Web mySiyaset
ANASAYFA  

SİYASİ PARTİLER > GP > PROGRAM

GİRİŞ

Ülkemiz, yeni bir bin yılın ilk yıllarında, globalleşen dünyaya, bilgi çağının getirdiği teknolojik imkanlara, ülkemizin sahip olduğu eğitimli, genç ve dinamik nüfusa, zengin doğal kaynaklara rağmen, tarihinin en büyük ekonomik krizini atlatmak için büyük çaba harcamaktadır. Ülkemiz insanı bu badireyi ancak, ülkesine ve milletine hizmet aşkı ile dolu, başarılı, çağdaş, eğitimli ve bilgi birikimine sahip genç liderler ve genç kadrolarla aşılabileceğine gönülden inanmaktadır.

Geçmişteki yanlış ekonomik politikalar nedeniyle verimli olarak kullanılamayan ve bugünkü tutarı Yüzmilyar Amerikan Doları seviyesini aşan dış borçlarımız nedeniyle ülkemiz, IMF ve Dünya Bankası tarafından adeta ablukaya alınmıştır. Ülke kaynakları, bunlar tarafından uygulanan yüksek faizler ve başka yöntemler ile yurt dışına aktarılmakta; reel sektör şirketleri, sanayi kuruluşları, finans sektörü kuruluşları ve bankalar değerinin altında devredilmektedir.

Vatandaşlarımız, işsizlik ve yoksulluk sarmalında kıvranmakta, bu olumsuzlukları gidermekle yükümlü olan iktidar, yapay gündemler yaratarak halkımızı oyalamakta ve çaresizliğini gizlemeye çalışmaktadır. Halkımız, bilgi çağı teknolojisi ve globalleşme çerçevesinde çağdışı kalan, kısır politikalar üreten, kişisel çıkarlar peşinde koşan politikacılardan artık umudunu kesmiştir.

Oysa Türkiye, jeopolitik konumundan gelen avantajı, zengin doğal kaynakları, kültürel varlığı ve köklü tarihsel birikimi, genç ve dinamik insan gücü ve girişimci ruhu ile sadece kendi ülkesine değil, bulunduğu coğrafyanın tümüne büyük katkılar sağlayabilecek kapasitededir.

Programımızı, ayrıntıya girmeden, olabildiğince genel çerçevede hazırladık. Gittikçe küçülen dünyada hızlı ve önceden öngörülmesi mümkün olmayan siyasi ve ekonomik gelişmelerin tamamının programa yansıtılması ve bunlara şimdiden bir çözüm üretilmesi mümkün değildir.

Biz memlekete hizmet aşkıyla yola çıktık, ülke menfaatlerini herşeyin üzerinde tutmayı şiar edindik. Allah yardımcımız olsun ...

BİRİNCİ KISIM
TEMEL UNSURLAR

Partimiz; "Asıl olan fertlerin ve toplumun mutluluğudur" görüş ve ilkesinde olan; fırsat eşitliğine ve sosyal adalete inanmış, işsizliğin ve fakirliğin kaldırılmasını, ekonomik kalkınmayı, gelir dağılımı adeletsizliğinin giderilmesi ve bu şekilde refahın yaygınlaştırılmasını öngören; ekonomik kalkınma ve gelişmede bireylerin teşebbüs gücünü esas kabul eden; millet iradesinin ancak hür ve demokratik düzen içinde tam olarak ortaya çıkacağına inanan; adalet mülkün temelidir anlayışına sahip, insan temel hak ve hürriyetlerini vazgeçilmez kabul eden, milli birlik ve bütünlüğü herşeyin üzerinde telakki eden, Yüce Atatürk'ün ilke ve devrimleri doğrultusunda çağdaş uygarlık düzeyine erişmeyi hedef alan, globalleşen dünya düzeni içinde hak ettiği yeri alacak ekonomik yapıyı oluşturmayı ilke edinen; geleceğimizin güvencesi gençlerimizin çağdaş Türkiye'yi yaratma ülküsüne bağlı, ülke yönetimine her aşamada katılan, dış dünyaya, yeni düşünce ve gelişmelere açık, inançlı ve sağlam karakterli bir gençlik olarak yetişmesini milli eğitimin esası sayan, bağımsız, gelişmiş, itibarlı, büyük Türkiye idealine ulaşmayı gaye edinen bir partidir.

Devlet, başta vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün korunması olmak üzere, toplumsal düzeni, adaleti, iç ve dış güvenliği sağlayan, millet tarafından oluşturulan kurumlar bütünüdür. Devletin var oluş sebebi, milletin refah ve mutluluğunu arttırmaktır. Sosyal güvenlik ve yardımın sağlanması, sosyal adaletin oluşturulması, yönlendirilmesi devletin başlıca görevleri arasındadır.

