin
kapatılması; ağalığın, efendiliğin, paşalığın kaldırılması; Latin
harflerinin kabulü; laiklik ve dilde halkçılaşma gibi, Cumhuriyet
Devrimi’nin bağımsızlık, demokrasi ve aydınlanma yönündeki bütün
kazanımlarını halk yararına geliştirecek; çağdaş toplumu kurmanın
tarihsel birikimi olarak değerlendirecektir.
9. Halka Dayanan Güçlü Devlet
Devlet otoritesi, her alan ve düzlemde halka dayandırılarak ve adalet
reformu yapılarak güçlendirilecektir. Devlet hortumcunun ve
soyguncunun elinden kurtarılacak, halkı yoksullaştıran aciz devlete
son verilecek, yoksulun ve kimsesizin yardımına koşan güçlü devlet
kurulacaktır. Cumhuriyet yıkıcılığına, bölücülüğe, teröre, mafyaya ve
sokakta şiddete aman verilmeyecek, vatandaşın huzur ve güveni
sağlanacaktır. Sivil toplum kuruluşlarının ve kurumların yabancı
devlet ve kurumlardan para ve maddî destek almaları yasaklanacak,
millî devleti ve ülke bütünlüğünü tahrip etmeleri önlenecektir.
10. Basit, Ucuz, Açık, Hızlı ve Etkin Yönetim
Millî Hükümet, kamu yönetimini basitleştirecek, hızlandıracak,
yasaları azaltacak ve sadeleştirecek, kamu hizmetini ucuzlatacaktır.
Yönetim etkin kılınacak, başka deyişle iş ve hizmet üretecektir.
Kaynakları, emeği ve zamanı israf eden, yolsuzluğa batmış, pahalı,
verimsiz, hantal yönetim yapısı köklü bir reformla değiştirilecektir.
Halk girişkenliği canlandırılacak, halk denetiminin kurumları
yaratılacak ve geliştirilecektir.
Cumhuriyet’i, milletin birliğini ve vatanın bütünlüğünü etkin olarak
savunan güçlü merkezi yönetim ile Ortaçağ kalıntılarından kurtarılmış
yerel halk girişimi birbirini bütünler. Yerel yönetimler, bu esasa
uygun olarak güçlendirilecek ve kaynaklarını genişletme olanakları
sağlanacaktır.
Polisin halkla bağları güçlendirilecek ve saygınlığı yükseltilecek,
çalışma ve yaşama koşulları düzeltilecektir.
11. Millî Yargı
Anayasa’nın 90. maddesindeki, milletlerarası sözleşmeleri millî
yasaların üzerine çıkaran hüküm ile millî yargıyı devre dışı bırakan
milletlerarası tahkime ilişkin Anayasa ve yasa değişiklikleri ve ikili
antlaşmalar kaldırılacaktır. Yabancı yatırımlar ve ticari işlerle
ilgili milletlerarası tahkim kararları, millî ekonominin gereklerine,
milli güvenliğe, kamu düzenine ve kamu sağlığına aykırı olamaz.
Doğrudan yabancı yatırımlarla ilgili yargı kararları, millî
mahkemelerce verilecek, tahkim kararları yargı denetimine tabi
tutulacaktır.
12. Adalet Reformu
Adalet ve infaz sisteminde köklü reform yapılacaktır. Davaların
yıllarca sürmesine ve milletimizi canından bezdirmesine son
verilecektir. Yargılama süreci hızlandırılacak ve adalet etkin
kılınacaktır. Bunun için gerekli altyapı gerçekleştirilecektir.
Yargının bağımsızlığına yönelik bütün engeller ortadan
kaldırılacaktır.
Cezaevleri tutukluların, hükümlülerin ve yakınlarının eza ve cefa yeri
olmaktan çıkarılacak, insanlarımızı topluma yeniden kazanmayı
amaçlayan eğitim kurumlarına dönüştürülecektir.
Güvenlik güçlerinin asli görevi suçun işlenmesini engellemek olacak,
adli polis teşkilatı kurulacaktır.
Savunma hakkının önündeki engeller kaldırılacak, savunma
güçlendirilecek, savcılık ile savunma arasında eşitlik sağlanacaktır.
Kişiye özel yargılama usullerine son verilecek, herkes makamına
bakılmaksızın suçun türüne göre ilgili mahkemede yargılanacaktır.
Kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı düşen bütün özel uygulamalar
kaldırılacaktır. Milletvekilliği dokunulmazlığı, siyasal dokunulmazlık
esasına göre yeniden düzenlenecektir.
II. BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKA, MİLLİ SAVUNMA VE GÜVENLİK
13. Yurtta Barış Cihanda Barış
Millî Hükümet, dünyanın bütün devletleriyle, eşitliğe, bağımsızlığa,
devlet egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı, içişlerine
karışmama ve karşılıklı çıkar temelinde barış içinde işbirliği
siyaseti izleyecek, Atatürk’ün ‘Yurtta barış cihanda barış’ ilkesini
hayata geçirecektir.
14. Caydırıcı Millî Savunma
Ülkemize, dışta Irak’ın Kuzeyi, Kıbrıs ve Ege üzerinden yöneltilen;
içte bölücülük ve gericilik gibi etkenlerle desteklenen ve sözde insan
hakları yalanlarıyla meşrulaştırılan tehdide karşı caydırıcı bir
savunma sistemi kurulacaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin halkla
bağları ve donanımı güçlendirilecektir. Atlantik merkezli “profesyonel
ordu” girişimlerine set çekilecek; demokrasinin ayrılmaz parçası olan
genel askerlik ilkesi korunacaktır. Millî savunma sanayisi,
Türkiye’nin bağımsız savunma ihtiyacını karşılayacak ölçülerde
geliştirilecektir.
15. Yabancı Üs ve Askere Son
Topraklarımız üzerinde yabancı üs ve asker bulunmasına izin
verilmeyecek, güvenliğimizi ve komşularımızı tehdit eden ikili
antlaşmalar kaldırılacaktır. Türkiye, NATO’dan çekilecek, emperyalist
askeri ittifaklara katılmayacaktır.
16. ABD’nin “Büyük Ortadoğu Projesi”ne Hayır
Millî Hükümet, ABD’nin bölgemize ve Avrasya’ya yönelik müdahale ve
saldırı eylemlerinde rol almayacak, “Büyük Ortadoğu Projesi”nin
engellenmesi için bölge ve dünya devletleriyle işbirliği yapacaktır.
17. Bölge İttifakı
Bölgeye yabancı müdahaleleri ve terörü önlemek, bölge ülkelerinin
toprak bütünlüğünü savunmak, güvenliğini ve kalkınmasını sağlamak ve
barışı korumak için, Suriye, İran, Irak, Azerbaycan ve KKTC ile bölge
ittifakı gerçekleştirilecektir. Türkiye’nin güney komşuları yanında,
Karadeniz’e çevre ülkelerle, Kafkas ve Balkan ülkeleriyle her alanda
işbirliği kurumları oluşturulacaktır. Bu bölgelerde ortak gümrük
alanları oluşturulacak, ortak enerji ve ulaştırma projeleri
geliştirilecek, çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalar yapılacak,
ortak yatırım ve kalkınma bankaları kurulacak, bölgesel ticareti
özendiren sistemler geliştirilecek, bilim, teknoloji, kültür ve eğitim
alanlarında işbirliği yapılacaktır.
18. Avrasya’da İşbirliği ve İttifak
Türkiye, dünyada ve bölgemizde güvenlik ve barış için, başta Rusya,
Çin Halk Cumhuriyeti, Orta Asya Cumhuriyetleri, Hindistan, Pakistan
olmak üzere Avrasya ülkeleriyle işbirliği ve dayanışmasını
güçlendirecek, dünya dengelerini değerlendirecektir. Türkiye, Şanghay
İşbirliği Örgütü içindeki bağımsız yerini alacaktır. Böylece ülkemizin
ABD ve AB ile ilişkilerini normalleştireceği ve karşılıklı yarar
esasına oturtacağı koşullar da yaratılmış olacaktır.
