DEMOKRAT PARTİ 12 Eylül 1980 darbesinden sonra yasaklı duruma düşen Süleyman Demirel, zorunlu ikamete tabi tutulduğu Zincirbozan`daki 3. gününde Orhan Keçeli ile sohbet ederken, önce `İstanbul`da 50 kişi bulur musun?` diye sordu. Ardından da `Türkiye`de 250 kişi bulur muyuz?` sorusunu yöneltti. Orhan Keçeli de, `Beyefendi bu kadar insanla ne yapacağız` diye sordu. `Parti kuracağız` cevabını verdi. Keçeli'de `İsterseniz size sadece İstanbul`dan 500 kişinin ismini hemen yazayım` deyince, `Yaz o zaman` dedi ve Keçeli' de o günün şartlarında 250 kişinin adını yazabildi.
Bunu gören Demirel, `Tamam İstanbul`da kurduk. Orhan, biz Zincirbozan`da iken gücümüzü gösterelim, İstanbul ilini hemen ilan edin` deyiverdi. Keçeli Zaman kaybetmeden çalışmalara başladı. İstanbul teşkilatında yer alacak isimler üzerinde çalışmalar yapılırken, Orhan Keçeli, Tercüman Gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak`a Demirel`den bir mektup götürdü... Keçeli mektubu Ilıcak'a verdiğinde odada Nazlı Ilıcak`ın haricinde Vedat Zeydanlı ve eski AP`li Ferruh Altınorak vardı. Mektupta `İşte doğru yol budur. Sırat`el mustakim` yazıyordu. Bu Demirel`in Nazlı Hanım`a verdiği `Doğru Yol` mesajıydı. Artık gidilecek yol belirlenmişti. Bu yol,`Doğru Yol`du. Orhan Keçeli Zaman kaybetmeden İstanbul Mecidiyeköy`de Ali Sami Yen Stadı`nın karşısındaki binada, eşyalarıyla 1 milyon liraya devraldığı kata DYP İl Merkezi yazılı bez afişi astırdı... Orhan Keçeli o akşam, Maksim Gazinosu`na gitti. Sahnede Yüksel Uzel vardı. Yüksel Hanım`ın babası Demokrat Parti`nin Beykoz İlçe Başkanıydı. Keçeli'nin gönderdiği çiçeğin üzerindeki karta partinin ismi yazılıydı. Uzel, Orhan Keçeli'ye, `Bu nedir?` diye sordu. Keçeli de, `Yeni partimizin adı` dedi. Ancak Yüksel Hanım, partinin ismini söylemeden teşekkür etti.
Nazlı Ilıcak ve Yavuz Donat teşkilatlanmaya destek oldu. Nazlı Hanım`ı DYP`nin İstanbul Fahri İl Başkanı ilan edildi. Alman Hıristiyan Demokrat milletvekili Swasch da partiye üye kayıt edildi. Bu büyük yankı buldu. DYP, Ahmet Nusret Tuna`nın başkanlığında 34 kurucu üyenin katılımıyla oluşturuldu. Ancak, 4 kişinin haricinde, Tuna dahil 29 kişinin başkanlığı Kenan Evren`in yaptığı Milli Güvenlik Konseyi tarafından veto edildi. Anayasa`nın ilgili hükmünde partilerin bir yerden izin almadan kurulacağı belirtilirken, konsey kendisinden izin alınması gerektiğini savunuyordu.
Genel Başkan Arayışı
O günlerde Ahmet Nusret Tuna vefat etti. Türkİş Genel Başkanı İbrahim Denizcier de yaşamını yitirdi. İbrahim Bey`in cenazesi Şişli Camii`nde iken Demirel`in en yakın dostlarından birisi olan Ekrem Ceyhun, Keçeli'yi Zincirbozan`dan aradı. Denizcier`in cenaze törenine gitmesini istedi. MGK`den veto yemeyen 4 kurucu üyelerden Yıldırım Avcı, İzmir eski İl Başkanı Halil Ünal, AP`nin Gençlik Kolları eski Başkanı Erkut Şanbaş ve Kırıkkale İlçesi Gençlik Kolları eski Başkanı Hacı Doğan`ın isimlerini sıraladı.