Partimiz, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde ifadesini bulan, hak ve hürriyetlerin sağlanması ve teminat altına alınması için hukuka bağlı ve hukukun üstünlüğünü esas alan devlet düzenini temel şart olarak alır. Herkes kişiliğine bağlı, devredilmez, dokunulmaz ve vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahiptir.

Partimiz, herkesin Anayasamızın güvencesi altında vicdan, dini inanç ve ibadet özgürlüğüne sahip olduğunu, aynı zamanda din işleri ile siyaset ve devlet işlerinin tamamen birbirinden ayrı hususlar olduğunu kabul eder. Hiç kimsenin inanç ve ibadetlerinden dolayı kınanması, tenkit edilmesi, hor görülmesi ve sınırlandırılması kabul edilemez.

Adalet mülkün temelidir. Adaletin hiçbir ayrım yapılmaksızın hızlı olarak temini ve dağıtımı devletin temel görevidir. Kanun önünde hiç bir kişi, kurum ya da zümreye ayrıcalık tanınmaz ve herkes kanun önünde eşittir. Cezaların adil ve caydırıcı olması esastır. Yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olması adalet sisteminin temel prensibidir. Mahkemeler tarafından verilen kişisel cezaların siyasi irade tarafından affedilmesi, genel veya özel af çıkartılması kabul edilemez.

Radyo, televizyon, gazete, kitap, dergi gibi kitle iletişim araçları; sanat, kültür ve ilimin gelişmesi ve yayılmasında ve kamuoyunun sağlıklı bir şekilde oluşturulmasında, söz, düşünce ve kanaatlerin özgürce açıklanmasında önemli görev ifa ederler. Partimiz, çağımızın en önemli bilgi iletişim ortamı internetin her türlü sınırlamalardan uzak, özgürce kullanılması, yaygınlaştırılması ve toplumun tüm kesimleri tarafından faydalanılmasının gerekliliğine inanır. Tüm medya organlarının her türlü baskıdan uzak, özgürce faaliyetini devam ettirebilmesinin sağlanması ancak medya yayın ve dağıtım sektörlerinde son yıllarda ortaya çıkan karteleşme yapılarının ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Temel unsurları adelet ve hukukun üstünlüğü olan demokratik sistem, insan hak ve onurunun, söz, düşünce, din ve vicdan hürriyetinin en büyük güvencesidir. Demokratik düzen, insan hak ve hürriyetlerine saygının en yüksek olduğu ve en iyi şekilde korunduğu bir rejimdir.

İKİNCİ KISIM
EKONOMİK YAPI

1. Ekonomide Devletin Yeri :

Devlet, ekonomik faaliyetlerin hemen her alanından çok süratli bir şekilde çekilmeli, gerçekleştiren değil, düzenleyen ve yol gösteren bir yapıya kavuşmalıdır. Devlet hiçbir ekonomik alanda faaliyet göstermemelidir.

Devletin asıl görevi, kalkınmanın ana unsuru olan siyasi ve ekonomik istikrarı sağlamaktır. Devletin işleyişi her düzeyde verimlilik esasına dayandırılmalı, belli sayıya indirilecek olan kamu personeli, üretkenlik ve başarı esasına göre ödüllendirilmeli, bütün kamu iktisadi kuruluşları özelleştirilmeli, verimli çalışması mümkün olmayanlar ise tasfiye edilmelidir.

Devlet, serbest piyasa düzeni içinde rekabete dayalı sistemin işleyişini yasa güvencesi altına almalı, tekelleşmeyi ve haksız rekabeti önlemelidir. Piyasa ekonomisi içinde serbest girişimin desteklenmesi esastır. Bunun yanında devlet, girişimciyi olduğu kadar tüketiciyi de korumaya yönelik her türlü tedbirleri almakla yükümlüdür.

Vatandaşlarımızın yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve en az bunun kadar önemli olan gelir dağılımının adil bir yapıya kavuşturulması, kişi başına düşen gayri safi milli hasılanın 2.000.-Amerikan Doları seviyesinden, kısa bir süre zarfında en az 10.000.-Amerikan Doları seviyesine çıkartılması alınacak ekonomik tedbirler ve şahsiyetli iç ve dış politikalar ile mümkündür.

2. Vergi ve Teşvik

Tüm alanlarda vergi oranları ödenebilir seviyeye indirilmeli ve vergi adaleti sağlanmalıdır. Vatandaşların bu şekilde vergi vermeye özendirildiği ve verginin toplumun tüm katmalarına yaygınlaştırıldığı bir yapı oluşturulmalıdır. Temel gıda maddlerinde yer alan katma değer vergisi oranları Ülkemiz gerçekleri dikkate alınarak düşürülmelidir.