19. KKTC’nin Türkiye ile Bütünleşmesi
ABD’nin “Birleşik Kıbrıs” planı yapaydır ve emperyalist amaçlara
hizmet etmektedir. Bir Kıbrıs milleti olmadığı gibi, “Birleşik Kıbrıs
devleti”nin başka bir temeli de yoktur. KKTC’nin Türkiye ile
bütünleşmesi, Kıbrıs’ın her iki toplumu yanında Türkiye ve Yunanistan
halklarının yararınadır ve dünya barışı için en doğru çözümdür. Millî
Hükümet, bölge ve Avrasya ülkelerinin de desteğini alarak, KKTC’nin
Türkiye ile bütünleşmesini adım adım gerçekleştirecektir. Kıbrıs’ta
Türkiye ve Yunanistan dışında, herhangi bir devletin ve devletler
topluluğunun askerî güç bulundurması ve üsler kurması kabul edilemez.
20. Ermeni Soykırımı Yalanına Son
Millî Hükümet, emperyalist amaçlarla uydurulan Ermeni soykırımı
yalanına karşı özellikle ABD ve AB’de kapsamlı bir mücadele
yürütecektir. Devletin girişimleri yanında, Batı ülkelerinde yaşayan
beş milyon Türkün seferber edilmesi yoluyla, Ermeni soykırımı
yönündeki parlamento kararlarının kaldırılması sağlanacaktır.
21. Azerbaycan’ın Toprak Bütünlüğü
Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesi için,
devletin ve milletin bütün olanakları değerlendirilecek,
milletlerarası alanda gerekli girişimler kararlı olarak
yürütülecektir.
III. HERKESE İŞ VE REFAH
22. Millî Direnme Ekonomisi
Ekonomide öncelik, halkın refahıdır. Türkiyemizin varlığını tehdit
eden dış ve iç güçlere karşı bir millî direnme ekonomisi
yapılandırılacak, ülkenin doğası ve kaynakları korunup geliştirilecek,
bölgeler arasında dengesizlikler giderilecektir.
23. Karma Ekonomi
Kamu kesimi öncülüğünde, özel girişimin dinamik katılımıyla, halkçı,
planlı, karma ekonomi siyasetleri uygulanacaktır. Kamu öncülüğü ile
özel kesim arasındaki uyumun yol gösterici ilkesi, halkın ihtiyaçları
ve millî ekonominin gerekleridir.
24. Planlama
Ülke kaynaklarının halkın ihtiyaçları için, verimli ve etkin
kullanılmasını sağlamak, böylece ekonomik gelişmeyi kesintisiz
sürdürmek amacıyla, Devlet Planlama Teşkilatı yeniden örgütlenecek;
beş yıllık genel ve yıllık özel kalkınma planları uygulanacaktır.
Millî ekonominin lokomotifi olan kamu kesimi ile piyasa mekanizmaları
arasındaki ilişkinin düzenlenmesinde, çalışmanın ve üretimin
özendirilmesi, ekonominin etkin işleyişi ve üretim ile hizmetlerin
halkın gerçek ihtiyaçlarını karşılaması esasları gözetilecektir.
25. İç Borçlar Ertelenecek
Devlet Tahvili ya da Hazine Bonolarından vadesi 10 yıl içinde dolacak
olanların ana para ve aylık, üç aylık, altı aylık ya da yıllık faiz
ödemeleri, yeni bir ödeme planına bağlanarak ve adalet ilkesi
gözetilerek ertelenecektir. Küçük tasarruf sahiplerine olan borçlar
düzenli olarak ödenecektir. Böylece millî devlet borç ve faiz
batağından kurtarılacak, kamu kaynakları büyük bir yatırım planı
uygulamak, üretimi artırmak ve iş sahaları açmak için
değerlendirilecektir.
26. Dış Borçlar İçin Yeni Takvim
Alacaklı ülke ve kuruluşlarla görüşülerek, dış borç ana para ve
faizlerinin, Türkiye ekonomisinin gelişme olanaklarını tahrip etmeyen,
yıllara yayılan yeni bir ödeme planına bağlanması sağlanacaktır. Dış
borçların ödenmesinde yıllık dışsatımın belirlenecek oranı
aşılmayacaktır. Bu oran, dışalım için gerekli dövize göre
saptanacaktır.
27. IMF ile Bağlantı Kesilecek
IMF’nin dayattığı tarıma destekleri, gümrükleri, KİT’leri, kamu
hizmetini ve paranın giriş çıkışına kontrolü kaldıran politikalara son
verilecektir.
28. Türk Bayrağı Altında Türk Lirası
Merkez Bankası güçlendirilecektir.
Türkiye’de Dolar ve Avronun saltanatına son vermek ve Türk Lirasının
millî piyasada rakipsiz dolaşımını sağlamak için, yurda sermaye giriş
çıkışı ve kısa vâdeli para hareketleri denetim altına alınacaktır.
1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu’na göre yeni
kararlar ve Merkez Bankası tebliğleri çıkarılarak, eski kararlara göre
devredilen yetkiler kaldırılacak ve mevzuat yeniden düzenlenecektir.
Döviz üzerinden işlem ya da sözleşme yapılması izne bağlanacak ve
denetim altına alınacak; bankaların dövizle borçlanma ve döviz
pozisyonu tutma yetkileri sınırlandırılacaktır. Döviz tevdiat
hesapları Türk Lirası mevduat hesaplarına çevrilecek; döviz büfeleri
kapatılacaktır.
29. İMKB Yeniden Düzenlenecek ve Emtia Borsaları Canlandırılacak
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın yatırıma, üretime ve ekonominin
verimliliğine katkısı bulunmayan, tersine kaynakları çarçur eden,
küçük birikim sahiplerinin kandırılmasına ve kumar benzeri haksız
kazançlar sağlanmasına olanak veren, en önemlisi emperyalist para
operasyonlarıyla dışa kaynak aktarılmasına neden olan bugünkü
işleyişine son verilecektir. İşlem gören kağıtlarla ilgili yeni
düzenleme yapılarak Sermaye Piyasası Kurulu’nun yetki ve
sorumlulukları yeniden belirlenecektir.
Emtia borsalarının ekonominin etkin işleyişine katkısı
geliştirilecektir.
Dünya fındık ve kayısı borsaları Türkiye’de kurulacaktır.
30. Tefeciliğe Son, Halkçı, Üretken ve Millî Bankacılık
Bankacılıkta yabancı sermayeye izin verilmeyecek, bankacılık sektörü
millileştirilecektir.
Devletin ekonomiyi toplum yararına yönlendirmesi, millî planın
uygulanması, tefeciliğe son verilmesi, gelir dağılımında adaletin
sağlanması için, bankacılık ve kredi sistemi etkin bir biçimde
kullanılacak ve yeniden düzenlenecektir. Hızlı kalkınmanın aracı
olarak kamu uzmanlık bankaları ile kalkınma ve yatırım bankaları
örgütlenecektir. Devlet bankalarının sermayesi güçlendirilecektir.
Kooperatifçiliği geliştiren özel kredi yöntemleri uygulanacaktır.
Hazinenin, KİT’lerin ve yerel yönetimlerin parası, kamu bankalarına
yatırılacaktır.
Tasarrufu özendirmek, üretimi artırmak, planlamanın önceliklerini
gözetmek, gelir bölüşümünde adaleti sağlamak ve tefeciliğe izin
vermemek amacıyla etkin faiz politikası izlenecektir.
Tekelci sermaye bankacılığı önlenecek, bankacılığın belli sermaye
gruplarının denetimi altına girmesine, bankaların ticari ve sınai
holdinglerle bütünleşmesine izin verilmeyecek, bu amaçla kamulaştırma
dahil her önlem alınacaktır.
31. Nereden Buldun Kanunu
Kambiyo ve Gümrük mevzuatında, Bankalar Kanunu ve Vergi Kanunlarında,
4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun ve 4422
sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu çerçevesinde
gerekli düzenlemeler yapılarak, millî ekonomiye hizmet etmeyen
teşvikler kaldırılacak, bu kanunların etkin ve kararlı bir şekilde
uygulanması sağlanacaktır. Bu amaçla Servet Beyanında bulunma
yükümlülüğü getirilerek Nereden Buldun Kanunu çıkarılacaktır.
Uyuşturucu, silah ve nükleer madde kaçakçılığından elde edilen bütün
servetlere, kara ve kirli paraya el konacak; hortumculuk, bankaların
içini boşaltma, rüşvet, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma gibi
yasadışı yollardan elde edilen bütün kazançlar ve servet unsurları
kamu kaynağına dönüştürülecek ve bu suçları işleyenlere karşı etkili
ve hızlı ceza kovuşturması yürütülecektir.