Halil Bey`e Genel Başkanlık teklif edilmiş ama o yaşlı olduğu için kabul etmemişti. Cami avlusunda Keçeli'nin yanına Robert Taylor gibi yakışıklı birisinin geleceğini belirterek, `Bu şahsın ismi Dr. Yıldırım Avcı`dır. Ona DYP`nin Genel Başkanlığını teklif et` dedi. Keçeli, cenaze namazının kılınmasını beklerken, tarife uygun biri yanına yaklaştı. Avcı'ya, Keçeli bu kişiye `Beyefendinin emri üzerine size DYP`nin Genel Başkanlığı`nı teklif ediyorum. Bu istikbalin Başbakanlığı demektir` dedi. Avcı, `Kardeşim bunları açıktan konuşmayalım` diye tepki gösterdi. Bu sırada İsmet Sezgin ve İl Başkanı olan Yaşar Keçeli yanlarına geldi. Cenaze namazının ardından hep beraber caminin karşısındaki mağazaya gittiler. Keçeli, İsmet Sezgin ile Yıldırım Avcı`ya teklifi ısrarlı bir şekilde yeniden sundu. Avcı teklifi kabul etti. Böylece DYP`de yeni bir sayfa daha açılmış oldu.`
6 Kasım 1983`te genel seçimlere gidildi. 400 sandalyeli Meclis`te 221 sandalyeyi alan ANAP iktidar oldu. DYP seçimlere sokulmamıştı. 1985 yılında DYP yönetimi, en az Turgut Özal`ın bildiğinin yarısı kadar ekonomiden anlayan bir genel başkan adayı aramaya başladı. O günlerde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Mehmet Yazar popüler isimlerden biriydi. Genel başkanlık için onun adı geçmeye başladı. Mehmet Bey`in, teklif gittiğinde, Kenan Evren Paşa`dan izin almaya kalkması Demirel`in hoşuna gitmedi. Demirel, Mehmet Bey`in bu hareketine karşılık Hüsamettin Cindoruk`u aday gösterdi. Cindoruk, 14 Mayıs 1985`te Mehmet Yazar`la yarışıp, 200`ün üzerinde oy farkıyla DYP Genel Başkanlığı`na seçildi.
Demirel, 7 sene yasaklı olarak siyaset dışı kaldı. 6 Eylül 1987'de yapılan halk oylaması ile yasaklar halk tarafından kaldırıldı. 24 Eylül 1987 tarihinde, Doğru Yol Partisi olağanüstü kongresince Demirel Genel Başkanlığa seçildi. Demirel'in Genel Başkanlığı'nda DYP 1991 Genel seçimlerinde iktidar oldu.
17 Nisan 1993’te 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal vefat etti.
16 mayıs 1993’te ise DYP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı seçildi.
3 Haziran 1993'te Demirel'in Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesinden sonra 3 Haziran'da DYP Kongresi yapıldı ve Tansu Çiller genel başkan oldu. Çiller, DYP Genel Başkanı olarak Başbakan koltuğuna oturdu.
DYP'nin 3 Kasım 2002 Milletvekili Genel Seçimleri’nde Türkiye barajını aşamaması üzerine, 14 Aralık 2002'de yapılan DYP olağanüstü kongresinde Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığı'na Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar seçildi. Mehmet Ağar, 14 Mayıs 2005'te yapılan DYP 8. Olağan Kongresi'nde de 1071 oyla bir kez daha Genel Başkanlık görevine getirildi. Orhan Keçeli de DYP Genel Başkan Yardımcısı olarak siyasete hizmeti sürdürüyor.27 mayıs 2007 tarihinde DEMOKRAT PARTİ KURULMUŞTUR. |