Vergi denetimi ve toplanması, çağın teknolojik gelişmelerine uygun olarak etkin bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Toplanan vergilerin harcanmasının verimli bir şekilde yapılması ve toplumun bu harcama ve toplanan vergiler konusunda bilgilendirilmesi sağlanmalıdır.

Vergilendirmeye ilişkin her türlü yasal düzenlemeler her kesimin anlayabileceği şekilde basitleştirilmelidir. Vergilendirme ile ilgili düzenlemeler belli kişi ve/veya zümreyi kayıracak veya cezalandıracak izlenimini verecek şekilde değiştirilmemelidir.

Uygulamada fazlaca yararı görülmeyen, bazı durumlarda haksız rekabete dahi neden olan teşvik sisteminde radikal değişikliklere gidilmeli, hatta kaldırılmalı; çok gerekli görülen bölgesel ve sektörel teşviklerin vergi politikaları ile sağlanmalıdır.

3. Yabancı Sermaye :

Esas olan sermayenin katma değer ve istihdam yaratacak biçimde ekonominin içine çekilmesidir. Bu nedenle, yerli ya da yabancı sermaye ayrımı ortadan kalkmalıdır. Yabancı sermaye herhangi bir izne tabi olmaksızın ülke içinde dilediği alanda faaliyete girebilmelidir.

Sermayenin, özellikle de yabancı sermayenin önündeki tüm bürokratik engeller ortadan kaldırılmalı, oluşturulacak siyasi ve ekonomik istikrar çerçevesinde Türkiye'nin güvenilir bir yatırım ülkesi olması sağlanmalıdır.

Ancak ülke doğal kaynakları ile özel ve kamu sermayesi ile kurulmuş yerli reel, hizmet ve mali sektör şirketlerinin en yüksek değerden yabancı kuruluşlara devrine azami dikkat edilmelidir.

4. Tarım ve Sanayi Politikası :

Türkiye, kendi kendine yeten dünyanın sayılı ülkelerinden biriyken, izlenen yanlış politikalar neticesinde tarım ürünü ithal eden bir ülke haline gelmiştir. Türkiye'nin öncelikle kendi kendine yeter miktar ve çeşitte tarım ürünü yetiştirmesi, bilahare de üretilen ürünlerin ihraç edilmesi ana tarım politikası olmalıdır. Bunun temini için de tarım üreticisi sürekli ve yeterli oranda teşvik ve sübvanse edilmeli, üretimde en yeni teknolojilerin kullanılması ile kalitenin arttırılması sağlanmalıdır. Üretilen tarım ürünlerinin tüketiciye en kısa ve ucuz şekilde ulaştırılması için gerekli altyapı ulaşım yatırımları en kısa zamanda yapılmalıdır.

Yaratılacak liberal ekonomi ortamında sanayicinin kişisel girişimi ile devletten daha hızlı ve doğru kararlar alarak ülke sanayisinin gerçekçi biçimde gelişmesinde çok daha etkin rol oynayacağından devletin herhangi bir sanayi yatırım politikası oluşturmasına bile gerek kalmayacaktır. Sanayi üretiminin ülkenin tüm bölgelerine yayılması sağlanmalı, ileri teknolojinin kullanılması ile ucuz ve kaliteli üretim yapılması teşvik edilmelidir.

İleri teknolojinin de etkisiyle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hizmet sektörü milli gelirin yarısını, hatta yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Tarım ve sanayininin gelişmesi hizmet sektörü ile doğrudan ilişkilidir. Hizmet sektörü, işgücünün en yoğun olduğu sektördür. Başta turizm olmak üzere, müteahhitlik, taşımacılık ve transit taşıma hizmetlerinin gelişmesini sağlayacak tedbirlerin alınması zorunludur.

Bir turizm cenneti olan Ülkemizin bu sektörde sağladığı örnek gelişmenin önündeki tüm yasal ve idari engellerin süratle ortadan kaldırılması öncelikli işlerimizden olmalıdır.

5. Altyapı Yatırımları :

Devlet, ulaştırma, haberleşme, enerji olarak tanımlanan altyapı yatırımlarının öncelikle özel sektör kuruluşları vasıtasıyla gerçekleştirilmesi için gerekli yasal ortamı yaratmalıdır.

a) Ulaşım : Devlet, ulaşımın hemen her alanda güvenli ve kaliteli olarak gerçekleştirilmesi için gerekeni yapmalıdır. Hava, deniz ve demiryolu ile ulaşım özendirilmeli, gelişmiş ülkelerde de olduğu gibi Türkiye'nin her yerine demiryolu ile ulaşım imkanı sağlanmalı, Türkiye'nin demiryolu ağı arttırılmalı ve mevcut demiryolu ağı süratle rehabilite edilmelidir.