32. Vergi Reformu
Dar ve sabit gelirliler, ücretli ve maaşlılar, esnaf ve zenaatkâr
üzerinde doğrudan ve dolaylı vergi yükünü azaltmak, yatırımı
özendirmek ve istihdamı artırmak için, vergi mevzuatı, ülke
ekonomisine ve milletlerarası ölçülere göre yeniden düzenlenecektir.
Vergi kayıp ve kaçakları giderilecek; vergi muafiyet ve istisnaları
gözden geçirilerek vergi yükümlülüklerinde adil dağılım sağlanacak ve
vergi kanunları sadeleştirilecektir. Ekonomik işlemlerin esas olarak
ada yazılı senetlerle ve kâğıtlarla yürütülmesi için gerekli düzenleme
yapılacak, hamiline yazılı kâğıt ve işlemler sınırlanacaktır.
Kaldırılan “Servet beyanı ve gider bildirimi” esası yeniden
getirilecektir.
Vergi idaresi güçlendirilecek, bu bağlamda personelin özlük hakları
iyileştirilecek, maliye memurluğu “kariyer memurluk” haline
getirilecek, yeterli bina, araç ve gereç sağlanacak, vergi arşiv
çalışmaları tamamlanacaktır. Vergi idaresi, vergisel olayları etkin
olarak izleyebilen dinamik bir yapıya kavuşturulacaktır.
Vergi denetimi dağınıklıktan kurtarılacak, güçlendirilecek ve
bağımsızlaştırılacaktır. Bunun için bütün vergi denetimi aynı
örgütlenme çatısı altında toplanarak keyfî müdahalelerden
kurtarılacaktır.
33. Millî Ekonomiye Katkıda Bulunan Yabancı Sermaye
Yabancı sermayenin dolaşım ve faaliyeti, millî ekonominin gelişmesine
katkıda bulunma şartına bağlanacaktır.
34. Yurt Düzeyine Yayılan Sanayileşme
Hızlı ve etkin bir yatırım programıyla fabrikalar yurt düzeyine
yayılacak, beş yıl içinde herkese iş sağlanacaktır. Halkın
ihtiyaçlarını karşılayan, ileri teknoloji kullanan, kaliteli üretim
yapan, yurt dışında yarışabilen millî sanayinin kurulmasına, kamu
iktisadi kuruluşları öncülük edecektir. Ülke çıkarları ile uyumlu özel
sektör yatırımları özendirilecektir. Tarım ürünlerini işleyen sanayi
işletmelerinin kurulmasına önem verilerek tarım ile sanayinin uyumlu
gelişmesi sağlanacaktır.
Devlet olanaklarıyla özel şirketleri ve mafyayı zenginleştiren teşvik
siyasetlerine son verilecek, kamu kaynakları öncelikle kamu
yatırımlarında, kamu hizmetinde ve millî tarım ile sanayinin
gelişmesinde kullanılacaktır.
Ara mallar ve yatırım malları üreten sanayi birimleri ve küçük sanayi
siteleri geliştirilecek, yeni teknolojilerle donatılacak, küçük ve
orta sanayi işletmeleri desteklenerek iç pazar genişletilecek,
ekonomimiz ve güvenliğimiz dışa bağımlılıktan kurtarılacaktır.
35. Özelleştirmeye Son, KİT’lerin Verimli Kılınması
Özelleştirme kapsamında bulunan ve yürütülen bütün işlemler derhal
durdurulacaktır. Özelleştirme kapsamına alınan ve özelleştirilen,
ortaklık yapısı kısmen ya da tamamen değiştirilerek yönetimi yabancı
sermaye ve işbirlikçilerine veya yerli sermayeye devredilen ya da
bunlarla paylaşılan İktisadi Devlet Teşekkülleri, Kamu İktisadi
Kuruluşları ve bunların iştirakleri yeniden kamulaştırılacaktır.
Özelleştirmeyle ilgili bütün işlemler ayrıca soruşturulacaktır.
İktisadi Devlet Teşekküllerini, Kamu İktisadi Kuruluşlarını ve bunlara
ait iştirakleri verimli hale getirmek için, gerekli kaynaklar bütçeden
karşılanacak ve Devlet Yatırım Bankası yeniden örgütlenecektir.
KİT’lerin işletilmesinde, millî çıkar, üretim ve istihdam artışı,
verimlilik, fiyat istikrarı, ucuz fiyat ilkeleri esas alınacaktır. Dar
gelirlilerin gıda, giyim ve ısınma ihtiyaçları için üretilen mallar,
satış mağazaları zinciriyle halkın ayağına götürülecektir. Ancak
bunlar dışında kalan mallar, piyasa kuralları içinde oluşan fiyatlarla
sunulacak, devlet eliyle kaynak aktarılması önlenecektir. KİT’lerin
kendi çalışanlarına sosyal ve kültürel yarar sağlayan hizmetleri
geliştirileciktir.
36. Tarıma Destek ve Eğitim
Tarımda hedef, köylüyü efendi kılmak; her tür bağımlılığa son vermek,
Türkiye’yi beslenme, giyim, gübre, tohum ve damızlıkta yeniden kendine
yeterli bir ülke haline getirmek; üreticinin hayat düzeyini yükseltmek
ve dışsatıma azami katkı sağlamaktır. Bu amaçlarla Avrupa Birliği,
IMF, Dünya Ticaret Örgütü ve benzeri örgütlerin dayatmaları
reddedilecek ve tarım desteklenecektir. Çiftçiye, besiciye ve
balıkçıya, düşük faizli kredi, ucuz mazot, ucuz gübre, ucuz tarım
ilacı, ucuz tarım aleti, ucuz ve sağlıklı tohum ve damızlık
sağlanacaktır. Tarım desteklerinin ve kredilerinin amaca uygun
kullanılması için gerekli önlemler alınacaktır. Çiftçiye üretimi
özendiren taban fiyat verilecektir. Üreticinin alacakları, devlet ve
kooperatiflerce zamanında ödenecektir. Tarıma destek siyasetleri bir
yıl öncesinden ilan edilecektir. Pamuk, sıvı yağ, tütün, sigara,
şeker, hayvan ürünleri gibi Türkiye’de yeteri kadar üretilebilecek
tarım mallarının ve gıdaların dışalımı yasaklanacak; yerli üretim
özendirilecektir.
Tarım üreticisinin emeğinin karşılığını alması ve tüketicinin uygun
fiyatlarla gıdaya ulaşması için, kamu eliyle ve kooperatifler
aracılığıyla etkin ve iyi işleyen bir pazarlama sistemi
örgütlenecektir.
Yoksul ve orta halli köylüler, tefeci ve banka borçlarından
kurtarılacak, ipotekler kaldırılacaktır.
Tarım işçilerinin sosyal güvenlik, sendika ve bütün demokratik hakları
gerçekleştirilecektir.
İhtiyarlık, sakatlık veya hastalık nedeniyle toprağını işleyemeyen
köylülerin, dul ve yetimlerin geçimleri, bakımları sağlanacaktır.
Çiftçinin eğitimi için gerekli kurumlar oluşturulacak ve araçlar
devlet tarafından sağlanacaktır.
Tarımda biyoteknoloji veya benzeri yöntemlerle üretim, sadece sınırlı
ve korunmuş alanlarda, devlet denetimindeki millî şirketler eliyle
yapılacaktır. Tarım alanları ve ürünleri, özellikle yabancı sermayenin
yol açtığı genetik kirlenmeden korunacaktır. AR-GE faaliyetleri
tamamen devlet denetiminde ve devlet destekli millî sermayeli
şirketler tarafından gerçekleştirilecektir.
37. İşletme Ölçeğinde Verimlilik ve Kadastronun Hızla Tamamlanması
Tarımda işletme ölçeğinin verimlilik esasına göre oluşması için,
gerekli hukuki ve ekonomik önlemler alınacak, kooperatifçilik ayrıca
bu amaçla desteklenecektir.
Köy Kanunu çerçevesinde kalan tarım ve köy arazilerinin kadastro
işlemleri hızla bitirilerek, köy senetleriyle yapılan satışlar tapuya
tescil edilecektir.
38. Ortaçağ Kalıntılarının Temizlenmesi İçin Toprak Reformu
Yurdumuzun belli bölgelerinde hâlâ varlığını sürdüren toprak ağalığı,
aşiret reisliği, şeyhlik, tefecilik gibi Ortaçağ kalıntısı ilişkileri
kökünden temizlemek; köylüyü toprak sahibi yapmak ve özgürleştirmek;
yoksulluğu yenmek; ülke bütünlüğünü sağlamlaştırmak; tarım üretimini
çağdaşlaştırmak; verimliliği artırmak; başta ormanlarımız ve sularımız
olmak üzere doğal kaynaklarımızı korumak amacıyla toprak reformu
yapılacaktır. Orta halli ve zengin köylülerin mülkiyetleri
korunacaktır. Toprak reformunun uygulanmasına, kamu denetimi altında
oluşturulacak Köy Meclisleri önderlik edecektir.