Üç tarafı denizlerle çevrili, dünyanın en güzel ve en uzun kıyılarına sahip, stratejik konumu itibariyle denizlere hakim ülkemiz, servet ve güç kaynağı olan denizlerden yararlanmak zorundadır. Bir takım yanlış politikalar neticesinde tercih edilen daha pahalı ve dışa bağımlı karayolu taşımacılığı yerine ülkemiz bu doğal zenginlikten faydalanmalıdır. Bunun için deniz taşımacılığı setörünün önündeki tüm yasal engeller ortadan kaldırılmalı ve denizden yararlanma bilinci temel eğitim kurumlarından başlayan bir eğitimle teşvik edilmelidir. b) Enerji : Ülkenin yer altı ve yer üstü kaynakları azami ölçülerde değerlendirilmelidir. Enerjide dışa bağımlılığın tamamen ortadan kaldırılması asıl hedeftir. Bunun için ülkemizin sahip olduğu doğal kaynaklar verimli olarak kullanılmalıdır. Gelişmiş ülkelerin enerji ihtiyaçlarının önemli bir bölümünü karşıladıkları nükleer enerjinin kullanımına, gerekli güvenlik kriterlerine uygun ve çevreye saygılı bir şekilde kısa bir süre içinde geçilmeli, öncelikle ülkemizin hidroelektrik kapasitesi sonuna kadar kullanılmalıdır.

Ülkemizin zengin kömür varlığının enerji üretiminde kullanılmasına önem verilmeli ve dünya rezervlerinin önemli bir bölümünü oluşturan bor kaynaklarının yerinde ve sağlıklı olarak değerlendirilmesi sağlanmalıdır. 6. Dış Ekonomik İlişkiler :

Dış ekonomik ilişkilerde birincil öncelik dış alım ile dış satım arasındaki dengenin çok kısa süre içinde kurulması ve Türkiye'nin bir dış satım ülkesi haline getirilmesidir. Bunun için ülkemizin özellikle komşuları ile olan ticaret hacmi arttırılmalı, gümrüklerin kaldırılması esas olmak üzere sınır ticareti serbest bırakılmalıdır. İhracat üzerindeki tüm formaliteler ve yükler kaldırılmalıdır. Ülke içi üretimi arttırmak ve israfı önlemek amacıyla gereksiz ürünlerin ithalatından kaçınılmalıdır.

Avrupa Birliği ile olan ekonomik ilişkilerde; Gümrük Birliği, ülkemizin stratejik konumu, genç işgücü, büyük ekonomik pazar potansiyeli ve doğal kaynakları dikkatle değerlendirilerek tam üyelik için teslimiyetçi değil şahsiyetli bir politika izlenmelidir.

7. Mali Piyasalar ve Tasarruflar :

Halkın tasarruflarının ekonomiye kanalize olmasında köprü vazifesi gören banka ve finans kurumlarının faliyetleri serbest piyasa ekonomisinin gereklerine uygun olarak şeffaf, güçlü ve güvenilir hale getirilmeli ve mevduat üzerindeki devlet güvencesi kademeli olarak kaldırılmalıdır. Bu kuruluşlar, reel karları üzerinden vergilendirilmelidir.

Mali piyasalarda rekabetçi ortamın geliştirilmesi temel amaçtır. Bunun için, serbest piyasa ekonomisi kuralları tüm mali piyasalara egemen olmalı, para ve sermaye piyasaları ve buna özgü kurum ve kuruluşlar bu çerçevede yeniden yapılandırılmalıdır. Böylece mali piyasaların ekonomiye kaynak aktarımını en iyi ve sağlıklı şekilde yapmaları sağlanmış olacaktır. Türk mali piyasalarının uluslararası mali piyasalar ile bütünleşmesi sağlanmalıdır. Sermaye piyasalarını geliştirmek, bu piyasalara derinlik ve istikrar kazandırmak amacıyla şirketlerin halka açılmasını kolaylaştıracak yasal düzenlemelerin yapılması ve bu suretle sermayenin tabana yayılması ve gelir dağılımının düzeltilmesi mümkün olacaktır.

Kamu bankalarının tümünün özelleştirilmesi, devletin bankacılık ve finans sektöründen bütünüyle çıkması esastır.

Ülkemizde kullanılabilir arazilerin önemli bir bölümü devletin mülkiyetinde bulunmaktadır. Devletin sahip olduğu ve atıl durumda bulunan, fiilen kullanma imkanı olmayan arsa, arazi ve taşınmaz mallar, rayiç değerler üzerinden elden çıkartılmalıdır.