Herhangi bir hüküm veya belgeyle veya örf ve adetle aşiretlerin
şahsiyetlerine veya onlara dayanılarak reis, bey, ağa ve şeyhlere ait
olarak tanınmış, kayıtlı kayıtsız bütün taşınmazlar, hazine toprakları
ve mayından temizlenen araziler, topraksız veya az topraklı köylülere
bedelsiz olarak dağıtılacak ve tapuya bağlanacaktır.
Köy sınırları içindeki göller, sular ve meralar köylünün ortak
malıdır. Devlet bu kaynakların köylüye hizmet dışında özel çıkar için
kullanılmasına izin vermeyecektir.
39. 2b Alanları Orman Köylüsüne ve Halka
6831 Sayılı Kanun’un 2b maddesi uyarınca orman niteliğini tam olarak
kaybettiği kesinleşen ve orman rejiminden çıkarılan alanlar, orman
köylüsüne mera, tarım ve yerleşim alanı olarak bedelsiz tahsis
edilecektir. Fiilen yerleşim alanına dönüşmüş 2b alanları, köy, belde
ve il tüzel kişiliklerine ayrılacaktır. Bunun için toplu yerleşim yeri
kavramının bilimsel tanımı yapılacak; sel, taşkın, su baskını, deprem,
heyelan ve sağlıksız yaşama koşullarını kaldırmaya yönelik imar
planları yapılacaktır. Orman niteliğinin kaybına, orman alanlarının
daralmasına ve yeni 2b alanlarının oluşmasına engel olacak önlemler
alınacaktır. İşgal, haksız yapılanma ve tahsisler kamulaştırılacak ve
kaldırılacaktır. Devlet ormanlarının yönetimi ve işletilmesi ekosistem
işlevleri itibariyle devlet tarafından gerçekleştirilecektir.
Dağ ve orman köylerinin çok amaçlı kooperatifler yolluyla
kalkındırılmasına özel önem verilecektir.
40. Yabancıya Toprak Satışı Yasaklanacak
Yabancıya toprak satışını serbest bırakan kanun kaldırılacaktır.
41. Tarımda Kooperatifleşme ve Kamu Hizmetinin Örgütlenmesi
4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Hakkında Kanun
yeniden düzenlenerek, Devletin tarım kooperatiflerini ve çiftçi
örgütlerini desteklemesini engelleyen hükümler derhal kaldırılacak,
kooperatifleşme özendirilecektir. Kooperatiflere ilişkin bütün
düzenlemeler, tek bir yasada toplanacak ve basitleştirilecektir.
Toprakların islahı, erozyonun önlenmesi, yeni tarım alanlarının
açılması, dağların zeytin ve meyve ağaçlarıyla şenlendirilmesi,
teraslama, sulama kanalları ve bentler yapılması, hayvancılığın
islahı, balıkçılığın modernleştirilmesi, ormanların ve doğanın
korunması gibi verimi artıracak ve tarımı geliştirecek önlemlerin
elbirliğiyle ve imece yöntemleriyle başarılması için, özellikle üretim
kooperatiflerine gerekli makine, araç, traktör, tarım ilacı, gübre,
yem, tohumluk ve kredi sağlanacaktır.
Sulama, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile
tarımsal ve kırsal altyapı hizmetlerinin tamamlanması devletin
görevidir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü bu amaçla yeterli araçlarla
donatılarak tarımın hizmetine koşulacaktır.
Tarımsal kamu yönetimi yeniden yapılandırılacak, Zirai Mücadele,
Toprak-Su, Gıda İşleri, Veteriner İşleri, Ziraat İşleri Genel
Müdürlükleri, Türkiye Zirai Donatım Kurumu,Süt Endüstrisi Kurumu, Et
Balık Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi, Tekel, TŞFAŞ, Yem Sanayii gibi
kapatılan veya özelleştirilen kurumlar, çiftçiye hizmet anlayışıyla
yeniden örgütlenecek, tarım üreticisi piyasada ezilmekten
kurtarılacaktır. Ziraat Bankası, çiftçiye tarımsal kredi sağlamak,
tarımı ve tarıma dayalı sanayiyi geliştirmek göreviyle yeniden
yapılandırılacak ve yeterli sermayeye kavuşturulacaktır. Atatürk’ün
çiftlikleri, Zirai Kombinalar, Devlet Üretme Çiftlikleri, Tarım
İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ve Tarımsal Araştırma Genel
Müdürlüğü (TAGEM), Türk tarımının hizmetinde yeniden örgütlenecektir.
42. Türkiye’de Yeterince Üretilebilecek Mallar Dışardan Alınmayacak
Başta tarım ürünleri olmak üzere Türkiye’de yeterince üretilebilecek
malların, lüks tüketim maddelerinin ve ikame edilebilen malların
dışalımına son verilecek; yerli üretimin verim ve kalitesinin
artırılması için tarım ve sanayi üreticisi desteklenecektir. Dışalım,
millî ekonominin ayakları üzerinde doğrulmasına, üretimin artmasına,
millî teknolojinin gelişmesine, halkın ihtiyaçlarının karşılanmasına
ve millî savunmanın gereklerine bağımlı kılınacaktır.
Millî Hükümet, Dünya Ticaret Örgütü’nün eşitsizliğe dayanan
yapılanmasını değiştirmek, özellikle mali kuruluşlarımıza, tarımımıza,
küçük ölçekte üretim yapan sanayi işletmelerimize ket vuran
düzenlemelerini etkisiz hale getirmek için, her düzlemde mücadele
yürütecek ve kalkınmakta olan ülkelerle işbirliği yapacaktır.
43. Türkiye’de Türk Tüccarı ve Esnafı
Yabancı sermayeyi teşvike ilişkin düzenlemeler gözden geçirilerek
millî tüccar, esnaf ve zenaatkâr korunacaktır. Yabancı hipermarket ve
süpermarketler millileştirilecektir. Yerli süpermarketler şehir
dışında faaliyet gösterecektir.
Toplumun üretim ve hizmet birikiminin en büyük ölçüde
değerlendirilmesi ve istihdamın genişlemesi için, esnaf, zanaatkâr ve
kobiler üzerindeki vergi yükleri hafifletilecek; küçük ve orta
büyüklükteki işletmeler desteklenecektir.
44. Kamu Hizmeti Kamu Eliyle
“Devleti küçültme” adı altında kamu hizmetinin ortadan kaldırılmasına,
belediye hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilecektir. Kamu
hizmeti, esas olarak kamu eliyle yapılacaktır. Köy hizmetleri, kaynak
ayrılarak güçlendirilecektir. Kamu inşaatlarını ve hizmetlerini
gerçekleştiren kamu kurumları yeniden örgütlenecektir. Böylece on
yıllardan beri vurguna, israfa ve rüşvete giden kaynakların, kamu
kaynağı olarak halkın refahı için kullanılması sağlanacaktır.
45. Enerji Üretim, İletim ve Dağıtımında Kamuculuk
Enerji üretim, iletim ve dağıtımı kamu eliyle yürütülür. Enerji iletim
şebekesi ıslah edilerek kayıplar ortadan kaldırılacaktır. Enerji
Verimliliği Kanunu çıkartılarak ve diğer önlemlerle tüketimdeki
savurganlığa son verilecektir. Enerjide millî-doğal kaynaklarımıza
öncelik tanınacak; ithal fosil yakıta bağımlılık en aza indirilecek;
akarsu, güneş, rüzgâr, biyoenerji ve yeraltı ısısı gibi temiz ve
yenilenebilir kaynaklar değerlendirilecektir. Bağımsız nükleer enerji
üretimi ve teknolojisi, güvenliğe ve çevreye uyumlu olarak
geliştirilecektir.
46. Demiryolları ve Denizyollarını Esas Alan Toplu Taşımacılık
Ülkemizin coğrafi olanaklarını değerlendiren, kaynaklarını savurmayan,
güvenli, ucuz ve halkın ihtiyaçlarına cevap veren toplu ulaştırma ve
taşımacılık siyaseti izlenecektir. Devletin milyarlarca dolarını
otoyol projelerine dökerek yabancı otomotiv sanayisini destekleyen
karayoluna öncelik yerine, demir ve denizyoluyla ulaşım geliştirilecek
ve ucuzlatılacaktır. Böylece çarpık kapitalizmin trafik anarşisine,
can ve servet kaybı ile çevre kirlenmesine son verilecektir.
Millî hükümet, Kemalist Devrim’in anayurdu demirağlarla örme
siyasetini yeni atılımlarla sürdürecektir. Yıllardır kaderine terk
edilmiş olan demiryolu yatırım ve taşımacılığı geliştirilecek, yeni
demiryolları döşenecek, eski demiryolları teknolojik gelişmelere uygun
olarak iyileştirilecektir. Demiryollarında elektrik enerjisi
kullanılmasına yönelik yatırımlar yaygınlaştırılacaktır. Lokomotif,
vagon ve diğer demiryolu araç ve gereçleri yurt içinde üretilecektir.
Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denizyolunun kullanılması
özendirilecek ve yaygınlaştırılacaktır. Limanlar devlet eliyle
çoğaltılacak ve geliştirilecektir. Özelleştirilmiş limanlar
kamulaştırılacak ve devletçe işletilecektir. Limanlarımız
milletlerarası taşımacılığa uygun konteyner terminalleriyle, araç ve
gereçlerle donatılacaktır. Milletlerarası sularda taşımacılığa hizmet
eden gemilerin yapımı için büyük tersaneler kurulacak, dünya ölçeğinde
yarışacak deniz taşıma filosu oluşturulacaktır. Su santralleri için
yapılmış baraj göllerinde ve doğal göllerde insan ve yük
taşımacılığına uygun limanlar yapılacak, ülke içi bağlantılar kara ve
demir yolu ağıyla sağlanacaktır.
Hava yollarıyla taşımacılık geliştirilecektir.
47. Turizmde Doğaya, Tarihe ve Sağlığa Yatırım
Millî Hükümet, yurdumuzun dört mevsimi bir arada yaşayan iklimini ve
uygarlık birikimini, halkımızın ve insanlığın kültürel ve ekonomik
gelişme ve zenginlik kaynağı olarak değerlendirecek; turizm
işletmeciliğini yabancıların elinden kurtaracak ve millî işletmeleri
destekleyecektir. Yabancıların kaçak çalışması önlenecektir.
Türkiye’nin tarihsel ve doğal zenginlikleri, kıyıları, kaplıca ve
ılıca gibi sağlık kaynakları ve kayak, dağcılık gibi spor olanakları,
millî ekonominin hizmetine sokulacaktır. Turizm bahanesiyle tarım ve
orman alanlarını yıkıma uğratan betonlaşmaya son verilecektir.
48. Doğal Kaynaklar ve Madenler
Millî ekonomi ve ülke savunması açısından stratejik önem taşıyan doğal
kaynaklar ile bor, trona, uranyum ve toryum gibi stratejik önem
taşıyan madenler kamu eliyle işletilecektir. Yabancı sermayeye
verilmiş olan maden ruhsatları ve imtiyazları gözden geçirilerek,
millî çıkarlara uygun olmayanlar kaldırılacaktır.
Doğal kaynakların bulunması yanında niteliklerinin, ekonomik
değerlerinin ve işletme teknolojilerinin saptanması, korunması ve
zenginleştirilmesi için, araştırma seferberliği başlatılacaktır. Bu
amaçla yeni kurumlar oluşturulacak ve Maden Tetkik Arama Kurumu
geliştirilecektir.
Türkiye’nin kıta sahanlığındaki doğal kaynaklar üzerindeki hakları,
her tür müdahaleye karşı korunacaktır. Denizlerdeki doğal kaynakların
araştırılması ve kullanılması doğrultusunda bilgi edinmek ve teknoloji
geliştirmek için bütün olanaklar değerlendirilecektir. Bu konuda
yabancı güçlerin müdahale ve kısıtlama girişimlerine izin
verilmeyecektir.
49. Kıyılar, Ormanlar, Sular ve Tarihsel Zenginlikler
Doğal ve tarihsel zenginliklerimiz ile kültür değerlerimiz kamuya
aittir. Kıyılar, ormanlar, millî parklar, bitki tür zenginliği, yabani
hayvan varlığı ve kültür hazineleri korunacaktır. Bu varlıkların kamu
mülkiyetinde bulunması sisteminden verilen ödünler kaldırılacaktır. Bu
değerler, özel çıkarcılığın neden olduğu yıkımdan kurtarılacak ve
halkın yararına sunulacaktır. Kıyılar halka açılacaktır. Erozyonu
önleme ve ağaçlandırma amacıyla, halkın, gençliğin ve Türk Silahlı
Kuvvetleri’nin etkin ve gönüllü katılımıyla yoğun bir seferberlik
gerçekleştirilecektir.
50. Rantlara Son, İnsancıl Kentler
Millî Hükümet, kapitalizmin yol açtığı hastalıklı kent yapısını planlı
ve köktenci uygulamalarla değiştirecek; insanı ve doğayı gözeten,
halkçı kent projelerini ve imar planlarını yürürlüğe koyacaktır. Halkı
depreme, sele, toprak kaymasına ve yangına karşı korumak için gerekli
kentsel dönüşümler gerçekleştirilecektir. Büyük kentlerimizi
emperyalist metropollerin çöplüğü ve batakhanesi haline getirecek
“uluslararası bütünleşme” projelerinin uygulanmasına izin
verilmeyecektir.
Havadan para kazanma aracı olan kent rantları halkın kaynağına
dönüştürülecektir. Hazine arazileri, kent refahının hizmetine
sokulacak ve bütün bu önlemlerle insancıl, sağlıklı, trafik sorunu
olmayan, rahat ve uyumlu bir kent yaşamının ve belediye hizmetinin
koşulları sağlanacaktır.
Köyler ve küçük yerleşim birimleri çekici hale getirilerek büyük
kentlere yığılma önlenecektir. Verimli tarım topraklarında sanayi
kurulmasına ve betonlaşmaya izin verilmeyecek, kentler ve sanayi
merkezleri tarıma elverişsiz topraklarda kurulacaktır.
Hedef, nüfusu birkaç yüz bini geçmeyen, insan ilişkilerinin zengin ve
toplumsal dayanışmanın güçlü olduğu, doğayla iç içe, toplumsal
hizmetlerin halka kolayca götürülebildiği, kültür ve sanat hayatı
canlı, halkın siyasal hayata katılma olanaklarının geliştiği, doğrudan
demokrasi uygulamalarına elverişli, ferah kentler oluşturmaktır.
Büyük kentlerde ulaşımı felç eden, her gün milyonlarca saat zaman
kaybına ve enerji savurganlığına yol açan, ömür törpüleyen bugünkü
ulaşım yapısı değiştirilecek, devletin otomotiv sanayisine yaptığı
büyük desteklere son verilecek, toplu taşımacılık, bu arada yeraltı ve
yerüstü raylı ulaşım projeleri gerçekleştirilecektir.
Şehiriçi ulaşım, elektrik ve ısınma gibi kamu hizmetleri ucuzlatılacak
ve zamanla parasız hale getirilecektir.
Millî Hükümet, İstanbul Boğazı’ndaki betonlaşmayı yıkarak, bu eşsiz
doğa güzelliğimizi halkın gezme, dinlenme, sağlıklı yaşama ve kültürel
ihtiyaçlarının hizmetine sunacaktır.
Atatürk Orman Çiftliği, sahibi olan millete iade edilecektir.
51. Doğa ile Uyumlu Kalkınma
Özel çıkarcılığın derelerimizi, ırmaklarımızı, körfezlerimizi,
denizlerimizi ve toprağımızı kirletmesine ve yaşam koşullarını
bozmasına izin verilmeyecektir. İnsan ile doğa arasındaki uyum ve
dengeler gözetilecektir.
52. Teknoloji Atılımı
Ekonomide dışa bağımlılığa son verilmesi, esas olarak özgücümüze
dayanan bir ekonominin kurulması, milletlerarası rekabet yeteneğimizin
geliştirilmesi, yüksek katma değer sağlanması, gelişme hızının
artırılması, topyekûn kalkınma ve millî savunma sanayisinin
geliştirilmesi amacıyla Teknoloji Atılımı gerçekleştirilecektir. “En
büyük üretici güç insandır” gerçeğinden hareketle, bilgi piyasanın
engelleyici etkilerinden kurtarılacak ve yaygınlaştırılacak, insan
kaynaklarımız planlı olarak geliştirilecek ve verimli kullanılacak,
bilimsel-teknolojik araştırma ve geliştirmeye öncelik verilecektir.