Ülke ekonomisine yapılacak en büyük katkı, vatandaşların ekonomik sistem dışında tuttukları tasarruflarının yaratılacak güven ve istikrar ortamında sisteme dahil edilmesini sağlamaktır.

8. Esnaf ve Sanatkarlar :

Ekonomik ve sosyal yapımızın temel unsuru sayılan esnaf ve sanatkarımız güçlendirilmeli, sanayi siteleri geliştirilmeli, özel sektörün nüvesini oluşturan esnaf ve sanatkarın serbest piyasa ortamında teşvik edilmesi, vergi yükünün azaltılması yoluyla küçük işletmelerin karlı bir şekilde faaliyetlerinin devamı ve ekonomiye katkıları sağlanmalıdır.

 

ÜÇÜNCÜ KISIM
DEVLET YAPISI VE İDARESİ

1. Kamu Yönetiminin Esasları, Anayasa :

Kamu yönetiminin temel amacı; bireye hizmeti esas alan, demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde insan haklarını, adaleti, verimliliği gözeten bir yönetim yapısının oluşturulmasını ve bu çerçevede devletin, varlığının yegane sebebi olan vatandaşlarına kaliteli ve yeterli hizmet sunmasını sağlamaktır.

Kamu yönetimi, liyakat esasına uygun olarak istihdam edilen kişiler tarafından şeffaf bir biçimde, vatandaş memnuniyetini ön plana alacak şekilde yürütülmelidir.

Devlet tarafından yürütülen hizmetlerin bir araya toplanması, yetki ve sorumlulukların sadeleştirilmesi, bakanlık ve örgüt sayısının en aza indirilmesi zorunludur. Bunun yanında hizmetlerin aksamaması için merkez yönetim birimlerinin yetki ve sorumluluklarının yeniden belirlenmesi ile kamu hizmetlerinin yerinde görülmesi amacıyla yerel örgütlerin yetki ve sorumlulukları arttırılmalıdır.

T.C. Anayasasının ayrıntılardan arındırılarak, daha sade ve ana konuları belirten bir hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Anayasamızın bireyin korunduğu, yurttaş odaklı bir hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Partimiz, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez özelliği olan kuvvetler ayrılığı ilkesinin işlerliğini temin etmek için hükümet etme yetkisinin iki turlu seçimle seçilecek bir başkana ve bu başkanın belirleyeceği bir kabineye verilmesi görüşündedir.

Partimiz, yasama erkinin tek meclis yerine yine iki turlu seçim sistemi ile belirlenecek üyelerden oluşan bir meclis ve bir senato tarafından yürütülmesi gerektiği kanaatindedir.

2. İç Güvenlik :

Yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğinin, asayişin sağlanması, huzur ve güven içinde yaşamlarının devam etmesinin temini devletin asli görevidir.

Anarşi, terör, bölücü ve yıkıcı akımlarla sürekli ve etkili bir şekilde mücadele edilmesi şarttır. Emniyet hizmetlerinin başarı ile yürütülmesi, vatandaşlara insan hak ve özgürlüklerine yaraşır şekilde muamele edilmesi için gerekli eğitimin verilmesi ve teşkilatın modern imkan ve araçlarla donatılması zorunludur.

3. Dış Politika :

Partimiz, tarihsel geçmişi, birikimi ve jeopolitik konumu itibariyle, Türkiye'nin başta Avrupa olmak üzere dünya politikasında ağırlıklı bir yeri olması gerektiği kanaatindedir. Türkiye Cumhuriyeti dünya barışının tesisinde bölgesel ve global sorumluluğunu yüklenmek zorundadır.

Bölgemizi ve sınır komşularımızı ilgilendiren sorunlarda Türkiye, askeri, politik ve ekonomik olarak bölgemizin en önemli gücü olduğunun bilinciyle ağırlığını koymalı ve çözüm üreten bir konumda yer almalıdır.

4. Ulusal Savunma :

Ülkemizin savunmasının yapılabilmesi, barışın sürekliliğinin temin edilebilmesi için disiplinli ve kuvvetli bir ordunun varlığı esastır. Ordumuzun en iyi şekilde eğitilmesi, modern silah, araç ve gereçlerle donatılması ve güçlendirilmesi amacıyla gerekli imkanların sağlanması zorunluluktur.

Ordumuzun ihtiyacı olan her türlü silah, araç, gereç ve teçhizatın temininde dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması için her alanda olduğu gibi savunma sanayi alanında da önemli bir güç olması hedeflenmelidir. Bu doğrultuda Türkiye, özel sektörün katılımını da sağlayarak gerekli teknolojiyi üretmek ve bunu sürekli geliştirmek durumundadır.