53. Emek Seferberliği, İşsizliğe Son
Ekonomik, toplumsal ve teknolojik gelişmenin ve iç barışın
sağlanabilmesi için, emek özgürleştirilecek ve ülkenin insan kaynağı
bütünüyle seferber edilecektir. Devlet, belediyeler, kooperatifler ve
diğer toplumsal kuruluşlarla işbirliği yaparak, yeni tarım alanları
açma, toprağı islah etme, teraslama, sulama, dağları şenlendirme,
orman alanlarını genişletme, denizlerimizi ve ırmaklarımızı koruyarak
su ürünlerimizi geliştirme, doğal güzelliklerimizi bütün halkın
yararlanmasına elverişli hale getirme, turizmi geliştirme, yol, liman,
baraj ve bent yapma gibi emekyoğun işler yapılmasına önderlik ederek,
bugün boşta gezen milyonlarca işsize iş ve gelir sağlayacak, üretimi,
hizmetleri ve refahı geliştirecektir.
54. Yeterli Ücret, Maaş ve Taban Fiyat
Ürün taban fiyatlarının, işçi ücretlerinin, esnaf ve zanaatkâr
gelirlerinin, memur, emekli ve yetim aylıklarının artırılması yoluyla
iç pazarda talep büyütülecek ve refah yükseltilecektir. Herkese
parasız sağlık ve eğitim, sağlıklı konut, sağlıklı ve hızlı ulaşım,
herkese kültür ve sanat olanağı gibi toplumsal siyasetlerle halka
refah sağlanacak ve sanayinin tam kapasiteyle çalışması ve tarım
kaynaklarının seferber edilmesi koşulları yaratılacaktır.
IV. SAĞLIKLI VE GÜVENLİ YAŞAM
55. Herkese Sağlıklı ve Güvenli Konut
Millî Hükümet, herkese, sağlıklı, güvenli, depreme dayanıklı ve
uygarca yaşayabileceği bir konut sağlayacaktır. Bu hedefe ulaşmak için
konut yapımı planlanacak, kooperatifleşme desteklenecektir. Her yeni
yatırım, yaratacağı konut ihtiyacıyla birlikte ele alınacaktır.
56. Parasız ve Nitelikli Sağlık
Bütün yurttaşlar sosyal güvenlik kapsamına alınacaktır.
Sağlık alanında her düzeydeki eşitsizliğe son verilecek, herkese
nitelikli sağlık hizmeti verilecektir. Sağlık hizmetleri iki yıl
içinde parasız hale getirilecek; işyeri, mahalle, köy ve okul
temelinde yeniden örgütlenerek halkın ayağına götürülecektir. Türkiye
bütün bu olanaklara sahiptir.
Sosyal güvenlik kurumları çökmekten kurtarılacak, hizmet için yeterli
hekim ve hastabakıcı görevlendirilecek ve araç gereç tahsis
edilecektir. Sosyal güvenlik kurumlarının özel kesimden alacakları
hızla tahsil edilecektir.
İnsan sağlığını piyasaya feda eden, hastayı müşteri olarak gören ve
çoğaltan sistem değiştirilecektir. Para kazanmaya değil, hastalıkları
önleyici sağlık hizmetine öncelik verilecektir. Halkın sağlık bilgisi
yaygın eğitim kampanyalarıyla geliştirilecektir.
Sağlık hizmetinin planlanması, yönetilmesi ve denetlenmesine, sağlık
görevlileri ile hizmetten yararlananların etkin katılımı
sağlanacaktır. Bu bağlamda hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarının
sorunlarına çözüm getirilecektir.
57. Halka Ucuz ve Nitelikli İlaç
Sosyal güvenlik kurumlarına ve halka ucuz ve nitelikli ilaç
sağlanacaktır.
Millî Hükümet, millî ilaç sanayisini yabancı ilaç tekellerine karşı
koruyacak ve destekleyecektir. Araştırma çalışmaları özendirilecek ve
geliştirilecektir. Millî güvenliğin gereği olarak, Dünya Sağlık
Örgütü’nün 100 temel ilacı ve aşılar Türkiye’de üretilecektir.
Türkiye’de üretilebilecek ilaçlar dışardan alınmayacaktır. Yabancı
ilaçlara ruhsat, sıkı kayıtlara ve süreye bağlanacaktır.
Sağlığa zarar veren bilinçsiz ilaç tüketiminin kışkırtılmasına son
verilecektir. Halk bu amaçla eğitilecektir.
58. Çalışma Hakkı ve İş Güvencesi
En başta gelen hak, yaşama ve geçinme hakkıdır. Millî Hükümet, her
yurttaşın yeteneğine göre bir işte çalışmasını garanti eder. Hiç kimse
siyasal görüşü, inancı, ırkı ve cinsiyeti yüzünden işsiz kalmayacak ve
işten atılmayacaktır. Angarya yasaktır. Eşit işe eşit ücret
uygulanacaktır.
59. Çalışma Süresi ve Dinlenme Hakkı
Haftalık çalışma süresi 40 saattir. Yeraltında ve ağır işkollarında bu
süre daha da kısaltılacaktır. Bütün çalışanların yılda en az bir ay
ücretli dinlenme hakları gerçekleştirilecektir. Millî Hükümet,
yurttaşlara dinlenme, eğlenme, siyaset, kültür, sanat ve başka
toplumsal faaliyetlerde bulunma ve kendilerini geliştirme olanağı
sağlayacaktır.
60. Sağlıklı Çalışma
Çalışma hayatında emekçilerin can güvenliğine ve sağlığına öncelik
verilecektir. İşyerleri ve fabrikalarda sağlık koşullarına uyulması
sağlanacaktır. İnsan sağlığına olumsuz etkileri olan çalışma
alanlarında koruyucu ve önleyici önlemler alınacaktır. Kadınların ve
15-18 yaş arasındaki çocukların sağlıklı çalışma koşulları özel olarak
düzenlenecektir.
61. Çalışanların Hakları
Çalışma hayatını düzenleyen bütün kanunlar, bu arada 4857 sayılı İş
Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 399 sayılı Sözleşmeli
Personele İlişkin Kanun Hükmündeki Kararname yeniden düzenlenerek,
ücretlilerin ve kamu çalışanlarının temel hak ve özgürlükleri hayata
geçirilecek ve güvence altına alınacaktır. Bütün çalışanların
sendikalaşma, grev ve toplu pazarlık hakları sağlanacak, kaldırılan
hak grevi yeniden yasalaştırılacak ve lokavt yasaklanacaktır. Bütün
halkın ve özellikle emekçilerin ülke siyasetine ve işyerlerinin
yönetimine etkin olarak katılmaları, Millî Hükümet için en büyük
destek ve güvencedir.
62. Sıcak Yuva, Mutlu Aile
Küreselleşmenin aileyi dağıtan ve yozlaştıran ekonomik ve kültürel
ilişkileri tasfiye edilerek aile korunacaktır.
63. Çocukların ve Yetimlerin Korunması
15 yaşından küçük çocukların çalıştırılması önlenecektir. Millî
Hükümet, merkezden yerel yönetimlere kadar bütün imkanlarını seferber
ederek çocukları koruyacak, çocuklara karşı her tür şiddet ve
istismara kökten son verecektir. Çocukların kültürel ve bedensel
gelişmeleri için parasız hizmet veren kurumlar oluşturulacak, yeterli
kaynak sağlanacaktır.
Yetim ve öksüzlerin bakımını ve eğitimini devlet üstlenecektir. Suç
işlemiş çocukların topluma kazanılması için çocuk iyileştirme evleri
açılacaktır. Sokakta yatan tek bir çocuk bırakılmayacak, tinerciliğe
ve kapkaççılığa itilmiş çocuklarımız eğitilecek ve meslek sahibi
yapılacaktır.
64. Kadının Kurtuluşu
Millî Hükümet, erkekle kadın arasındaki yasal ve fiili eşitsizliği,
kadına karşı ayrımcılığı, her tür şiddeti ve cinsel tacizi bütün
temelleriyle ortadan kaldırmak için, toplumun her kesiminde
seferberlik yürütecektir. Kadının toplum hayatında ve üretimde yer
almasını ve gelişmesini engelleyen Ortaçağ kurumları ve ilişkileri
tasfiye edilecek, kadına iş ve kazanç olanağı sağlanacaktır.
Kadınların siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda önder
roller üstlenmesinin önündeki bütün engeller ve geleneksel anlayışlar
temizlenecek, bu amaçla yeterli kreş, yuva, eğitim merkez ve okuma
yazma kursları açılacaktır. Çalışan kadınların analık durumlarının
korunması için gerekli bütün önlemler alınacaktır. Köylük alanlarda
kadınlar, sosyal ve sağlık güvencesine kavuşturulacak, kadının
ekonomik girişimciliği özendirilecektir.
İşsiz ve kimsesiz kadınlar, çocuklarıyla birlikte güvenli ve çağdaş
olanaklarla barındırılacak ve devlet güvencesine alınacaklardır.
Kadınları bedenlerini satmaya zorlayan ve aileleri büyük acıların
içine iten ekonomik ve toplumsal temel ortadan kaldırılacak, kadın
ticaretine ve fahişeliğe son verilecektir.
Eğitimde ve kitle iletişim araçlarında kadını aşağılayan, küçük
düşüren, gerileten anlayış ve yayınlara izin verilmeyecektir.
65. Emekli, Dul, Yaşlı ve Engellilerin Korunması
Millî Hükümet ve yerel yönetimler, emekli, dul, yaşlı ve engellileri
koruyacak; muhtaç olanların ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını
karşılayacak; toplumsal hayata her alanda katılmaları için gerekli
kurumları oluşturucak ve kaynakları sağlayacaktır. Bu anlayışla
öncelikli olarak emeklilerin, dulların ve yetimlerin aylıkları insanca
yaşam için gerekli düzeye yükseltilecektir.
Millî Hükümet, engellileri yardıma muhtaç kimseler olarak değil,
ülkemizin gelişmesine katkıda bulunacak yurttaşlar olarak görür.
Engellilerin toplum hayatının her alanına, üretime, hizmetlere, kültür
ve sanat faaliyetine etkin olarak katılmaları için gerekli olanaklar
sağlanacaktır. Devlet, engelli çocukların bakım ve eğitiminden
sorumludur. Engellilerle ilgili düzenleme ve kararlarda, engelli
örgütlerinin görüşleri gözönünde tutulacaktır.
66. Şehit Aileleri ile Gazilere Saygı ve Koruma
Türkiye’nin en değerli yeraltı zenginliği, vatan toprağı altındaki
şehit kemikleridir. Şehit ailelerinin ve gazilerin korunması,
Cumhuriyet’in ve vatanın savunulması görevi içindedir. Milli Hükümet,
bu anlayışla toplumumuzda şehit ve gazilere minnet ve saygı bilincini
güçlendirecektir. Şehitlerimizin ve kahramanlarımızın anıları
yaşatılacak, mezarları ve anıtları imar edilecektir. Şehitler ve
gazilere ilişkin düzenlemeler tek bir kanunda toplanarak, yadigârları
olan ailelerinin kendilerine yakışan koşullarda geçim ve eğitimleri
güvence altına alınacaktır. Gazilerimizin ve şehit ailelerinin
dernekleri desteklenecektir.
67. Yurtdışındaki Yurttaşlarımız
Millî Hükümet, yeterli iş sahası açarak yurtdışına işçi göçüne son
verecek, emek birikimimizi ülkemizin kalkınmasında değerlendiren bir
yatırım, üretim ve hakça bölüşüm düzeni getirecektir. Bu sayede
işsizlik, geçinme kaygısı, siyasal sığınma ve değişik nedenlerle
yurtdışına göçmüş yurttaşlarımız vatanlarına dönme olanağına
kavuşacaktır.
Millî Hükümet, yurtdışındaki yurttaşlarımızın bulundukları ülkelerdeki
ekonomik, toplumsal ve kültürel taleplerinin gerçekleşmesi için çaba
gösterecektir. Gurbetzedelerin gasp edilen birikimleri tahsil
edilecektir. Yurda dönmek isteyenlerin uyum sorunları çözülecektir.
Yurtdışında yaşayan yurttaşlarımızın Türkiye genel seçimlerinde,
yaşadıkları yerlere yakın merkezlerde oy kullanmaları sağlanacaktır.
İşçi Partisi, Lozan ve Berlin meydanlarında yaptığı gibi, hükümet
olduktan sonra da, özellikle devlet olanaklarını sonuna kadar
değerlendirmek ve yurtdışındaki beş milyon yurttaşımızı seferber etmek
yoluyla, onların ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve kültürel baskılara
karşı haklarını ve huzurunu sağlayacaktır.
V. CUMHURİYET EĞİTİMİ VE AYDINLANMA
68. Parasız Eğitim ve Spor
Anaokulundan üniversite sonuna kadar parasız eğitim, kültür ve spor
hizmeti sağlanacaktır. Eğitimde öğrencilerden ve ailelerinden katkı
payı, yardım ve benzeri adlarla para alınamaz. Ailesinden uzakta
öğrenim gören, kimsesiz veya yardıma muhtaç öğrencilerin beslenme,
giyim, uygarca eğlenme ve kültür ihtiyaçlarını devlet karşılayacaktır.
69. Türkçenin Kurtarılması ve Geliştirilmesi
Millî Hükümet, “Türkiye’yi kurtarmak için Türkçe’yi kurtarma”
bilinciyle, bütün yurttaşlarımızın dilimizi iyi bilmesini sağlayacak
uzun süreli bir seferberlik yürütecektir. Anaokulundan üniversite
sonuna kadar eğitim ve öğretim dili Türkçe olacaktır. Yabancı diller,
yetkin ölçülerde öğretilecektir.
Millî Hükümet, kamu yönetiminde, eğitimde, yayın alanında, ticarette,
sanayide, kültürde, sanat, eğlence ve sporda yabancı dillerin
Türkçe’yi bozan etkilerini önlemek, Türkçemizin bir uygarlık ve bilim
dili olarak gelişme olanaklarını değerlendirmek amacıyla “Türkçe’yi
Geliştirme Yasası”nı çıkaracak ve uygulayacaktır. Başta TRT Kanunu
olmak üzere görsel, yazılı ve sözlü basınla ilgili yasalar, bu amaca
uygun olarak yeniden düzenlenecektir. Türkiye’de kurulan bütün
şirketlerin, basın kuruluşlarının, derneklerin ve diğer kurumların
yabancı dillerden isim, unvan, marka vb kullanmaları önlenecektir.
Türkçenin ve Türk kültürünün öğretilmesi ve yaygınlaştırılması için,
yurtta ve dünyanın önemli kentlerinde “Yunus Emre Enstitüleri”
kurulacaktır.
70. Cumhuriyet Eğitiminin Birliği ve Felsefesi
Millî Hükümet, Cumhuriyet’in devrimci felsefesi kılavuzluğunda,
bağımsız, toplumcu, demokratik, laik, bilimsel ve halkçı ekonominin
ihtiyaçlarına cevap veren, tek bir eğitim sistemi uygulayacaktır. Bu
bağlamda emperyalist çıkar sistemine eleman yetiştiren bugünkü eğitim
sistemi temelden değiştirilecektir. Türkçemizi iyi bilen, yurtsever,
halka hizmet aşkıyla dolu, devrimci, özgür düşünceli, yaratıcı, başı
dik, haksızlığa direnen, cesur, barışçı, dayanışmacı, emeğe saygılı,
kamu mülkiyetine özen gösteren, paylaşmacı, insanlığa kardeşlikle
bağlı, yetenekli, bilgili, sorumlu, “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı
hür” kuşaklar yetiştirilecektir. Müzik, resim, tiyatro gibi kültür ve
sanat derslerine ve faaliyetine önem verilecektir. Köy Enstitüleri
tecrübesi, çağdaş eğitimin ihtiyaçlarına uygun olarak
değerlendirilecektir.
Millî Hükümet, öğrenciyi ve öğretmeni, eğitimin merkezine
yerleştirecektir.
71. Özel Kesime ve Tarikatlara Ait Eğitim Kurumları
Kamulaştırılacak
Cumhuriyet Devrimi Kanunları’na göre yasadışı olan tarikatlara ve
vakıflara ait okullar ve yurtlar ile bütün özel okullar, özel
üniversiteler ve özel eğitim kurumları kamulaştırılarak, Cumhuriyet
eğitiminin halka hizmet eden kurumları haline getirilecek, Eğitimin
Birliği (Tevhidi Tedrisat) sağlanacaktır.