5. Adli Sistem :

Adli sistem hızlı ve etkin hizmet verecek şekilde yeniden yapılandırılmalı, mahkemelerin kuruluş ve işleyiş esaslarını belirleyen mevzuatta gerekli düzenlemeler yapılmalı, gelişen bilgisayar teknolojisinden azami biçimde istifade edilmelidir.

Adli mekanizmanın en iyi şekilde hizmet verebilmesi için gerekli alt yapı tam olarak kurulmalı, adalet sarayları adına yaraşır şekilde modern ve fonksiyonel hale getirilmelidir. Adli sistem içinde görevli hakim, savcı ve diğer personelin özlük hakları görevin önemine uygun düzeylerde tutulmalıdır.

6. Yerel Yönetimler :

Yerel yönetimler, il, ilçe ve köylerimizin temel ihtiyaçlarının karşılanmasında görev alan kuruluşlardır. Kamu idaresinde merkeziyetçiliğin azaltılması, hizmetlerin etkili ve süratli bir şekilde yerine getirilebilmesi için yerel yönetimlerin yetki ve imkanlarının arttırılması gerekmektedir.

Yerel yönetimler, çağdaş ve sağlıklı yaşam koşullarını temin etmek üzere gerekli altyapı yatırımlarına ağırlık verilmelidir. Bunları gerçekleştirirken de halka hizmeti esas alır. Yerel yönetimler, yan hizmet şirketleri kurarak ticari faaliyetlerde bulunması yasaklanmalıdır.

Kaynak israfının önlenmesi amacıyla yerel yönetimlerin gelir ve giderleri çağdaş ve etkin bir şekilde denetlenmelidir.

Çağdaş kent planları doğrultusunda, yasa dışı ve fırsatçı yapılanmalar önlenmeli, ancak halkın gayrimenkullerini değerlendirme imkanı tanınmalıdır.

Kamu arazilerinden temin edilecek alanlarda insani değerlere ve çağdaş yaşam gereklerine uygun konutlar üretmek suretiyle planlı kentleşme sağlanmalıdır. Mevcut plansız yapılaşma rehabilite edilmek suretiyle imar planlarına uygun hale getirilmesi zorunludur.

DÖRDÜNCÜ KISIM
SOSYAL YAPI

1. Sosyal Yapı ve Devletin Rolü :

Nüfusunun çoğunluğu gençlerden oluşan milletimizin, bilgi ve iletişim çağının doğal uzantısı olarak sosyal anlamda artan taleplerinin karşılanması partimizin başlıca görevidir.

Sosyal gelişmenin sürekliliği, gerekli kaynakların artan bir şekilde sağlanması, ekonomik gelişmeye bağlıdır. Hedef olarak fırsat eşitliğinin sağlanması, gelir dağılımının düzeltilmesi, mutluluk ve zenginliğin yaygınlaştırılması ana hedefimizdir.

Devlet, gönüllü sosyal dayanışmayı, sosyal güvenlik ve sosyal yardım politikalarını, kişileri çalışmamaya teşvik edici değil, topluma yararlı hale gelmelerine ve ihtiyaç sahibi kişilerin korunma ve gelişmelerine yönelik olarak geliştirmelidir.

2. Eğitim ve Öğretim :

Kişi ve ülkelerin sosyal ve ekonomik düzeyleri aldıkları eğitim, kültür ile doğrudan alakalıdır. Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkartacak bireylerin yetiştirilmesi başlıca görevidir.

Kısa vadede orta eğitim seviyesinde teknik eğitim ve mesleki okulların sayısının artırılması, geliştirilmesi, bireylerin meslek sahibi yapılıp, sanayinin ara eleman ihtiyacının karşılanması zorunludur.

Bireyler, ilk öğretimden başlayarak yeteneklerine göre topluma faydalı olabilecekleri alanlara yönlendirilmeli, mesleki eğitim imkan ve alanları genişletilmelidir.

Devlet, koyacağı kurallar içerisinde fertlerin ve özel kuruluşların eğitim, öğretim hizmetleri vermelerine imkan sağlamalı, bu kuruluşlara vergi teşvikleri uygulamalıdır.

Herkes, yeteneği ve ilgisi doğrultusunda yüksek öğrenim görme imkanına sahip olmalıdır. Bu talebinin karşılanması için alınacak tedbirler devletin asli görevidir. Yüksek öğrenim veren özerk yapıya sahip üniversite ve eğitim kurumlarının kaliteden ödün vermeksizin sayısı arttırılmalı ve orta vadede pek çok gencimizin istediği üniversite eğitimini almasını engeleyen adaletsiz yüksek öğrenim sınav sistemi tamamen kaldırılmalıdır.

Eğitim ve öğretim kurumlarının tamamı teknolojinin her türlü gelişmesine ayak uyduracak ve bilgi çağının gereklerine uygun bir şekilde donatılmalı, bu imkan ülkemizin tüm bölgelerine eşit olarak yayılmalı, eğitim ve öğretim faaliyetinin temeli olan öğretmenlerimizin özlük imkanları yeterli seviyeye çıkartılmalıdır.

3. Kültür ve Sanat :

Ekonomik gereksinmeleri karşılanan birey, tabiatı icabı sosyal ve kültürel taleplerde bulunur. Bireyin bu ihtiyaçlarının karşılanması kültür ve sanat faaliyetlerinin teşvik edilmesi kamu yönetiminin asli görevidir. Bu teşvik, doğrudan müdahale suretiyle değil, kültür ve sanat faaliyetlerinin vergiden muaf tutulması ve benzeri yollarda sağlanmasıdır.

Eski yapı ve eserlerin korunması, yaşatılması, edebiyat, musiki, resim, sinema, tiyatronun geliştirilmesi için yerel yönetimler ve devlet gereken her türlü katkıyı sağlamalı, hatta bunlardan alınan vergiler kaldırılmalıdır.

Kültür ve sanat etkinliklerinin yurdun ve yerleşim birimlerinin her yöresinde ve toplumun her katmamında icra edilmesi sağlanmalıdır.

Görsel sanat alanındaki faaliyetler desteklenmeli ve bunların uluslar arası düzeyde başarı sağlaması hedeflenmelidir.

Toplumumuzun zengin kültür mozaiğinin korunması, teşvik edilmesi ve geliştirilmesi sağlanmalıdır.

4. Sağlık :

Sağlıklı bireyler, sağlıklı ve mutlu bir toplum oluşturur. Sağlık hizmetleri, kaliteli, güvenilir, kolay erişilebilir olması ve etkin biçimde yerine getirilebilmesi için gerekli tüm düzenlemelerin yapılması, tüm vatandaşlarımızın katılabileceği özel sağlık sigortalarının oluşturulması, devlet ve sigorta hastanelerinin vakıflara ve özel kuruluşlara devredilmesi, sağlık hizmetlerinin profesyonel biçimde yerine getirilmesi, fakir ve acz içindeki vatandaşların özel sağlık sigorta primlerinin önemli bir kısmının ödenmesi suretiyle devletin katkıda bulunması sağlanmalıdır.

Sağlık hizmetlerinde Katma Değer Vergisinin indirilmesi dahil vergi teşvikleri gerçekleştirilmelidir.

5. Spor :

Spor özgürlük ve evrenselliktir. Spor, uluslar arası ilişkileri olumlu bir şekilde etkileyen bir faaliyet olduğu ve dünya barışının kurulmasında önemli bir rolü olduğu aşikardır.

Yurdun her köşesinde ve toplumun her kesiminde spor çalışmalarına halkın etkin katılımının sağlanmalıdır. İnsan kişiliği ve sağlığı ile toplumsal ilişkiler için beklenen yararın yanında profesyonel spora da kaynak yaratmak amacıyla geniş kitlelerin katılacağı amatör sporlara destek çalışmaları sürdürülmelidir.

Sağlıklı bir toplum yaratılması amacıyla özellikle ilköğretimden başlamak üzere bireylerin yetenekleri doğrultusunda spor faaliyetlerine katılmaları özendirilmelidir.

Sporun gelişmesi için gerekli maddi koşulların özel girişimciler tarafından karşılanması, profesyonel spor kulüplerinin kar amaçlı şirketler olarak faaliyet göstermesi, spor tesisi için gerekli arazilerin temini hususunda gerekli tedbirler alınması, yasal düzenlemeler ve vergi teşvikleri yoluyla sağlanmalıdır.

Bireysel ve takım sporlarında uluslararası arenada başarılı olabilmek için planlı, programlı ve disiplinli çalışmalar yapılmalı, olimpiyatlar ve dünya kupaları gibi önemli spor organizasyonlarının ülkemizde yapılması hedeflenmelidir.

6. Kitle İletişimi ve Medya :

Kitle iletişim araçlarının kültürel değerlerimizin yaşatılmasında ve demokrasinin yerleşmesinde önemi büyüktür. Söz, düşünce kanaatlerin açıklanması hürriyetinin kullanılması ve sağlıklı kamu oyunun oluşumu hür demokratik düzenin temel araçları arasındadır.

Radyo, televizyon, kitap, dergi, gazete gibi kitle iletişim araçlarından oluşan sektöre vergi teşvikleri sağlanmalıdır.