72. Üniversiteye Giriş Orta Öğretime Dayandırılacak
Ülkemizin yetişmiş insan gücü en önemli kamu değerlerimizdendir. İlk
ve orta öğretim güçlendirilerek, bu eğitim kurumlarında yetişen
gençlerimizin, hayatın her alanında yol gösterici ve nitelikli bilgi
ve becerilerle donanmaları sağlanacaktır. Giriş sistemi, ortaöğretime
dayandırılacak ve fırsat eşitliği gerçekleştirilecektir. Ortaöğretimin
amacını, üniversite giriş sınavını kazanma becerilerinin verilmesine
indirgeyen eğitim karşıtı anlayış ve uygulamaya son verilecektir.
Yetişmiş insan gücümüzün dağılımı, Üniversite Giriş Sınavı’nın bozucu
ve yıpratıcı etkilerinden kurtarılacaktır. Giriş sınavları ve diğer
araçlar, eğitim planının uygulanmasına hizmet eden yönlendirici
unsurlar olarak işlev görecektir. Üniversiteye giriş sınavı adım adım
kaldırılacaktır. Gençlerimizin ilgi ve yetenekleri ile seçtikleri
meslekler arasında uyum sağlanacaktır.
73. Meslek Okulları
Millî plana göre, ekonomik, toplumsal ve kültürel kalkınmanın
ihtiyaçlarına cevap veren meslek eğitimi geliştirilecektir.
74. Üniversitelerde Bilimsel Nitelik ve Kamuya Hizmet
Üniversitelerimiz, bilimsel araştırma ve bilim eğitimi yanında, halka
sundukları hizmetlerle, milletin geleceğinin kurulmasına katkıda
bulunan Cumhuriyet kurumları olarak yeniden düzenlenecektir.
Üniversiteler, çalışmalarını, bilimden ve bilimin evrensel
ölçütlerinden ödün vermeksizin, oluşturulacak millî bilim gündemleri
doğrultusunda yürüteceklerdir. Özel olarak bilim gücümüzün, genel
olarak insan gücümüzün yetiştirilmesi planlanacak ve üniversitelerimiz
bu planların uygulanmasında temel unsur işlevi göreceklerdir.
Öncelikle seçilmiş bazı alanlardan başlanarak, üniversitelerimizin
dünyada bilimin öncüleri arasında yer alması sağlanacaktır. Üniversite
içindeki atama ve yükseltme kuralları, bu ölçütlere göre yeniden
düzenlenecektir.
Üniversitelerimizde, Kemalist Devrim’i tamamlama amacının gereği
olarak, idarî, malî özerklik ve bilimsel özgürlük hayata geçirilecek
ve iç işleyiş demokratik bir yapıya kavuşturulacaktır.
75. Bilim İnsanına Özgürlük ve Araştırmanın Özendirilmesi
Halkçı ve özgürlükçü siyasetler sayesinde bilim alanında yeteneklerin
ortaya çıkması sağlanacak; gençler bilimsel buluş ve araştırmaya
yönlendirilecektir. Bilimsel çalışmanın özgürleştirilmesi ve
araştırmanın özendirilmesiyle yurtdışına beyin göçü durdurulacak ve
dışardan yurdumuza beyin göçünün koşulları yaratılacaktır.
Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu yeniden özerk yapıya
kavuşturulacak ve bu kurumlara yeterli kaynak ayrılacaktır. Türk
tarihi ve dilini araştırmak için binlerce bilim insanı yetiştirilecek
ve seferber edilecektir.
76. Devrimci Eğitim ve Aydınlanma Seferberliği
Batı destekli gericiliğin ve bölücülüğün iç çatışma olanaklarını
ortadan kaldırmak, millî birliği sağlamlaştırmak, çağdaş bir
ekonominin insan gücünü yaratmak ve yurttaşlarımızın yeteneklerini
geliştirmek amacıyla bütün toplumu kucaklayan bir Devrimci Eğitim ve
Aydınlanma Seferberliği ve sürekli eğitim yürütülecektir. Bu
seferberliğin kurum ve araçları oluşturulacaktır. Radyo ve Televizyon
Yasası ile Basın Yasası, bu amaca uygun olarak yeniden
düzenlenecektir. Halk kütüphaneleri, müzeler ve kültür sarayları
yaygınlaştırılacak ve geliştirilecektir. Halkevleri, günümüz
koşullarına göre köy ve mahallelere kadar yeniden örgütlenecek, halkı
eğitecek ve sanat çalışmasına katacaktır.
77. Yenileşme ve Güzelleşme İçin Sanat
Milli Hükümet, milli ve halkçı sanatımızın her dalda toplumu
kucaklaması ve eğitmesi, sanatımızın güzellikte ve teknikte
milletlerarası düzeye ulaştırılması için, gerekli kurumları
oluşturacak ve yeterli kaynak sağlayacaktır. Halkımızın sanat
birikimi, çağdaş ölçülerde geliştirilecektir.
Güzel Sanatlar günlük hayatın bir parçası haline getirilecek ve
geliştirilecektir. Toplumla buluşması için sanatçının önü açılacaktır.
Telif hakları titizlikle uygulanacak, fikir ve sanat eserlerinde
korsanlık önlenecek, eser sahiplerinin emekleri ve yaratıcılıkları
korunacaktır.
Radyolar, televizyonlar, basın ve yayınevleri, sinemacılık, düzeyli
sanat uğraşına hizmet amacıyla desteklenecek ve özendirilecektir.
Gençlerimizin ve yurttaşlarımızın en az bir sanat dalında
yeteneklerini geliştirmeleri sağlanacaktır.
Devlet tiyatroları, Devlet opera ve baleleri, senfoni orkestraları,
çoksesli korolar, sanat galerileri, sanatçı yetiştiren eğitim
kurumları, Devlet konservatuarları, güzel sanat liseleri, yerel
yönetimlerin sanat kurumları, halk müziği ve oyunlarını geliştiren
kurumlar yaygınlaştırılacak ve nitelikleri yükseltilecektir. Özel
sanat kurumları desteklenecektir.
Sanatın, halklar ve ülkelerarası bir dostluk köprüsü olması
sağlanacaktır.
78. Yabancılaşmaya ve Tekelleşmeye Son, Millî ve Özgür Basın
Yazılı, sözlü ve görsel basın, yabancı ve yerli tekellere
bağımlılıktan kurtarılacak ve özgürleştirilecektır. Basında yabancı
sermaye yasaklanacaktır. Basının kültürel yozlaşma aracı olması
önlenecektir. Topluma gerçek haber ve bilginin ulaştırılması için eşit
rekabet koşulları sağlanacak ve basın desteklenecektir.
Demokratikleşmeye hizmet eden yerel basın teşvik edilecektir.
79. Sağlıklı, Mutlu ve Ahlaklı Yurttaş Yetiştirmek İçin Spor
Gençlerimize ve her yaşta yurttaşımıza spor yapmaları için gerekli
olanaklar sağlanacak, spor kurumları ülkemizin her köşesinde
yaygınlaştırılacak ve desteklenecektir. Gençlerimiz ve yurttaşlarımız,
spor yarışmalarında düşmanlığı ve bireyciliği kışkırtan kapitalist
yozlaşmanın etkilerinden arındırılacaktır. Bedence ve ruhça sağlıklı,
mutlu ve ahlâklı yurttaşlar yetiştiren, toplumda dostluğu, dayanışmayı
ve kardeşliği güçlendiren bir spor kültürü geliştirilecektir. Spor
emekçilerinin hakları korunacaktır.
80. Ahlakî Çürümeye Son
İşçi Partisi, insanı vatanına, topluma, üretime ve kendisine
yabancılaştıran emperyalist kültüre karşı sürekli mücadele yürütür.
Vatansızlaşmayı, milletsizleşmeyi, anarşizmi, bencilliği, köşe
dönmeciliği, havadan kazanmayı, açgözlülüğü, vurgunculuğu,
başkalarının sırtına basarak yükselmeyi, fuhuşu, uyuşturucu ve alkol
bağımlılığını kışkırtan, toplumu unufak eden, yalnızlaştıran ve
yırtıcılaştıran emperyalist ve kapitalist yozlaşmaya karşı;
vatanseverliği, çalışkanlığı, paylaşmayı, insan, doğa ve hayvan
sevgisini, hoşgörüyü, barışı temel alan toplumcu ahlakın ve değerlerin
yayılması ve kök salması için çalışır |