7. Çalışma Hayatı ve İstihdam :

Devlet memurları dahil olmak üzere tüm çalışanların sendika kurma, toplu sözleşme, grev ve lokavt hakları, hür demokratik sistemde çalışma hayatını düzenleyen temel unsurlardan biridir. Çalışanlarımızın mesleki ve teknik yönden gelişmeleri ve vasıflı işçi yetiştirilmesi, her çeşit hak ve menfaatlerin korunması en önemli görevdir.

Sendikacılığın ücret sendikacılığı yerine, toplumsal ve ekonomik çözümler üreten bir hale dönüşmesi teşvik edilmelidir.

İş hayatını düzeleyen çalışma yasalarında bütünlük sağlanmalı ve sosyal güvenlik sistemi çok başlılıktan kurtarılarak tek bir çatı altında birleştirilmelidir.

Kadınların iş hayatında ve karar alma mekanizmalarında daha fazla rol almaları sağlanmalı, toplumsal konumları güçlendirilmelidir.

Ekonomimizin arzulanan seviyede olmamasından doğan en temel sorun olan işsizlik, toplumumuzun kanayan yarasıdır. Uygulanacak istikrarlı ve akılcı ekonomik politikalar neticesinde istihdam yaratılacak ve işsizlik ortadan kaldırılacak, bu arada İşsiz vatandaşlara devletin işsizlik sigorta uygulaması ile reel ihtiyaçlarını karşılayacak oranda işsizlik ödemesi yapılacaktır.

Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın işgücü olarak kullanılmasının mutlak suretle önüne geçilmelidir.

Mevcut yasalarımızda yer alan, özürlü vatandaşlarımız ile eski tutuklu ve hükümlülerin çalışma hayatına kazandırılması ile ilgili düzenlemelerin öncelikle hayata geçirilmesi sağlanarak toplumsal barışın temini bakımından bu vatandaşlarımızın çalışma imkanları arttırılmalıdır.

Emekli, dul ve yetim yurttaşlarımızla yaşlılarımızın onurlu bir yaşam sürdürmelerinin sağlanması için gerekli mali imkanlar sağlanmalı ve sağlık hizmetlerinden eksiksiz bir şekilde yararlanması için gerekli çalışmalar öncelikle yapılmalıdır.

8. Tüketici Hakları ve Çevre Politikaları :

Tüketici hakları ve çevre korunması devletin görevleri arasındadır.

Ülkemizin doğal zenginliklerini değerlendirirken doğa dengesini gözeterek çevre sağlığını geliştirip, korumak ve toplumda çevre bilincini oluşturmak en önemli unsurdur. Ülke ekonomimizde çok önemli bir yer oluşturan turizm sektörünün geleceği için doğal, tarihi ve kültürel kaynaklarının kirlenmesi, tahrip edilmesi ve yok olmasının önlenmesi sağlanmalıdır.

Verimli toprakların korunması, amaç dışı kullanımı ve erezyonun önlenmesi ile yatırımlarda çevre dostu gelişmiş teknolojilerin kullanılması teşvik edilmelidir.

Doğa ve çevre sevgisi okul öncesi eğitimden başlanarak bireylere işlenmelidir. Yeni yerleşim alanları insanı doğadan ayırmayan planlar çerçevesinde oluşturulmalıdır.

Tüketicilerin hakları maksimum düzeyde ve ihtisas mahkemeleri kanalıyla süratli bir şekilde korunmalıdır.

9. Aile, Kadın ve Gençlik :

Aile toplumumuzun temelidir. Ulusal bütünlüğün, dayanışmanın pekiştirilmesinde, değerlerimizin korunması ve geliştirilmesinde aile kurumu çok önemli bir yer tutar.

Kadın ve kadın hakları savunulmalı ve toplumda saygın bir yer edinmesi temin edilmelidir. Çocukların hayat kalitesi iyileştirilmeli, gelecekleri teminat altına alınmalı, sorumluluk duyguları geliştirilmeli, özürlü çocuklar ile korunmaya muhtaç çocukların aile yanında korunmasına öncelik verilmelidir.

Gençlerimizin düşünce, ruh ve beden yönünden gelişmelerini sağlamak üzere, orta ve yüksek öğretim gençliğinin meslek hayatlarının katılımının kolaylaştırılması, okul içinde ve okul dışında, kültür ve sanat, spor faaliyetlerinde bulunması, her türlü uyuşturucu ve kumar gibi kötü alışkanlıklardan korunması, meslek sahibi yapılmaları öncelikli konulardır.


GP | Genç Parti
Genel Başkan
Program
Tüzük
Baş. Divanı
İletişim
Kullanıcı Adı / E- Mail
Şifre
Üye Ol
 
ANASAYFA  
© 2007-2008 mySiyaset 'in Tüm hakları saklıdır.  mySiyaset tarafsız bir platformdur.
kurumsal işbirliklerimiz
cnn iha
0